titreşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
titreşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2020 Çarşamba

Yoga ile Ses Banyosu: Çakraların Gücü

Şubat ayında Keşif Stüdyo'dayız

Cenk Güçbilmez ile yolculuğumuz @kesif.studio’da devam ediyor. Ocak ayında DAM'da gerçekleştirdiğimiz akışı bu kez 11 Şubat Salı günü, 19:30-22:30 saatleri arasında, Asmalı Mescit Mahallesi'nde yer alan Keşif Stüdyo'ya taşıyoruz. Duru bir zihin, farkındalıkla gelen derin gevşeme ve kendi sesini duyabilmek için DİNLE(N)meye bekliyoruz. Detaylar ve kayıt için @kesif.studio ile iletişim kurabilirsiniz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyeceğimiz, nefes ve meditasyon çalışmalarını
da kapsayan atölye, 2.5 saat sürecek, hem de zamanın nasıl aktığını hiç anlamadan. 

***

Yoga ile Şifalı Ses Banyosu: Çakraların Gücü 
Duru su gibi hareketsiz bir zihin… 
Bedende yer alan enerji merkezleri olan çakraları tanıyacağımız bir yolculuk... Yoga ve sesle şifa çalışması ile aynı çatı altında buluşacağımız samimi bir atölye…. Bedene ve zihne rahatlığı hatırlatarak hizalayan bir ses banyosu… Ses çanaklarından yayılan titreşimlerle her seviyeye uygun bir yoga akışında buluşuyoruz. Durulan zihin dalgaları ve beden farkındalığı ile derin bir gevşemeye ve algı açıklığına davet ediyoruz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyerek bedendeki enerji akışına odaklanacağımız, nefes ve meditasyon çalışmalarını da kapsayan çalışmamız toplam 2.5 saat sürecek.
Çalışma her seviyeden katılımcıya açık. Hatta sadece mata uzanarak sesleri dinlemek bile başlı başına bir çalışma ve herkes seçimlerinde özgür. 

MAT sayısı sınırlı olduğu için kendi matınızı getirmenizi rica ediyoruz. 
Lütfen rahat edebileceğiniz kıyafetler tercih edin.
Uzun bir dinlenme bölümü olacağı için  sıcak tutacak eşyalar getirmeyi unutmayın. (yastık, göz yastığı, battaniye vb. de getirebilirsiniz.)


ÖZGÜN TANGLAY
ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nde lisans, Mimarlık Tarihi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öğrencilik yıllarında Dans Tiyatrosu Topluluğu üyesiydi. 2005 yılında Ankara’da yoga ile tanıştı.  Yogaşala’da Ken the Rolfer, Ürün Kurtiç, Sandrine Kamhi ve Alexis Kiresepi gibi deneyimli uzmanlarla çalıştı. 2012 yılında Alexis Kiresepi ile Yoga Alliance Onaylı 200 saatlik Vinyasa Yogada Uzmanlaşma Programını tamamladı. Chuck Miller, Cyndi Lee, Zeynep Aksoy, Hamish Hendry ve Hart Lazer’in atölye çalışmalarında yer aldı.

Nefes ve hareket birlikteliğine odaklanan vinyasa akışları, 2013 yılında tamamladığı Yoga Alliance Onaylı 150 saatlik Mey Elbi ile İleri Seviye Yogada Uzmanlaşma Programı sayesinde yeni bir boyut kazandı. Mart 2013’te Dr.Neslihan İskit ve Deniz Yılmaz ile Çocuk yogası ve YogaMini Projesi Programı’nı, Eylül 2012’de Swami Jyotirmayah ile Nefes Alma Sanatı Atölyesi’ni, Aralık 2012’de Svagito Liebermeister ile Aile Dizimi Uzmanlığı 1. Seviye Programı’nı, Mart 2014’te Hart Lazer ile 100 saatlik Yoga Alliance Onaylı 'Güvenli Yoga’ Konulu Uzmanlaşma Programı’nı tamamladı.  Mart 2015’te tamamladığı Hart Lazer ile 360° Yoga Terapi ile travmaların bedeni nasıl etkilediğini keşfetmeye başladı. 2015'te ANS ve AAA uluslararası kundalini yoga ve meditasyon okulunda 220 Saatlik Temel Sertifika Programı'nı tamamladı. Mart 2016'da Ramanand Patel ve Hart Lazer'ın Kamboçya'da gerçekleştirdikleri yoga ve meditasyon inzivasına katıldı. Haziran 2017'de Hindistan'da Kerala'da yer alan Sivananda Yoga Vedanta Dhanwanthari Ashram'da bir süre kaldı. Ekim 2019’da Defne Suman ile Shadow Yoga Preprelüt Kursu’na katıldı. Halen YogaŞala’da düzenli seanslarına devam ediyor. 

Facebook
Instagram


CENK GÜÇBİLMEZ
1976 İstanbul Doğumludur, Kocaeli Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdi. 15 senelik ithalat – ihracat sektöründeki kurumsal deneyiminden sonra müzik-ses-ritim ekseninde yoluna devam etmektedir
Müzik-ses-ritim yolculuğu Okay Temiz Ritim Atölyesi Afrika ritimleri ve müziği ile ilgili çalışma ve konserler ile başladı. Engin Gürkey Ritim atölyesi’nde Latin ritim ve müziği çalışmalarında bulunduktan sonra kendi projeleri üzerinde çalışmaya başladı. Afrofanga, Afrotolia, Naif, Ahmet Beyler, İstanbul Soundpainting Orchestra, Shamoon gruplarında perküsyon ve davul çaldı. Rhythm Arena ekibi ile ritim üzerine çeşitli kurumsal workshop çalışmalarında yer almaya devam etmektedir
Uzun yıllar Hindistan, Nepal ve Tibet’te yaşamış olan Belçikalı Surya Maarten ’den “Çakra sesleri ve Tibet Kaseleri” üzerine, British Academy Soundhealing Therapy (BAST) merkezinde de kristal kase, gong, tibet kaseleri üzerine eğitim aldı. Peter Hess Inst “Tibet Kaseleri ile Ses Masajı Uygulayıcısı” dır. Medilife Beylikdüzü  ve Şişli Memorial Hastaneleri’nde,  Şişli Advayta Bomonti ve Nişantaşı  Eser Danışmanlık merkezi’nde  Sesle Dengelenme  çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ses Meditasyonu Eğitimleri vermektedir.
Perküsyon ve davul çaldığı albümler
Shamoon - Merkabah
Ahmet Beyler – Hayat Nerde

Sertifikalar:

Ritmoterapist
Peter Hess Ses Masajı Uygulayıcısı
Yeditepe Üniversitesi Yaşam Koçluğu
Yeditepe Üniversitesi Stres Yönetimi

Instagram

25 Ocak 2018 Perşembe

Yeni Başlayanlar İçin Meditasyon

Uzun zaman önce basit bir meditasyon tekniğini paylaşma sözü vermiştim. Evet bugün, o gün. Meditasyonu yeni öğrendiğim sıralar, o zamanki hocama ya yanlış yaparsam diye sormuştum, o da “yanlış meditasyon yapamazsın, merak etme” demişti. Ben de aynı güvenle sizi denemeye davet ediyorum, tabii ki tereddüt ettiğiniz her şeyi, her zaman sorabilir, danışabilirsiniz. Burada paylaştığım Hindistan’daki Sivananda Ashram’da öğrendiğim ve oradayken günde iki kez uyguladığımız, yeni başlayanlar için meditasyon olarak da adlandırabileceğimiz, zihne odaklanmayı öğreten bir teknik. Umarım sizler için de faydalı olur. Oradan aldığım ve aşağıdaki meditasyon notlarını çıkardığım inanılmaz faydalı, mor, mini kitapçıkta diyor ki “eğer her gün yarım saat meditasyon yaparsanız, hayatı barış duygusuyla ve spiritüel bir güçle karşılamaya hazır hissedersiniz. Meditasyon, zihin ve sinirler için en etkili ilaçtır.”

NASIL MEDİTASYON YAPILIR?
Öncelikle şunu belirterek başlamalıyım ki günün aynı saatinde, aynı yerde ve düzenli uygulama yapılması önerilir, çünkü düzenli pratik yaptığınızda, zihin yavaşlamaya koşullanır ve böylece daha hızlı bir şekilde meditatif hale geçebilirsiniz. Atmosferin spiritüel güçle dolduğu şafak vakti ve alacakaranlık zamanı idealdir. Tabii modern hayatın gündelik koşuşturmacaları içinde bu ritmi yakalamak zor olabilir, bu nedenle günlük uğraşlarınızı geride bırakarak ve zihni sakinleştirebileceğiniz sizin için uygun bir zaman dilimi seçin. Meditasyon için ayrılmış bir oda ya da belirli bir yer olması iyi olur. Aynı yerde meditasyon yaptıkça yayılan güçlü titreşimler bu alana yerleşecek, huzur dolu saf bir enerji burada hissedilebilecektir. Manyetik titreşimlerden faydalanabilmek için oturduğunuzda yüzünüz Kuzey ya da Doğu yönüne dönük olsun. Omurga düz, boyun uzun halde, vücudunuzda herhangi bir gerginlik yaratmayan hareketsiz, rahat bir oturma şekli seçin. Bacaklarınızı çaprazlayarak oturduğunuzda omurganız dik olamıyorsa, sırtınızı yaslamadan bir sandalyede oturmayı da seçebilirsiniz. Otururken yüzünüz bir duvara yakın olmasın, önünüzde bir boşluk ve alan kalsın. Başlamadan önce, belirli bir süre için zihni sessizliğe davet edin. Geçmişi, şimdiyi ve geleceği yavaşça bırakın.

Yaklaşık beş dakika süresince beyni oksijenle canlandıracak bilinçli ve derin nefesler alıp verin, sonrasında varlığı hissedilmeyen doğal ritmdeki yumuşak nefes akışına dönün. Doğal nefeslerinizde de belirli bir ritim yakalayın; örneğin üç saniye nefes alın, üç saniye nefes verin; çünkü nefes düzene girdikçe, yaşam enerjisi Prana’nın akışı da düzenli olacaktır. Başlangıçta zihin oradan oraya sıçrayacak ve durulmaya direnç gösterecektir. Bu gezinme isteğine izin verin ve onu zorla susturmaya çalışmayın. Zihni sakinleştirmek için ekstra efor sarf ederseniz, bu da meditasyonu engelleyen ek beyin dalgalarını harekete geçirir. Prana’nın akışı ile zihin de zamanla odaklanacaktır.

Zihin için bir odak noktası belirleyin. Doğası gereği entelektüel olan insanlar için bu iki kaşın arasındaki Ajna Chakra olabilir; daha duygusal insanlar ise Anahata (Kalp Çakrası)’na yönelebilirler. Odak noktanızı bir kez belirledikten sonra, bir daha değiştirmeyin. Odak noktasında görsel olarak canlandıracağınız nötr ya da ilham verici bir nesne belirleyin (örneğin bir sembol gibi). Daha sonra buna zihinsel ses titreşimini ekleyin. Eğer bir mantra kullanıyorsanız, onu nefesle koordineli şekilde zihinsel olarak tekrarlayın. Kişisel bir mantranız yoksa, ‘OM’ mantrasını kullanın. Zihinsel tekrar daha etkili olmasına rağmen, eğer bitkin ve uykulu hissederseniz Mantra’yı sesli olarak da tekrar edebilirsiniz. Mantra’yı bir kez belirledikten sonra, değiştirmeyin. Mantranın tekrarı anlamdan bağımsız olarak sesin titreşimi düşüncenin titreşimiyle birleşir ve zihni saf düşüncelere ulaştırır. Pratik yaptıkça dualite kaybolur ve üstün bilinç hali olan Samadhi’ye ulaşılır. Bu uzun bir zaman alacağı için, lütfen sabırla uygulamaya devam edin. Samadhi’de kişi bilen, bilgi ve bilinenin bir olduğu bir mutluluk halinde ulaşır. Bu, süper bilinç hali, aydınlanmış kişilerin ulaştığı yerdir.

Namaste.







19 Ocak 2015 Pazartesi

iyi haftalar!

Lokah Samasta Sukhino Bhavantu
Tüm canlılar mutlu ve özgür olsun
May all beings be free and happy

İYİ HAFTALAR!

14 Nisan 2014 Pazartesi

OM mantrası


OM mantrası aslında üç harften oluşur: A, U ve M. Bu mantrayı bir ses titreşimine dönüştürürken, vücuttaki titreşimlerine odaklanabiliriz. “A” harfinin titreşimi daha çok karında, “U” harfinin titreşimi göğüs kısmında, “M” harfinin titreşimi ise baş bölgesinde hissedilir. 

25 Mart 2014 Salı

OM mantrası

İyi haftalar! Bu yepyeni haftaya OM mantrası  ve OM mantrasının anlamı ile başlayalım:

Bir mantra, bir titreşim olan OM’un dünyanın temel sesi olduğuna ve tüm diğer seslerin ondan türediğine inanılıyor. Bildiğimiz gibi evren sürekli hareket halinde ve hiçbir şey durağan değil. Antik yogiler bu ritmik titreşimi “aum” sesiyle özdeşleştirmişler.

Gündelik hayatta kimi zaman büyük bir bütünün parçası olduğumuzu unutup, kendi hayatımıza ve sorunlarımıza fazlasıyla gömülebiliyoruz. Oysa evrensel sese kulak verdiğimiz her an o bütünlük duygusunu hatırlayabiliriz; uçuşan yapraklarla, rüzgârla, dalgalarla… OM mantrasını söylemek işte bizi bu farkındalığa davet ediyor. Tüm evrenin hareketi, yükselen ay, vuran dalgalar, kalplerimizin ritmi… OM titreşimi bu büyük resim ile bağlantı kurmamızı sağlıyor. OM mantrasını sadece bir iç ses olarak zihinde tekrar etmenin bile olumlu bir etkisi var.

Belki ofiste çalışırken şimdi, kısacık bir mola ver kendine, OM mantrasını tekrar et içinden, bu titreşimin etkilerini hisset ve hafifleyerek yeniden bağlantı kur en güzel halinle!


3 Şubat 2014

OM mantrasının pek çok anlamı vardır. OM mantrası ne anlama geliyor? OM sembolü nedir?