stres etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stres etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2021 Çarşamba

Kundalini Yogada 10 Beden

Bugün size 10 bedenden bahsetmek ve hepsini biraz açmak istiyorum. Yogi Bhajan’ın öğretilerinin temelinde de 10 beden yer alıyor ve kundalini yogada 10 beden üzerinde çalışıyoruz; numerolojinin temelinde de bu var; potansiyelimizi, yeteneklerimizi, zorlukları ve hayatta nerede olduğumuzu görebiliyoruz. Gerçekleri sayılarla dekode ederek, bir anlamda şifresini çözerek, onları farklı bir açıdan görebiliriz.


İnsan 10 bedenden oluşuyor: fiziksel beden, üç zihinsel beden ve altı enerji bedeni. Farklı bedenleri, giysi katmanları gibi görselleştirebilirsiniz, fiziksel beden ise, bir ömür boyu üzerimizden çıkarmayacağımız paltodur. Fiziksel beden ile görebilir, dokunabilir ve hissedebiliriz. Ama gözle görmesek de başka bedenlerimiz de var.

1. BEDEN: RUH : alçakgönüllülük, yaratıcılık
Hayatım yaratıcı bir akış içinde ruhumun amacına hizmet ediyor mu?

Ruh beden, 1. bedendir ve içindeki sonsuzluğa bağlanır. Ruh beden güçlü olduğunda, zihinde değil kalpte yaşayabilirsiniz, yaratıcılık sadelikle akar. Bu beden, her şeye ve evrensel gerçekliğe bağlıdır; herkes için bir tohum gibidir. Kişiliğimizi de o taşır. Eğer çok fazla çalışırsak ruhumuzu unuturuz, gerçek amacımızdan saparız. Kararları kalple almak daha iyidir, yoksa bu çok soğuk bir karar olur. Ruh bedene bağlıysanız, orada korku olmaz.

DENGE İÇİN: Kundalini enerjisini yükselt, kalbi aç.

2.3. ve 4. bedenler, zihnin 3 farklı karakteridir.

2. BEDEN: NEGATİF (KORUYUCU) ZİHİN: Sınırlanma, itaat
Tehlikeleri sezebilir miyim? Neleri göz önünde bulundurmalıyım?

Korumak isteyen, tehlikeye hayır diyen ve duruma ilk tepki veren zihin. İdeal olan doğru tehlikeyi görmesidir ama halihazırda hafızamızdan, geçmişten etkileniyoruz, korkularımız var; o yüzden bu zihin çok da güvenilir sayılmaz. Kimi zaman anne babanın içimizde yankılanan sesi de olabiliyor. Çok sadık bir zihin, ruh için çalışıyor ve ruh yolculuğunda onu korumak da görevi. Ama bazen fazla koruyucu olabiliyor; dengede ise yolunuzda faziletle ilerleyebilirsiniz, zayıfsa korkularınız sizi ele geçirebilir.

DENGE İÇİN: Disiplin esastır.

3. BEDEN: POZİTİF (GENİŞLEYEN) ZİHİN: Eşitlik, Pozitiflik
Hayatın önüme sunduğu tüm olanaklara açık mıyım? Onları hayatıma alabiliyor muyum?

Pozitif zihin, her durumdaki ve varlıktaki pozitif özü görür. Güçlü bir irade verir ve gücünü kolaylıkla kullanmana olanak tanır. Doğal olarak oyuncu ve optimist olmanı sağlar. Doğrudan ve güçlü bir iletişim gücü kazandırır. Zayıf olduğu zaman, negatif zihnin etkisi altında kalarak deprefis hale gelebilirsin ya da kafan karışabilir. Kızgın, öfkeli ve toleranssız olabilirsin. Sorumluluk alamadığın için gücünü kullanmaktan çekinirsin.

DENGE İÇİN: Karın bölgesini güçlendir, özgüvenini artır, olumlamalar kulan.

4. BEDEN: NÖTR (MEDİTATİF) ZİHİN: Hizmet, tutku, entegrasyon
Kendime iç bilgeliğimle algılama ve harekete geçme izni veriyor muyum?

İşte kundalini yoga ile güçlendirmeye çalıştığımız zihin… Pozitif ve negatif zihin sözünü söyledikten sonra hep nötr zihin karar veriyor. Denge ile, bilmekle alakalı. Bu bedeni güçlü kişiler, odaklı insanlar olarak görünür, kafaları karışmaz. Nötr zihni zayıf olanlar kararsızlık yaşar; deneyimlerini entegre edemedikleri için hayatta kurban rolünü oynarlar. Seva, ruhani amaç ve verme kapasitemiz yani hizmet etmek bu bedenle ilişkilidir.

DENGE İÇİN: Meditasyon

5. BEDEN: FİZİKSEL BEDEN: fedakarlık, denge, öğretmen
Gücümü ve becerilerimi herkesin iyiliği için kullanıyor muyum?

Fiziksel beden, değişimin temsilcisidir. Fiziksel beden, doğumdan ölüme değişir ve bir saniye bile aynı kalmaz. Vücut esnekse zihin de esnektir; katı düşünceler varsa vücut da katıdır. Fiziksel beden, diğer 9 bedenin kendi rolünü oynadığı bir tapınak gibidir. Sana fedakarlık, vazgeçme kapasitesi verir. Öğretmeni temsil eder ve soyut olanı farklı yaştaki farklı bilinçteki insanlara geçirmene olanak tanır. Hayatın her alanında denge yeteneği verir. 5. Beden karma yerine dharma’yı seçebilendir. 5. Beden zayıfsa açgözlü, hırslı, rekabetçi olursun ve dengeden saparsın. Kendini kelimelerle ifadede zorlanırsın.

DENGE İÇİN: Düzenli egzersiz yap. Öğret.

6. BEDEN: ARCLINE – YAY  HATTI: adalet, koruma, projeksiyon
Hedeflerimi gerçekleştirebilecek miyim? Bunu dürüstlükle mi yapıyorum?

Arcline, yay hattı, manyetik bedenlerden biridir. Aslında bir kulak memesinden diğer kulak memesine uzanır ama her yerdedir. Bu sizin projeksiyonunuz, parlaklığınızdır. … Azizlerde görselleştirilen hare gibi düşünebiliriz. Hipofiz beziyle ilişkilendirilir. Sinir sistemini regüle eder, odaklanmana ve meditasyon yapmana olanak tanır. Bu beden, bağışıklık sistemine tekabül ediyor, neyin, nasıl iyi olduğuna karar vermek ve sisteme alıp almamak. Zihinsel anlamda adaletle alakalıdır, topluma hizmet etmek, sadece kendim için değil herkes için doğru olanı yapmak… 6. Merkezi sezgilerle kendinizi korumak için kullanabilirsiniz, böylece hayatın stresiyle baş ederken kalbinizi kapatmanız gerekmez. Öfke ve egosunu hiçbir şey ayağa kaldıramaz; işte yay hattının gücü de budur.

DENGE İÇİN: 3. Gözü, hipofiz bezini uyandır.

7. BEDEN: AURA: merhamet, güvenlik, sevgi
Evrensel aşkta güvende hissediyor muyum?

Aura, manyetik alandır, renk değiştiren ve etrafımızdaki alan… Düşünceleri takip eder, kadınlarda daha çok genişleyebilir. Yaşam gücünüz için bir kaptır ve bu yaşam gücünü korur. Kalkan gibi pozitifliği çekebilir ve olumsuzlukları püskürtebilir. Eğer aura zayıfsa paranoyak olabilirsiniz, olumsuzluk psişeye fiziksel bedene nüfuz edebilir. Hastalıklar bedene önce auradan girer. O nedenle aurayı güçlü tutmak esastır. 7 affediciliğin sayısıdır. Geçmişi affedince auradaki yaralar iyileşir.

DENGE İÇİN: Meditasyon yap. Doğal liflerden yapılmış beyaz renkli kıyafetleri tercih et.

8. BEDEN: PRANİK BEDEN: Saflık, enerji, korkusuzluk
Hayatı korkusuzca kucaklayabiliyor muyum? Hedeflerimi gerçekleştirecek yeterli enerjiye sahip miyim?

Pranik beden, nefesiniz aracılığıyla, yaşam gücünü ve enerjisini sisteminize sürekli almaya devam eder. Bu, korkusuz, tamamen canlı ve tüm yaratılışla bir olduğunuzu hissetmenizi sağlar. Pranik beden güçlüyse nefes derindir, rahattır. Tüm hastalıklar pranik bedende dengesizlikle başlar.

DENGE İÇİN: Tüm nefes çalışmaları.

 

9. BEDEN: SÜPTİL BEDEN: Sakinlik, incelik, ustalık
Süptil ve hassas mıyım, yüzeysel olanın ötesine geçebilir miyim?

Süptil bedeniniz, hayatın dolaysız gerçeklerinin ötesinde yatan yüce ve ilahi oyunu görmenize yardımcı olur. Süptil beden ve ruh beden karmaşık şekilde bağlantılıdır. Süptil beden, ruhun amacını hiç unutmayan bedendir. Küçük detaylarla değil evrenin amacıyla meşguldür. Süptil beden, ölüm anında ruhu taşıyan bedendir. 9. Beden güçlüyse çok sağlam bir meditatif alanınız vardır. “Casual body” de denir 9. Bedene… 9. Beden zayıfsa huzursuz olabilirsin, çünkü her şeyin olduğu haliyle mükemmel olduğunu fark edemezsin.

DENGE İÇİN: Her tür meditasyon ve 1000 gün boyunca kriya uygulamak.

10. BEDEN: RADYANT/IŞILTILI BEDEN: kraliyet cesareti, asalet
Hayatım cesaret, asalaet ve yaratıcılık örneği mi?

10. Beden titreşimle ve elektromanyetik alan ile ilgilidir. Size maneviyattan gelen asalet ve parlaklık verir. Hayata “ya hep ya hiç” tutumuyla yaklaşırsınız ve %110’unuzu verirsiniz. 10. beden az gelişmişse, çatışmadan korkabilirsiniz. Diğer insanların dikkatinden çekinebilirsiniz, çünkü içsel asaletinizin tanınmasıyla gelen enerji ve sorumluluklardan korkarsınız. 10. Beden, kendine ve diğerlerine dürüst ol, birlik ol ve öğretini yay der.

DENGE İÇİN: Adanmışlık. Saçları kestirmemek.

 

11. BEDENLENME: Paralel uyum: Sonsuzluk
Gerçek benim kimliğim mi? SAT NAM? Sonsuzluğun benim aracılığımla akmasına izin veriyor muyum?

Yogi Bahajan diyor ki “İçinizdeki tanrı ve içindeki insan paralel uyum içindeyse, o zaman 11. Hale gelmişsinizdir.” Burada dualite yok, ilahi vizyon var. İçsel olarak zenginsin, tatmin dolusun. Her yerde tanrıyı görüyorsun. İradenle 10 bedenin oyununu yönetebiliyorsun.

DENGE İÇİN: Nam Simran veya Siri Guru Granth Sahib

 

Yogi Bhajan “Eğer 10 bedenin sen olduğunu anlarsan, bu 10 bedenin farkında olursan ve onları dengeye getirirsen tüm evren seninle dengede olur” diyor. Tüm kundalini yoga dersleri bu 10 beden üzerinde çalışır. Öyleyse disiplinle çalışmaya devam!

25 Mayıs 2021 Salı

HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

 

HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Hayır diyememek iş yaşamında aile yaşamına pek çok alanda bizi olumsuz etkiliyor ve stres yaşıyoruz. Yol açtığı sağlık sorunları ise uykusuzluktan yorgunluğa, tükenmişlikten depresyona uzanıyor; yani hayır dememenin psikolojik maliyeti çok yüksek. Her "hayır" diyemediğimizde başkalarının hayallerini ve hayatlarını yaşıyoruz.

HAYIR DEMEYİ ÖĞRENİN, HAYATINIZ İYİLEŞSİN
Diğerleriyle sağlıklı ilişkiler sürdürürken güçlü hissetmek için hayır diyebilmek önemli. Hayır demek, sağlıklı sınırlar belirlemenize yardımcı olur ve başkalarının sizden ne bekleyebilecekleri konusunda netlik kazanmasını sağlar.
 
Hayat boyu EVET demişseniz, 1 günde dünyanız değişmeyecek. Ama pratikle adım adım ilerleyebilirsiniz. Kendinizle iyi ilişkiler kurmanın ve gerçek ilişkilere adım atmanın yolu buradan geçiyor. HAYIR demeyi çocukken öğrenecek kadar şanslı olamadıysanız yalnız değilsiniz ve treni kaçırmadınız. İlk 'HAYIR’ınız ile ilk adımı her an atabilir ve adım adım bu yolda ilerleyebilirsiniz. Dürüst ve net olmak öğrenilebilir.

HAYIR DİYEMEMENİN BAŞLICA NEDENLERİ
Herkes bizi sevsin istiyoruz. Belki koşullu seven, katı ebeveynlerimiz vardı ve reddetmememiz gerektiğini öğrendik. Kendimizi yeterince tanımıyor ve sınırlarımızı koruyamıyoruz. İşyerinde kariyerinde yükselmenin yolu ‘EVET’ten geçiyor sanıyoruz. Onay ihtiyacı içinde EVET’lere sarılıyoruz. Özellikle de bizim kültürümüzde bunu öğrenmediğimiz için bu 5 kelimeyi sarf etmekte ya da ima etmekte çok zorlanıyoruz. Bu yanlışmış gibi geliyor. Oysa değil!

KENDİ SAĞLIĞIMIZ İÇİN HAYIR
Hayır, benim sınırlarımdır; benim kim olduğumu tanımlar, tercihlerimi ve ihtiyaçlarımı ortaya koyar. Onu tanımayan ve yok sayan bir insan -ister ailemden biri ister arkadaşım olsun- gerçekten bana yakın olmalı mı? Belki de sormamız gereken esas soru budur.

HAYIR DEMENİN YOLLARI - ÖRNEK CÜMLELER
Hayır diyememek için çözüm arıyorsanız ve hayır diyebilme becerisini geliştirmek istiyorsanız, bazı örnek cümleler ile işe başlamak iyi bir fikir. Fazla açıklama yapmayın, dürüst ve net olun ve özür dilemeyin!

“Güzel bir fikir ama ben bugün açık havada olmak istiyorum.”

“İhtiyacını anlıyorum ama şu anda benim önceliğim bu dosyayı tamamlamak.”

 “Sorduğun için teşekkürler ama bugün evde kalmaya ihtiyacım var.”

 “Desteğe ihtiyacın olduğunu anlıyorum ama şu anda zamanım yok.”

 “Zor durumda olduğunu anlıyorum ama yardımcı olamayacağım.”

 "Beni düşündüğün için minnettarım, ama korkarım o gün doluyum."

 "Bu ilginç bir fırsat gibi görünüyor, ancak şu anda vaktim yok. Belki [bir zaman çerçevesi verin] içinde tekrar sorabilirsin. "

 "Bu haftam bazı acil projelerle dolu ve yeni talepleri kabul edemeyeceğim."

 “Kulağa hoş geliyor ama şu an iyi bir zaman değil, belki bir dahaki sefere.”

 “Sorduğun için teşekkür ederim ve yapamam.”

 “Haklı olabilirsin ve hayır”

 “Sana önem veriyorum ve hayır”

 “Heyecanını görüyorum ve hayır”

 “Seni memnun etmek istiyorum ve hayır”

"Sana hayır demekten korkuyorum. Lütfen bana destek ol ve şu andaki yanıtım hayır."


ERTELEMEK (NE HAYIR NE DE EVET): “Bunu düşünmek için bana biraz zaman tanır mısın? 2 saat sonra cevap versem olur mu?” (Özellikle kendiniz bahane üretme eğilimi içinde bulursanız, hemen erteleme yoluna gidin. Sonrasında ise “Düşündüm ve gelmemeye karar verdim” diyebilirsiniz.) "Bunu yapmak istiyorum ama Nisan ayına kadar müsait olamayacağım. O zaman bana tekrar sorar mısın? "  "Bunu düşünmeme izin ver, sana geri döneceğim."

HAYIR demeden HAYIR demek: “Sana yardımcı olamam ama şu örnek üzerinden kendin halledebilirsin.”

KİŞİSELLEŞTİRMEDEN: "Sorduğun için teşekkür ederim ama yaz boyunca seyahat etmeyi düşünmüyorum." ‘HAYIR’ımızın kişisel olmadığını söylemenin kolay bir yolu da "azami seviyeye ulaştım" demektir.

ALTERNATİF ÜRETMEK: "Ben yapamam ama bunu yapabilecek birini tanıyorum. Senin için ona sormamı ister misin?” “Seni görmek isterim ama bu tarihlerin hiçbiri benim için uygun değil. Bana farklı bir tarih önerebilir misin?" “Bu istediğin raporu 1 günde yapamam ama 1 hafta içinde teslim edebilirim.” "Şu anda zamanım yok. Size yardım edebilecek birini tavsiye edeyim. "

BAŞKA ÇÖZÜMLER SUNMAK: "Etkinliğinizde konuşamam, ancak bunu blogumda tanıtmanıza yardımcı olacağım."

NEDENİ BAŞKASINA YÜKLEMEK: "Davet için çok teşekkürler, o gün oğlumun maç günü ve ben hiçbir maçını kaçırmıyorum."

SESSİZLİK: “Tüm istekler yanıt gerektirmez. Bir isteği görmezden gelmek kabalıktır, ancak bazen en iyi yol sessiz kalmaktır.


HAYIR DEYİN VE ARKANIZA BAKMAYIN
Bir daveti reddettiğiniz zaman, bir teklifi geri çevirdiğiniz zaman hissettiğiniz pişmanlık veya suçluluk duygusuna değil, hayır demenin size yarattığı alana, fırsatlara ve iyiliğe odaklanın. Belki o partiye gitmeyerek kendinize daha iyi dinlenme fırsatı yarattınız; belki o işe hayır diyerek daha eğlenceli bir etkinlik için zaman kazandınız. Durum ne olursa olsun, “hayır”ınızın olumlu sonucuna odaklanın.

HAYIR VE YOGA
YOGA dünyasında sık sık kabul etmek, akışta olmak gibi kavramlar vurgulanıyor ama bazen bu yaklaşım HAYIR diyemeyen insanlara yeni bir konfor alanı açıyor. O yüzden bu yazıyı yazmak ve HAYIR kapısını aralamak istedim. Çünkü bana göre “önce ben, benim ihtiyaçlarım, benim sorumluluklarım, benim sağlığım” demek bencillik değil, zarar vermeme ilkesi AHİMSA’ya daha yakın.

Bana ilham veren uzman doktor ve aile danışmanı Fatma Özlem Çaylak’a teşekkürler.

 


6 Nisan 2019 Cumartesi

Yoganın Faydaları

VadiManasır'daki Yoga Kampımız
Yogaya yeni başlayanların ya da yogayı merak edenlerin ilk sorusu “yoganın faydaları nedir?” oluyor. Yoga yoluna adım atıp ilerledikçe sorular “yoga haftada kaç kez yapılmalı?” “hangi pozda kaç dakika kalınmalı” gibi çeşitleniyor. Ben bu yazıda olabildiğince objektif ve bilimin kabul ettiği haliyle yoganın fiziksel ve zihinsel faydalarından bahsetmeye çalışacağım. 14 yıl önce yogaya adım atmış ve yoganın her anlamda sağlıklı kalmaya yardımcı olduğuna inananan biri olarak herkesin seveceği bir yoga metodu olduğunu düşünüyorum. Başlangıç aşamasında yoganın felsefesi ile ilgilenmeden, yogayı sadece sağlıklı kalmanıza yardımcı olacak bir araç gibi düşünebilirsiniz; ki genellikle yeni başlayanlar yogayı bir egzersiz olarak görüyor ve yoganın faydalarına odaklanarak kilo vermek, stresten arınmak ya da kronik ağrılarla vedalaşmak için denemeye karar veriyor. Yogada derinleşme, daha sonra başlıyor.

FİZİKSEL VE ZİHİNSEL SAĞLIK
Yoganın bütüncül sağlıkla birlikte anılmasının en temel sebebi, yoganın bedenin kendini iyileştirebilme yeteneğine odaklanması. Tam da bu nedenle yoga pratiği, fiziksel ve zihinsel sağlığa giden yolun anahtarı gibi düşünülebilir; tabii düzenli bir şekilde uygulanması şartıyla. Hem zihinsel hem de bedensel güce odaklanan yoga, farkındalığı hayatınızın her anına dahil ederek bedeninizden başlayarak hayatınızı ve koşullarınızı kabul ederek huzurla kendinize yerleşmenizi sağlar, böylece çevrenizle uyum içine girersiniz.

Kısa bir araştırma yaptığınızda, yin yoga, vinyasa yoga, kundalini yoga, hatha yoga, ashtanga yoga gibi, çok farklı sayıda yoga tarzı olduğunu göreceksiniz. Aklınız karışmasın; başlangıç seviyesi olduğu sürece sırayla hepsini deneyebilir, size en uygun stile kolayca karar verebilirsiniz. Çoğu seans, nefes egzersizleri, meditasyon ve “asana” olarak adlandırılan ve kas gruplarını esneten, güçlendiren ya da uzatan pozlara yer verir.

YOGANIN FİZİKSEL FAYDALARI
Yogada kullanılan gevşeme teknikleri, bel ağrısı, artrit, baş ağrıları ve karpal tünel sendromu gibi kronik ağrıları azaltabiliyor. Ayrıca yoga, kan basıncını düşürme ve uykusuzluk problemleri konusunda da etkili. Yoga ile esnekliğiniz artar, kaslarınız güçlenir, artan nefes kapasiteniz ile daha enerjik ve canlı hissetmeye başlarsınız. Metabolizma hızınız ve dolayısıyla kilonuz dengelenir. Sağlıklı bir kalp ve canlı bir dolaşım sistemi ile performansınızın arttığını fark edersiniz. Ayrıca sporcuların da yoğun antrenman takvimleri içinde yogaya yer açmaları önerilir; çünkü yoga, kasları uzattığı için sakatlanmalara karşı koruma sağlar.

YOGANIN ZİHİNSEL FAYDALARI
Yoganın bütüncül yaklaşımı sayesinde yoganın faydaları fiziksel boyutla sınırlı kalmıyor. Yoga, özellikle stres yönetiminde son derece etkili. Yoga sayesinde kişinin sırt veya boyun ağrısı, uyku sorunu, baş ağrısı gibi şekillerde de kendini gösteren stresle başa çıkma becerileri gelişiyor; ayrıca daha olumlu bir bakış açısı ile yaşam kalitesi artıyor.

Meditasyon ve nefes çalışmları da rahatlama konusunda destek oluyor. Düzenli olarak yoga yaptığınızda zihinsel bir berraklıkla birlikte sakinlik hissedersiniz; beden farkındalığınız artar, kronik stresin etkileri hafifleme başlar; zihni rahatlatır. Ayrıca zaman içinde konsantrasyonunuzun da arttığını fark edersiniz.

Yoganın birçok farklı kolu ve uygulama biçimi var; deneyerek kendiniz için en uygun seviye ve metodu bulabilirsiniz. İster hayatında hiç spor yapmamış, koltuğundan kalkmayan bir dizi tutkunu olun, ister kilolu ister zayıf olun, ister profesyonel bir sporcu olun, emin olun ki sizin seviyenize ve zevkinize uygun bir yoga stili mutlaka var. Yeter ki denemeye cesaret edin, sınırlarınızı genişletin ve stresle vedalaşmak için kendinize bir şans verin.


25 Mart 2018 Pazar

TRE®: Gerilim, Stres ve Travmayı Serbest Bırakarak Daha İyi Hissetmek İçin Bir Teknik



İyi hissetmek her şeyden önce kendi bedeninin içinde rahat olmaktan geçiyor. Bedenine rahatça yerleştikçe bu rahatlık dalga dalga nefesinde, ilişkilerinde ve hayatında etkisini gösteriyor. O yüzden -zaten aslında ayrı olmayan- beden ve zihin birlikteliğine dönük çalışmaların önemli olduğunu düşünüyorum. Tıp yüzünü bedene, psikoloji ise zihinsel süreçlere dönerken bazen ikisinin entegrasyonu bambaşka bir kapı aralayabiliyor.
TRE egzersizleri çok kolay, herkesin yapabileceği hareketlerden oluşuyor. Bu tekniği geliştiren David Berceli, bedenin stres ya da travmatik durumlar karşısında doğal ve organik bir savunma yanıtı olduğu gibi, normal ve sağlıklı haline geçmek için de kendi doğal yöntemi olduğunu söylüyor. İşte bu egzersizlerle bedenin kendini iyileştirme mekanizmasını aktive ediyor, travmatik bir deneyim veya kronik stres sırasında vücutta oluşan derin gerilimi serbest bırakmaya yardımcı oluyoruz. Sinir sistemini sakinleştiriyor, kas gerginliğini serbest bırakıyoruz. Kaslarda sallanma ve titreşim açığa çıkaran bu mekanizma, bedeni yeniden denge durumuna geri getiriyor. Kısacası TRE® bedendeki gerilimler üzerinde fiziksel olarak çalışıyor. 




23-24-25 Mart’ta zihin ve bedeni farklı bir şekilde buluşturan bir tekniği öğrenmek için Türkiye’de 2.si gerçekleştirilen 1. Seviye TRE® eğitime katıldım. “Gerilim ve Travmayı Serbest Bırakma Egzersizleri” olarak Türkçeleştirebileceğim TRE®, hem strese karşı direnci artıran hem de stres ve/veya travmaya maruz kalmış insanlara yardımcı olan bir teknik. Dünyada 30’dan fazla ülkede kullanılan TRE® tekniği, vücuda stres, gerginlik ve travma gibi derin kas modellerini serbest bırakmada yardımcı olan basit bir egzersiz serisi. 

Masaj terapistleri, yoga eğitmenler, psikologlar ve terapistlerden oluşan yaklaşık 30 kişilik bir grupla 3 gün boyunca bu eğitimi vermek için Türkiye’ye gelen, şu anda Norveç’te tıp doktoru olan Sarah Zorica Mitic ile çalıştık. Sarah, Sırbistan’da bombaların ve savaşın acılarını tatmış biri olarak travmanın ne olduğunu çok iyi bilen ve tam da bu nedenle TRE®’i kalpten öğreten ve ülkemizde kullanmamız için bizi yüreklendiren bir eğitmen. Onun güven veren yapısının, bu teknikle ilişkimde belirleyici olduğunu söyleyebilirim.

Belki hayvanların titreme yoluyla stresi nasıl vücutlarından attıklarını, böylece yaşadıkları zorlu deneyimin hikayesini taşımadan yola devam ettiklerini görmüşsünüzdür. (Peter Levine'in geliştirdiği Somatic Experiencing ile ilgili videolar da konuyla ilgili fikir verebilir). Hayvanlar titreyerek sinir sistemlerini sakinleştirebiliyorlar. Aslında bu mekanizma biz insanlarda da var, ama bir aşamada bunu unutmuşuz. David Berceli’nin geliştirdiği teknikle bu mekanizmayı yeniden aktive etmeyi ve böylece sinir sistemini dengelemeyi, kendimizi yatıştırmayı öğreniyoruz. Ve bunu yaparken yalnızca beden konuşuyor, yani kelimeler kullanmıyoruz. Aslında bebeklerin sallanarak nasıl sakinleştiğini düşünürseniz, ritmik hareketlerle sakinleşme kapasitemizi daha iyi anlayabilirsiniz.

Bedenin kendini iyileştirme gücüne tanık olmak ilginç bir deneyim. Beden titreyerek kendini dengelerken kimi zaman onu seyirci gibi izlediğiniz anlar oluyor. Geçmişte bizi korumuş, öğrenilmiş ama artık işe yaramayan ve hatta artık ayağımıza dolanan savunma kalıpları üzerinde çalışıyoruz ama bunu bilişsel düzeyde değil, bedenin bilgeliğine alan açarak gerçekleştiriyoruz; yani bedende bilinçli olarak herhangi bir travma izi araştırmıyor, bunu bilinç düzeyinde sorgulamıyoruz.

Stres halinde omuzları kulaklara çekmeyi bilen beden, kendini onarmayı ve gevşemeyi de biliyor elbet. Belki biraz hatırlatmamız gerekiyor… Daha önce uygulayanlar daha iyi uyuduklarını; kaygı seviyelerinde, kas gerginliğinde ve sırt ağrılarında azalma hissettiklerini söylüyorlar. Ben de 3 günlük deneyimim üzerinden oldukça etkili olduğunu söyleyebilirim. Şimdi öğrendiklerimi önce kendi üzerimde sonra yakınlarım üzerinde uygulayarak bu özgürlük hissini çoğaltmayı tasarlıyorum. 

Daha fazla bilgi almak isterseniz, http://traumaprevention.com sitesine göz atabilirsiniz. 
Yazımı sonlandırırken hatırlatmak isterim ki TRE® egzersizlerden oluşan bir tekniktir, sağlık sorunlarını tedavi etmeyi garanti etmez, tıbbî tedavi yerine kullanılmaz. Tedavi ya da desteğe ihtiyacınız varsa mutlaka konunun uzmanlarına danışın.