kurtlarla koşan kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurtlarla koşan kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2018 Cumartesi

Hormon Yoga

YogaŞala’da cumartesi sabah dersine girmek, en sevdiğim hafta sonu rutinidir. Bu sabah programda eğitmen arkadaşım Gülbin Tomris’in “hormon yoga” dersini görünce denemeye karar verdim. Giderken ne olumlu ya da olumsuz bir yargım ne de beklentim vardı. Dersin üzerimde bıraktığı izle günün içinde süzülürcesine yaşadığım şu anda ise içimden tanıdığım her kadını kolundan çekiştirerek o derse götürmek geliyor. O kadar iyi hissediyorum, ders bana o kadar derinden dokundu ki, ders sonrası kahvemi yudumlarken hemen yazıp paylaşmaya karar verdim ki daha çok insan faydalanabilsin. 

Gülbin dersi 1.5 saat tutmuş, çünkü ilk yarım saat teorik olarak bu metodu anlatıyor; hormonlar ve görevleri hakkında kısaca bilgi veriyor. O sohbet gibi olan ilk yarım saatlik kısım da aslında çoğunlukla çok bireysel bir pratik olan yogaya topluluk ruhu katıyor ve inanın bu çok iyi geliyor.  Hiyerarşi olmaksızın daire şeklinde oturmak ve kadın çemberinin bir parçası olduğunu hissetmek müthiş. Hayatın farklı evrelerinde de olsak benzer sorunları yaşıyoruz. Ayrıca bu topraklarda doğduğumuz için belki bir kadın olarak kendi cinselliğimizle ilişkimiz görece zayıf ve örtülü, ayrıca tüm dünyada zihinlerimize bombardıman şeklinde enjekte edilen “ideal kadın” formundan etkileniyoruz. Oysa kadın olmak, fizikselliğin ötesinde bir hal. Bunu hatırlamak, bunu yaşamak, bize aksini söyleyen dünyaya inat, her gün bunu deneyimlemek lazım. İşte benim için “hormon yoga”nın özeti, kadınlığı kutlamak; hatta belki bunu cinsel kimliğini kutlamak olarak genelleştirmeliyim. Çünkü her beden üzerinde etkili.

Sonra biraz daha araştırıp okudum hormon yoga hakkında. Hormon yoga, hormon problemleri için enerji çizgisini takip eden doğal bir tedavi olarak tanımlanıyor. Ergenlik, hamilelik, andropoz, menapoz gibi dönemlerden geçiyoruz ve hormonların hayatımızdaki yeri büyük. İşte bu yüzden hormon yogası her yaşa ve her bireye hitap ediyor. Özel egzersizlerle östrojen düzeyini artırdığı için  menopoz semptomlarının çoğunu ortadan kaldırdığı söyleniyor. Ayrıca osteoporoz ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine de yardımcı olduğu yazıyor. Vücudu değişim süreçlerine hazırlayan egzersizler, bu konuya bütünsel bir yaklaşım getiriyor. Erkekler üzerinde de hormon üretimini yeniden aktive etmek ve düşük testosteron belirtilerini ortadan kaldırmak, hormon yoganın erkek fizyolojisine yaptığı etkileri arasında.

Şimdilik konuyla ilgili paylaşacaklarım bu kadar. Ders çıkışı sohbette duydum ki Etiler şubemizde bir süredir devam eden bu derse dair efsaneler dolaşmaya başlamış. Bir katılımcının hamile kalması ve menapoza girenlerin yeniden regl olması gibi mucizeler yaşanmış. Ben onların yalancısıyım. Mucize beklemeyin, ama en azından deneyin derim.

25 Ocak 2018 Perşembe

Saadet Türköz ile sezgisel masaj ve ses atölyesi

2017’yi güzel bir çalışmayla kapatmıştık. 2018’de katıldığım ilk atölye çalışması da aynı yoldan ilerledi. 6-7 Ocak hafta sonumu Saadet Türköz ile sezgisel masaj ve ses atölyesinde geçirdim. ‘Ses’in de insanın kendi bedenini tanıması, ‘öz’ünü hatırlaması ve kendi ötesiyle bir bağ kurması için çok güzel bir araç olduğunu keşfettim. Saadet harika bir eğitmen. Bir daha Türkiye’ye geldiğinde kaçırmayın derim. Önceki çalışmaları kaçırdım diye endişelenmenize gerek yok; çünkü ne bir başlangıç var, ne de son. Hep ‘an’dayız. Vahşi doğanızı hatırlamayı, içgüdülerinizle buluşmayı unutmayın! 






20 Kasım 2017 Pazartesi

Kocabahçe Glamping

Yoga'nın peşinde düştüğüm yollarda masallarla, masal anlatıcılarıyla, ilham verenlerle, kendini gerçekleştirme yoluna baş koyanlarla, kendini arayanlarla, yolun başında olanlarla, uzun süredir yolda olanlarla ve kendin olmuş sananlarla (üzgünüm, gerçekleri konuşuyoruz sinyorita!) tanıştım. Her zaman dediğim gibi böyle kampların en güzel armağanı tanıdığım yeni insanlar, 'aa ne farklı yaşanabiliyormuş bu dünyada' dedirten hayatlar.

Geldiğim yer Marmaris Bozburun'da, kara ulaşımı olmayan bir koy. Özenle tasarlanmış detaylarla dolu tatlı bir yer. Doğa ve konfor çok ustaca bir arada diye bir slogan bile uydurabilirim hatta! Mutlaka göz atın:

Kocabahçe Glamping. Denize o kadar yakın ki burada olmak sanki dev bir gemide olmak gibi. Ama tercihimi sorarsanız, doğada olmaya o kadar para vermek benim gibi bir kampçı için hazmetmesi zor bir durum. Ama çevremde kampçılığa özenip de ay böcek çıkarsa diyenlerdenseniz, lüks kamp arıyorsunuz, burası size göre. Bana sorarsanız ise şöyle; dünya bizim evimiz değil mi, neden içtiğimiz su, çadır kurduğumuz alan onca pahalı olmak zorunda? Böcek çıkacak tabii, doğada biz misafiriz onlara. "İnsan çıktı" diye hayıflanmak daha yerinde olur hatta.

Kamp Mey Elbi ve Elif İşcan'ın birlikte düzenlediği 'vahşi ruh ve yoga' kampı. Kampın detayına çok girmeyeceğim, çünkü hayal ettiğim gibi geçmedi diyerek özetleyeyim. Bazen bazı kavramların içi boşalınca ya da gereğinden fazla anlam yükleyince analitik tarafım isyan ediyor. Neyse, Mey'den öğreneceklerimin sonu gelmiyor, o ayrı.

En son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptım? Bu soru belirdi ateş başında bir akşam sohbetinde. Kendini gerçekleştirmek, kendi sorumluluğunu almak, başkalarına ilham olabilmek, hayatı sayılarla okumak... Pek çok konu geldi geçti dört günde, iz bırakanlar bıraktı, bazılarıysa havaya karışıp uçtu, gitti. Kurtlarla Koşan Kadınlar'ı hala almamıştım. Notumu aldım, döner dönmez kütüphaneme ekliyorum. Ne zaman başlarım ne zaman bitiririm, bitirir miyim bilmiyorum ama adını çoktandır duyduğum bu kitapla burada tanıştım diyelim.


Bugün dönüş yolculuğu başlıyor, vedalar vedalaşmalar. Her veda bir başlangıç ve her başlangıç da bir veda barındırıyor içinde. 

4 haziran 2017