boğaziçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boğaziçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2016 Perşembe

Vandana Shiva Türkiye'de



Toprakla ve birbirimizle barışmak için; tohumu, suyu ve toprağı hatırlayarak ekoloji konusunda düşünmek için önümüzdeki Cuma günü çevre aktivisti Vandana Shiva’nın konuşmasına davet ediyorum hepinizi. 


TARİH/SAAT: 15 Ocak 2016 Cuma, Saat: 15:00
YER: Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long Hall, Güney Kampüs
KONU: Dünyayla ve Birbirimizle Barışmak

Dünyaca ünlü yazar, akademisyen ve çevre aktivisti Vandana Shiva, Hrant Dink’i anma konferansı için konuşmacı olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne geliyor. Dünyada aktivist hareketin öncülerinden biri kabul edilen Hint çevreci ve küreselleşme karşıtı ekofeminist yazar ‘Dünyayla ve Birbirimizle Barışmak’ başlıklı bir konuşma yapacak. 

Hayatının büyük bölümünü biyoçeşitlilik ve yerli bilgiyi savunma ve kutlamaya ayıran Vandana Shiva, verimlilik, beslenme, çiftçi gelirleri ve iklim direncini artırmak için tarımda biyolojik çeşitliliği teşvik etmek alanında çalıştı. Bu çalışmaları onun 2003 yılında Time dergisi tarafından 'Çevre Kahramanı "olarak sunulmasını sağlamıştı.

Konuşma İngilizce sunulacak ve eşzamanlı tercüme edilecek.

-----

Lecturer: Vandana ShivaTopic: Making Peace with the Earth and Each Other
Date/Time: January 15, 2016 Friday - 15:00
Location: Bogazici Univ., Albert Long Hall, South Campus


Vandana Shiva is an Indian author, scholar and environmental activist. 
Her first book, Staying Alive (1988) helped redefine perceptions of third world women. In 1990, she wrote a report for the FAO on Women and Agriculture entitled, "Most Farmers in India are Women". She founded the gender unit at the International Centre for Mountain Development  in Kathmandu and was a founding board member of the Women's Environment & Development Organization.

She has spent much of her life in the defence and celebration of biodiversity and indigenous knowledge. She has worked to promote biodiversity in agriculture to increase productivity, nutrition, farmer's incomes and climate resilience. It is for this work she was recognised as an 'Environmental Hero' by Time magazine in 2003.  

The talk will be presented in English, and will be translated simultaneously into Turkish.


1 Aralık 2014 Pazartesi

Değişimin Ustaları


Masis Aram Gözbek, Boğaziçi Caz Korosu
Aysun Sökmen, 8BİN100
Itır Erhart, Adım Adım
Geçtiğimiz Cuma günü “BRAND IS YOU 2014, Değişimin Ustaları” konferansındaydım. Marka ve yoga pek de uyumlu iki kelime gibi görünmüyor diyebilirsiniz. Birincisi şu evrende birbiriyle temas halinde olmayan hiçbir şey yok, her şey bir başka hikayenin parçası ama nedense genellikle her şeyi izole etmek konusunda ustayız. İkincisi öyle konuşmalar dinledim ki, bir yoga seansından çıkmışçasına kalbim açıldı, içim derin bir sevgiyle doldu ve dünyaya ve diğer insanlara değer katmak için yapılabilecek ne çok şey, atılabilecek ne çok adım var diye düşündüm ve bunları paylaşmak boynumun borcu oldu. Ve son olarak da hatırlatmak istedim ki bizler bu gezegeni paylaşıyoruz, yeryüzüne ve diğerlerine karşı sorumluluklarımız var ve bence yoga yapmak bu sorumluluğu bilmektir. Bu nedenle benim için en çarpıcı olan ve neden yoga yaptığımızla çok da ilgili olan birkaç konuşmanın bendeki izlerini paylaşmak isterim.

Şahika Ercümen ile başlayalım. Şahika, çocukken astım hastası olduğunu ve dışarıdaki hayattan ve neredeyse nefesinden uzak geçen yıllardan Dünya Serbest Dalış Rekortmenliği’ne uzanan hikayesini anlattı. “Benim için hayat ilk nefesimi aldığımda değil, ilk nefesimi tuttuğum zaman başladı” derken nefesin değerini anlamaktan ve aldığı her nefesi onurlandırmaktan söz etti. Hatırlanası bir cümle değil mi? 

Sonra, her hafta taze çiğ sütüyle bizleri besleyen Aysun Sökmen samimi bir sunum yaptı. Kırsala göçerek inekleriyle bir çiftlik yaşamını seçen ve böylece her hafta evimize pastorize olmamış, GDO’suz taze çiğ  süt ulaştıran bu harika kadın, 8bin100 projesi (bu projeyi onun izniyle daha sonra blogumda ayrı bir sayfa olarak yayınlayacağım) ile gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakmak istediğini anlattı ve toprağın yorgunluğunu, tükenmişliğini ve yeryüzünü dinlemezsek belki de 10 yıl sonraki bir marka konferansında oksijen maskesi tasarımlarını tartışacağımızı hatırlattı. Kırsalda yaşamak isteyenlere ya da en azından bunu denemek isteyenlere bir daveti var...  

Benim en çok etkilendiğim sunumlardan biri de Duygu Kayaman’ın ‘Hayal Ortağım Projesi’ydi. Çocukken görme yetisini kaybeden ve o günden sonra hep kendi gerçeğini kabul ederek ilerleyen bu genç kadın, görme engellilerin, bazı servislere ücretsiz ulaşabilmesini sağladığı hayal ortağım projesi ile dünya çapında bir ödüle layık görülmüş. Egosu küçük, kalbi büyük biri ve zaten konuşmasını da şu şekilde özetleyebileceğim vurucu bir paragrafla bitirdi: Benciller kendi küçük dünyalarında yalnızdır ama birlikte hayal kurabilen insanlar dünyayı değiştirebilir. 

Itır Erhart’ın sunumda Nelson Mandela’dan alıntı yaptığı gibi “Başkaları için bir şeyler yapmazsam, kendime zarar vermiş olurum.”

28 Kasım Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi’nin o enfes kampüsünde, ‘Brand is You 2014 Değişimin Ustaları’ konferansında çok şey öğrendim, bu kısa yazı ile aldığım ışığın bir kısmını paylaşabildiysem ne mutlu!