asana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2021 Pazar

YogaŞala'da Eric Powell ile 'Slow Flow Vinyasa'


Eğer YogaŞala öğrencisiyseniz Eric Powell adını programda görmüşsünüzdür. Eğer gördüyseniz ve hiçbir dersine katılmadıysanız bu yazı sizin için. YogaŞala öğrencisi değilseniz aynı zamanda sizin için. Hatta İstanbul’da değilseniz bu yazı aynı zamanda sizin için. 

Eric Powell, YogaŞala İstanbul’un tüm şubelerinde ve ZOOM’da “Yumuşak Akış” olarak Türkçeleştirebileceğim “Slow Flow Vinyasa” dersleri veriyor. Ashtanga, Iyengar, Hatha stillerinin tümünü ayrı ayrı seven biri olarak, ben Eric’in stiline bayılıyorum. Her katıldığım derste -ister Zoom üzerinden kendi evimde ister stüdyoda olsun- dersleri büyük bir şükran duygusu ve kendime verdiğim şu söz ile tamamlıyorum: “Eric’in İstanbul’daki varlığı bir armağan ve kesinlikle hiçbir dersini kaçırmamalıyım.”

Çünkü her dersi kah bandhaları eforsuzca keşfettiğim, kah verdiği ufacık bir detayla tanıdık bir duruşun içinde yeni bir boyut deneyimlediğim ve derinleştiğim, kah bir anda söze dökülmeyen yoga felesefesine vakıf olduğum bir zaman dilimi. 

Eric ders verirken size yoganın felsesefesini anlatmıyor, ama o sakin kelimeleri ve esprileriyle bu bilgeliği tattırıyor. Az sayıda asana uygulatıyor ve hemen hemen her duruşu ve akışı 3 defa tekrarlıyoruz. Acele yok, hareket oburluğu yok. Bu esnada nasıl becerdiğini anlamadığım bir şekilde Eric hem ekrandakilere, hem sınıftakilere tek tek temas ediyor. Ve hep bir şekilde gülümsetiyor ve biliyoruz ki gülmek çok faydalı!

Dediğim gibi, Eric’in seansları bir armağan ve özellikle Pazar 11 derslerinin yeri apayrı. Bunun bir reklam olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, çünkü zaten dersinde yer bulmak zor, hatta bir yandan yazıyor bir yandan bunu kendime niye yapıyorum diye sorguluyorum. Adanmış mysore uygulayıcıları, eski ve yeni YogaŞala öğrencileri, eğitmenler ve hatta ABD’deki zaman dilimi denk geldiğinde Zoom’dan katılan NY’taki öğrencileri… Hepimiz aynı sayfadayız, bekleriz.

Her dersten sonra kendimi hizalanmış, topraklanmış ve yeni bir şey öğrenmiş hissediyorum. Yogaya yeni başlamış ya da çok yol almış olabilirsiniz, yine de Eric’le ders yapmanın size iyi geleceğini düşünüyorum. Bandhaları ve asanaları bu kadar kolay, bu kadar tatlı tatlı anlatan ve tüm bu eforsuzluk içinde tüm kaslarınızı çılgınca çalıştıran uzman sayısı pek azdır. Bence o bir büyücü. 

Savasana’ya vardığınızda ise sizi nefesinizle baş başa bırakıp aradan çekiliyor. Eric New York'ta değil de aramızdayken bu fırsatı kaçırmamalısınız. 


24 Nisan 2020 Cuma

Yin Yoga El Kitabı


Yin Yoga El Kitabı, Pingala Yayınevi'nden çıkmış. Bernie Clark'ın yazdığı yayının orijinal adı "The Complete Guide to Yin Yoga". Yoganın fiziksel, psikolojik, enerjik boyutlarını ele alan, yin yogaya giriş niteliğinde, güzel bir kitap. Kitabın çevirisi çok iyi, Pınar Üstün'e buradan bir selam gönderelim. Akıcı bir dili olduğu için okuması son derece kolay.

Yoga tarihini anlatan kısa bir özet, asanalar ve birkaç akış önerisi ile tamamlanıyor. Kitapta meridyenler ve enerji akışları hakkında giriş niteliğinde bilgiler paylaşılıyor. Yin Yoga'yı terapötik bir etki yaratmak için nasıl kullanabileceğinizden de bahsediliyor.

Elinizde bu kaynak varsa evde kolaylıkla kendi kendinize yin yoga pratiği yapabilirsiniz. Hem pozların detaylı anlatımları hem de temalı örnek seriler (örneğin omurga, dalak ya da mide meridyeni odaklı) mevcut.

Yazar, bugün YANG yoga pratiğini neden YİN yoga ile dengelememiz gerektiğini paylaşıyor. Okurken kimi zaman bilgi tazeledim, kimi zaman ilham aldım, kimi zamansa yeni bir perspektif kazandım. Sadece kitabı okumak bile zihnimde meditatif bir etki yarattı diyebilirim ve YİN yoga ilgi alanınız olmasa bile YOGA ile ilgileniyorsanız bu kitabı okumanızı önerebilirim.

Ama yayıncıya 2 küçük eleştirim olacak: İlki, resim altı bilgilerinin eksik oluşu. Pratik kullanımda son derece kolaylık sağlayabilecek bu detayı neden atlamışlar anlamadım. İkinci eleştirim ise İNDEKS kısmına yönelik. Kaynakçada sıralanan kelimeler ve temalar İngilizce başlıklara göre bırakılmış; o nedenle de aradığınızı bulmak neredeyse imkansız, çünkü alfabetik sırayı takip etmiyor. Pingala Yayınevi'nin kitabın yeni baskılarında okuyucularını gözetecek bu düzenlemeleri yapmasını dilerim; tabii bu tür yayınları dilimize kazandırdıkları için teşekkürü bir borç bilerek...


5 Şubat 2020 Çarşamba

Yoga ile Ses Banyosu: Çakraların Gücü

Şubat ayında Keşif Stüdyo'dayız

Cenk Güçbilmez ile yolculuğumuz @kesif.studio’da devam ediyor. Ocak ayında DAM'da gerçekleştirdiğimiz akışı bu kez 11 Şubat Salı günü, 19:30-22:30 saatleri arasında, Asmalı Mescit Mahallesi'nde yer alan Keşif Stüdyo'ya taşıyoruz. Duru bir zihin, farkındalıkla gelen derin gevşeme ve kendi sesini duyabilmek için DİNLE(N)meye bekliyoruz. Detaylar ve kayıt için @kesif.studio ile iletişim kurabilirsiniz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyeceğimiz, nefes ve meditasyon çalışmalarını
da kapsayan atölye, 2.5 saat sürecek, hem de zamanın nasıl aktığını hiç anlamadan. 

***

Yoga ile Şifalı Ses Banyosu: Çakraların Gücü 
Duru su gibi hareketsiz bir zihin… 
Bedende yer alan enerji merkezleri olan çakraları tanıyacağımız bir yolculuk... Yoga ve sesle şifa çalışması ile aynı çatı altında buluşacağımız samimi bir atölye…. Bedene ve zihne rahatlığı hatırlatarak hizalayan bir ses banyosu… Ses çanaklarından yayılan titreşimlerle her seviyeye uygun bir yoga akışında buluşuyoruz. Durulan zihin dalgaları ve beden farkındalığı ile derin bir gevşemeye ve algı açıklığına davet ediyoruz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyerek bedendeki enerji akışına odaklanacağımız, nefes ve meditasyon çalışmalarını da kapsayan çalışmamız toplam 2.5 saat sürecek.
Çalışma her seviyeden katılımcıya açık. Hatta sadece mata uzanarak sesleri dinlemek bile başlı başına bir çalışma ve herkes seçimlerinde özgür. 

MAT sayısı sınırlı olduğu için kendi matınızı getirmenizi rica ediyoruz. 
Lütfen rahat edebileceğiniz kıyafetler tercih edin.
Uzun bir dinlenme bölümü olacağı için  sıcak tutacak eşyalar getirmeyi unutmayın. (yastık, göz yastığı, battaniye vb. de getirebilirsiniz.)


ÖZGÜN TANGLAY
ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nde lisans, Mimarlık Tarihi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öğrencilik yıllarında Dans Tiyatrosu Topluluğu üyesiydi. 2005 yılında Ankara’da yoga ile tanıştı.  Yogaşala’da Ken the Rolfer, Ürün Kurtiç, Sandrine Kamhi ve Alexis Kiresepi gibi deneyimli uzmanlarla çalıştı. 2012 yılında Alexis Kiresepi ile Yoga Alliance Onaylı 200 saatlik Vinyasa Yogada Uzmanlaşma Programını tamamladı. Chuck Miller, Cyndi Lee, Zeynep Aksoy, Hamish Hendry ve Hart Lazer’in atölye çalışmalarında yer aldı.

Nefes ve hareket birlikteliğine odaklanan vinyasa akışları, 2013 yılında tamamladığı Yoga Alliance Onaylı 150 saatlik Mey Elbi ile İleri Seviye Yogada Uzmanlaşma Programı sayesinde yeni bir boyut kazandı. Mart 2013’te Dr.Neslihan İskit ve Deniz Yılmaz ile Çocuk yogası ve YogaMini Projesi Programı’nı, Eylül 2012’de Swami Jyotirmayah ile Nefes Alma Sanatı Atölyesi’ni, Aralık 2012’de Svagito Liebermeister ile Aile Dizimi Uzmanlığı 1. Seviye Programı’nı, Mart 2014’te Hart Lazer ile 100 saatlik Yoga Alliance Onaylı 'Güvenli Yoga’ Konulu Uzmanlaşma Programı’nı tamamladı.  Mart 2015’te tamamladığı Hart Lazer ile 360° Yoga Terapi ile travmaların bedeni nasıl etkilediğini keşfetmeye başladı. 2015'te ANS ve AAA uluslararası kundalini yoga ve meditasyon okulunda 220 Saatlik Temel Sertifika Programı'nı tamamladı. Mart 2016'da Ramanand Patel ve Hart Lazer'ın Kamboçya'da gerçekleştirdikleri yoga ve meditasyon inzivasına katıldı. Haziran 2017'de Hindistan'da Kerala'da yer alan Sivananda Yoga Vedanta Dhanwanthari Ashram'da bir süre kaldı. Ekim 2019’da Defne Suman ile Shadow Yoga Preprelüt Kursu’na katıldı. Halen YogaŞala’da düzenli seanslarına devam ediyor. 

Facebook
Instagram


CENK GÜÇBİLMEZ
1976 İstanbul Doğumludur, Kocaeli Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdi. 15 senelik ithalat – ihracat sektöründeki kurumsal deneyiminden sonra müzik-ses-ritim ekseninde yoluna devam etmektedir
Müzik-ses-ritim yolculuğu Okay Temiz Ritim Atölyesi Afrika ritimleri ve müziği ile ilgili çalışma ve konserler ile başladı. Engin Gürkey Ritim atölyesi’nde Latin ritim ve müziği çalışmalarında bulunduktan sonra kendi projeleri üzerinde çalışmaya başladı. Afrofanga, Afrotolia, Naif, Ahmet Beyler, İstanbul Soundpainting Orchestra, Shamoon gruplarında perküsyon ve davul çaldı. Rhythm Arena ekibi ile ritim üzerine çeşitli kurumsal workshop çalışmalarında yer almaya devam etmektedir
Uzun yıllar Hindistan, Nepal ve Tibet’te yaşamış olan Belçikalı Surya Maarten ’den “Çakra sesleri ve Tibet Kaseleri” üzerine, British Academy Soundhealing Therapy (BAST) merkezinde de kristal kase, gong, tibet kaseleri üzerine eğitim aldı. Peter Hess Inst “Tibet Kaseleri ile Ses Masajı Uygulayıcısı” dır. Medilife Beylikdüzü  ve Şişli Memorial Hastaneleri’nde,  Şişli Advayta Bomonti ve Nişantaşı  Eser Danışmanlık merkezi’nde  Sesle Dengelenme  çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ses Meditasyonu Eğitimleri vermektedir.
Perküsyon ve davul çaldığı albümler
Shamoon - Merkabah
Ahmet Beyler – Hayat Nerde

Sertifikalar:

Ritmoterapist
Peter Hess Ses Masajı Uygulayıcısı
Yeditepe Üniversitesi Yaşam Koçluğu
Yeditepe Üniversitesi Stres Yönetimi

Instagram

14 Şubat 2018 Çarşamba

Kalp Çakrası Temalı Bir Akış

14 Şubat dolayısıyla kalp çakrası ANAHATA'ya odaklanmak isteyenler buraya! Kalpten kalbe bir bağ kurmaya davet ediyorum sizi bu hafta. Egonun ve ayrılık hissinin yerini birlik duygusuna bıraktığı, her pozun içinde yumuşaklık, açıklık ve genişleme niteliklerini araştırdığımız bir akışla, dengeli, ışıltılı, neşeli ve verici halimize 'merhaba' diyelim. Kendisiyle buluşmaya kimler geliyor?

14 Şubat Çarşamba
19:30-21:00 HomeStudio Şişli (1 kişilik yer kaldı)

15 Şubat Perşembe
17:00-18:00 YogaŞala Nişantaşı Üniversiteli Yoga 
18:15-19:20 YogaŞala Nişantaşı Vinyasa 1

9 Şubat 2018 Cuma

IYENGAR YOGA DERS NOTLARI

Bugün size geçen yazımda bahsettiğim, Londra’da katıldığım bir Iyengar dersini anlatmak istiyorum. Bu şehrin güzel bir yanı var. İnsanı dışlayan ve ötekileştiren bir şehir değil. Adım attığınız anda bir parçasına dönüşerek onunla akmaya başlıyorsunuz. Bu hafta Triyoga’da katıldığım Iyengar dersinde hissettiğim de tam olarak buydu. Dünyanın bambaşka bir noktasında, ilk kez adım attığım bir stüdyoda olmama rağmen, burada misafir gibi hissetmedim. Matımın üzerinde evdeydim.

Özgün Tanglay & Dina Karim
Dersi veren isim Dina Karim. Dina’nın 19 yıldır ders veren, Intermadite Level 3 Iyengar yoga eğitmeni olduğunu ve birçok kez doğrudan Iyengar’ın kendisi ile de birebir çalışma fırsatı bulduğunu söylemiştim. Zaten Dina’nın ne kadar deneyimli bir eğitmen olduğunu, sınıfta onca farklı seviye ve yaş grubunu ustalıkla yönlendirirken çeşitlli sakatlıkları olan katılımcıları göz ardı etmeden ilgilendiğinde anladım. Ayrıca sadece teknik açıklamalarla sınırlı kalmadan, ders boyu yoga öğretisini içeriğe yayarak tüm deneyimi zenginleştirdi. Aranızda ders verenler varsa, tüm bunları tek bir derse sığdırmanın ustalık ve deneyim gerektirdiğini anlayacaktır. 
Dina ile 90 dakikalık bir ders yaptık. Bu sürede çalıştığımız asana sayısı ‘savasana’ dahil 10’u geçmez. Bir çeşit duvarda ‘pincha mayurasana’ya doğru ilerlerken çalıştığımız pozları ince detaylarıyla paylaşmak istiyorum. Belki sizin için çok bir şey ifade etmeyecek ama verilen her bir komut bende yeni aydınlanmalar yaşattı ve hiçbirini unutmamak için de bir an önce yazmak istiyorum. Belki de kendim için yazıyorum. Tabii ki döner dönmez yapacağım ilk dersin konusunu da böylece duyurmuş oldum.

Gelellim dersin akışına ve tüm pozlarda fark yaratan detaylara:

Kısa bir ısınmayla vücudu hafif açtıktan sonra 4 ayakta kolların doğru kullanımını çalışmaya başladık. Biliyorsunuz aşağı bakan köpekte -farkında olmadan- genel eğilim eklemlere yüklenmek ve kolları çalıştırmamak oluyor; özellikle de esnek eklemlerden söz ediyorsak.

Blok üzerinde dandasana ile başladık derse. Bacakları doğru kullanarak omurgayı uzattık. Sonrasında aktif çocuk pozu ile bedeni canlandırmaya başladık. Sonrasında ise omuzlara çökmediğimiz, rahat bir baş duruşunun temellerini çalıştık. Tüm pozlar, dış kasların güçlü, iç organların rahat hissettiği, nefes kalitesinin giderek iyileştiği bir sürece dönüştü.

Aşağı Bakan Köpekte Kolların Doğru Kullanımı
Bir bloğu uzun kenarı iki el bileğinin arasında, el bileklerini ortalayacak şekilde yerleştirin. Dirsekler omuz açıklığında olmalı. Ön kollar, tıpkı üst kollar gibi dış rotasyon içine giriyor. (Hatta elinizle bu şekilde ön kolların derisini yerleştirebilirsiniz). Elleri içten dışa çevirerek avuç içlerini gökyüzüne dönük halde yerleştirin. Bloğu iki bilek arasında sıkıştırmaya devam ederken, başparmakları yere yaklaştırmayı ve parmakları her yöne doğru aktif bir şekilde uzamayı hedefleyin. Yani dış bilekler yukarı doğru diyebiliriz. Bu açıklığı omuzlara öğrettikten ve kollarda bu etkiyi hissettikten sonra, aynı uygulamayı ayak armaklarını takarak ön kolların yerde olduğu Aşağı Bakan Köpek varyasyonunda yapın.

NOT: Yukarıdaki deneyimin etkilerini normal aşağı bakan köpek pozuna taşımak ve aynı hissi bulabilmek için kolları bükün, kürek kemiklerini ayırarak düzeltin. Üst kollar aktive olduğunda, tüm Aşağı Bakan Köpek deneyiminin değişmeye başladığını fark edeceksiniz. Otomatik yaptığımız Adho Mukha Svanasana’larda bunu hissedemiyoruz.

Eşli Çalışma 
Avokado ve matcha latte ile ders notları
Yukarıda anlattığım pozu şimdi duvara yakın olarak yapın. Pozu yapan kişinin el parmakları duvara yakın olmalı ve duvara doğru uzamalı, ama duvara değmemeli. Duvara sırtını veren partner önce dizlerini birleştirip ön kolları üzerinde aşağı bakan köpek pozunda olan partnerinin kürek kemiklerinin içine doğru yerleştiriyor. Önce göğüs kafesini üst bacaklara yaklaştıracak şekilde itiyor, sonra kürek kemiklerinin arasını açacak şekilde dizleri iki yöne doğru açarak sırtın derisini sağa ve sola doğru ayırıyor. 

Ters Duruş
Şimdi, eşli çalışma sonrasında kollarda yakaladığımız deneyimi, yani omuz açıklığını ve kürek kemiklerinin birbirinden ayrılma hissini koruyarak ve el bileklerinin arasındaki bloğu tutmayı sürdürerek bacakları yukarı uzatıyoruz. Bu aşamada topukları tavana doğru yaklaştırırken belde de alan yaratıyoruz. Bunun için de gerekli olan tadasanadaki gibi bacakların iç rotasyonunun korumaya devam ederken sakrumda alan yaratmak. (Bunun etkisi ters duruşta anlaşılamıyorsa, tadasanada şu çalışma yapılmalı: Blokun geniş kısmı üst bacakların arasına yerleştirerek üst bacakların iç rotasyonunu bulun. Bu hissi korumaya devam ederken kuyruk sokumunu uzatın. Sadece kuyruk sokumunu uzatmakla ilgilenirseniz, bacaklar dış rotasyonu girer ve bu da kalçanın sıkılmasıyla ve belin sıkışmasıyla sonuçlanır.) 


Henüz görsel malzemeyle açıklamaya vaktim olmadı ama ilk fırsatta fotoğraflar ekleyerek bu gönderimi zenginleştirmeyi umuyorum. Yine de bu paylaşımın özellikle de eğitmen arkadaşlarımın işine yarayacağını umuyorum.

LONDRA’DAYSANIZ BU KURSU KAÇIRMAYIN:
Dina Karim yeni başlayanlar için 5 haftalık bir kurs düzenliyor. Eğer Londra’da 5 hafta daha kalabilecek olsaydım, her asana’yı detaylarıyla yeniden çalışmak ve vücuduma yerleştirmek için bu temel kursa katılmak isterdim. Aranızda gidebilecek tanıdıkları olan varsa lütfen önersin. Yoga’ya Iyengar ile her şeyin temelini öğrenerek başlamak bir şans! “Neden başlangıç seviyesi derse gireceksin ki?” diye bir soru yükselebilir. Doğrusunu isterseniz yogada ilerledikçe temel asanalar zorlaşıyor, çünkü esas olanın ileri seviye asanalar yapmak değil, her asananın içinde hizayı bulmak olduğunu; çünkü doğru hiza ile önce nefesin sonra da ruhun evrensel akışla hizaya girdiğini hissetmeye başlıyorsunuz. Doğru hizayı bulmak için ise bedenin tek bir noktasına değil her noktasını aynı özenle hissettiğiniz bir efor gerekiyor. İşte zaten o noktada ‘asana’nın nefesi, nefesin ‘asana’yı desteklemesi olduğunu algılamaya başlıyor, kasları uzatmaktansa kasları gerçek anlamda kemikleri ve eklemleri destekleyen yapılar olarak güçlendirmekle ilgileniyorsunuz. Bana tüm bunları hatırlatan ve şu an bu kelimeleri yazdıran Iyengar Yoga’nın bendeki yeri bambaşka. Çünkü bedenin zekasına alan açmak vücudu kuvvetlendirirken kendiliğinden gelişen derin bir rahatlamayı beraberinde getiriyor.

Sadece tek bir dersine girdim ama Dina ile çalışmayı çok sevdim. Benim için bu ders bir atölye çalışmasına dönüştü. Daha yakın coğrafyalarda yaşasak, ondan daha fazla öğrenmek isterdim. Bende iz bırakan hocalarım Ramanand Patel ve Hart Lazer da Iyengar kökenli olduğu için, bu sisteme ayrı bir sevgi besliyorum. 

Daha fazlası için: http://www.timelessyoga.co.uk

20 Kasım 2017 Pazartesi

Ayaktaki Pozlar


Asanalardaki tüm temel prensipler ayaktaki pozlarla öğrenilir. Yoga pratiğini sirsasana (baş duruşu) ve sarvangasana (omuz duruşu)'ya giden bir yol olarak düşünürsek tüm ters duruşlarda, -bacakların içe rotasyonu, iç bacakların uzatılması gibi- ayaktaki pozlarla aynı kuralların geçerli olduğunu hatırlamamız gerekir: Çünkü baş aşağı durduğumuzda, ağırlığın da etkisiyle hizayı bulmak zorlaşır. Ayaktaki pozlar, köklenmeyi öğrenmek ve beden farkındalığı için kritik önem taşır.
----------
All basic principles of asanas are learned through standing poses. If we think of a yoga practice towards a path to sirsasana & sarvangasana, for all inversions same rules apply as in standing poses: internal rotation of legs, lengthening inner legs etc. Because when you are upside down, it is harder to find the alignment with the wieght on. Standing poses are critical for learning being grounded and body awareness.

11 Nisan 2016 Pazartesi

Kamboçya'da Yoga Tatili

Kamboçya Siem Reap'tan bildiriyorum. Şu anda saat 23:38 ve hava 28 derece! Hart Lazer ve onun hocası Ramanand Patel'in birlikte düzenledikleri bir 'yoga tatili'ndeyim. Sabaha meditasyonla başlıyoruz, ardından asana pratiği. 4 saate yayılan bu çalışmalarla ilgili paylaşabileceğim ilk gün izlenimini özetlemem gerekirse: Az çoktur (less is more). Sadece 4 asanayı hakkını vererek yaptıktan sonra girdiğim 'savasana'nın derinliklerini keşke kaydetme ve paylaşma imkanım olsa... 

Gün, dünyanın dört bir yanından yoga eğitmenleriyle tanışmak, paylaşmak, farklı dillerde aynı dili konuşmak, biraz şehri koklamak, biraz bisiklet, biraz da masaj şeklinde devam etti. Ulaşım ise hep 'tuktuk'la, bu sıcak havada rüzgarı hissetmek müthiş! Bakalım ilerleyen günler neler getirecek. 
(9 Mart 2016)

United Yoga Siem Reap


Navutu Dreams, Siem Reap

United Yoga, Siem Reap

Tuktuk


United Yoga, Siem Reap

Navutu Dreams, Siem Reap

8 Şubat 2016 Pazartesi

saf halimiz

Leslie Kaminoff "Yoga ‘asana’ları yapmak değildir, yoga ‘asana’ların önüne çıkanları yapmamaktır" diyor. Bu bana Mevlana’nın şu sözünü hatırlatıyor: “Senin görevin aşkı aramak değil, sadece aşkla arana koyduğun bariyerleri ortadan kaldırmaktır.”

Çünkü aşk zaten en doğal halimiz… ‘Asana’lar da belki bize bunu hatırlatmak için var. Bugün en saf halinizi hatırlamaya davet ediyorum. Zorlamadan, zorlanmadan; sadece mat üzerinde var olarak….
---
Leslie Kaminoff  says “Yoga is not about doing the asanas—it's about un-doing what's in the way of the asanas,” and it takes me the famous quote by Rumi: “Your task is not to seek for love, but merely to seek and find all the barriers within yourself that you have built against it.”

Love is our true nature and maybe ‘asana’s are there just to remind it to us. I kindly invite you to remember your pure existence. No pushing, no pulling, just existing on the mat…

18 Şubat 2015 Çarşamba

Richard Freeman'ın İlham Almak

Richard Freeman’ın ‘The Mirror of Yoga’ kitabını okumaya ve okudukça yogayı daha derinden anlamaya devam ediyorum. Kelimeleri, bugüne kadar öğrendiğim ve deneyimlediğim her şeyin üzerine tüm boşlukları dolduran bir cila gibi yayılıyor. Bu bilgiden aldığım ilhamı kendi pratiğime ve derslere aktarabilmeyi umuyorum.

Bugün okuduğum bölümü şöyle özetleyebilirim (birebir çeviri değil, bende bıraktığı tat, benim metinden anladığım diyelim):

Asana, rahat oturuş anlamına gelir ve çoğu kişinin uyguladığı gibi kesinlikle bedene eziyet etmek değildir. Rahat bir yastığa yerleşircesine... Zihin ancak o rahatlık içinde sonsuzluğu yansıtmaya başlar.

Yoga, saf bilincin yükselmesine olanak tanıyan bir platform oluşturmaktır.

Photo Credits: http://www.yogateacherstruestories.com/ashtanga-yoga/interview-richard-freeman-on-ashtanga-yoga

11 Şubat 2015 Çarşamba

Garudasana

Bu akşam kar-kış dinlemeden stüdyoya gelenlerle GARUDASANA’ya doğru uzanan bir yolculukta buluşacağız. Bu asananın ismi Sanskritçe’de "kartal" anlamına gelen “garuda” kelimesinden geliyor. Hindu mitolojisinde Garuda kuşların kralı olarak bilinirdi. Kanatları, pençeleri ve gagası bulunan Garuda, kollara ve bacaklara da sahipti. Vishnu, karanlığa karşı verdiği mücadelede insanlığa yardım ederken Garuda onun taşıyıcısıydı. Adının “yok edici” anlamına geldiği de söyleniyor, çünkü Garuda özünde "güneşin her şeyi yakan şiddetli ışınlarını" temsil ediyor. Bu asana bize kendi korkularımızla, karşılaştığımız zorluklarla denge ve kararlılıkla savaşma gücümüzü hatırlatıyor.

Asananın fiziksel faydalarına gelince… Alt ve üst bacak kaslarını, ayak bileklerini güçlendiriyor. Omuz, kol ve üst sırt kaslarını esnetiyor. Denge ve koordinasyonun gelişmesine yardımcı oluyor, böylece odaklanabilmeyi kolaylaştırarak, konsantrasyonu güçlendiriyor.

12 Ocak 2015 Pazartesi

The Mirror of Yoga'dan...

"Herhangi bir pozun içindeki gerçek anlayış ve özgürlük, o an içinde ortaya çıkan tüm hisleri gözlemlerken açığa çıkar" Richard Freeman, The Mirror of Yoga (s.87)

"...the true insight and freedom within any posture actually comes from being able to observe the sensations, whatever they are as they arise." Richard Freeman, The Mirror of Yoga (pp. 87)

18 Aralık 2014 Perşembe

bedenin derinliklerinde yatan içgörü ve bilinç


The Mirror of Yoga, Richard Freeman
"‘Güneş (ha)’ ve ‘Ay (tha)’ anlamına gelen Hatha, sinir sistemindeki zıtlıkları bir araya getirerek bedenin özünü gözleme açan her tür yoga pratiğini tanımlamak için kullanılabilir. Hatha yoganın değişmez bileşenlerinden biri, bedeni bükerek, kıvırarak, esneterek onun inceliklerini keşfettiğimiz yoga duruş uygulamaları olan ‘asana’lardır. Diğer bir bileşen ise nefesi esneterek, açarak, rafine ederek yakından gözlemlediğimiz pranayama’dır. Hatha yoganın bu fiziksel uygulamalarıyla ekmek yaparken hamuru yoğururcasına beden üzerinde çalışırız, böylece o bilinçsiz et ve kemikten yığınından hayati ve hayat dolu bir şeye dönüşmeye başlar. Bu çalışma aracılığıyla hem bedenin hem de zihnin uyanmaya başladığını gözlemleriz, birbirleriyle bütünleşmeye ve gündelik hayat deneyimimizin parçası olmaya başlarlar. Pratik yapmaya devam ettikçe, vücudun derinliklerinde yatan içgörü ve bilincin özünü ayıklayabileceğimizi yavaş yavaş anlamaya başlarız." 

The Mirror of Yoga, Richard Freeman
-----

“Hatha means “sun (ha)” and “moon(tha)” and it can be used to describe any yoga practice that unites opposite patterns within the nervous system in order to open up the core of the body for our observation. A central component of hatha yoga is asana, the practice of yoga postures, in which we work the body; we turn it, twist it, stretch it, and explore its subtleties. Another component is pranayama, in which we stretch, unfold, refine and closely observe the breathing. Within these physical practices of hatha yoga we work the body like we knead dough when making bread, so that it becomes transformed from an amorphous lump of unconscious flesh and bones into something that is vital and full of life. Through this work we find that both the body and the mind begin to wake up; they begin to unite with each other and with our everyday experience of life. As we continue to practice, we gradually begin to find that we can extract from the body all the juice of insight and consciousness that lies within it.” 

The Mirror of Yoga, Richard Freeman

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Yiannis'le Ruha Dokunmak

Biraz önce Yiannis Andritsos’un YogaŞala Maslak şubesi’ndeki çalışmasından çıktım. Bu akış sonrası aklımda uçuşan sözlerden kimi buraya yansıyacak, bazıları ise korkarım sadece bana kalacak.

Nasıl bittiğini anlamadığım o iki saatin bir yerinde Yiannis “Sometimes mind doesn’t want anything, but we are spirits (Bazen zihin hiçbir şey yapmak istemez, ama biz ruhuz)” dedi.

Gerçekten de kimi zaman yoga yapmak ya da hareket etmek çok zor geliyor. Hatta itiraf etmem gerekir ki, Yiannis’in bugünkü çalışmasına katılmak için son ana kadar kararsız kaldım ve kendimi biraz itmem gerekti. Zihnim 2 saatlik derin bir çalışmaya katılmamak için her türlü mazereti özenle sunuyordu önüme: Yol yorgunusun, daha yeni ders verdin, Yiannis daha buralarda, başka gün gidersin, hem zaten açsın…

Neyse ki zihnimi dinlememeyi başardım.  Eminim sizin de farklı mazeretleriniz vardır ve umarım siz de onlara kulak asmaz ve Yiannis’le tanışma ve çalışma fırsatını yakalarsınız. Çünkü sadece stüdyoda yaratığı o atmosfer bile son derece ilham verici. Kendisi de öyle; acelesizlik, varlığın özünden gelen güven ve pürüzsüz neşe. Seçtiği kelimelerdeki, ses tonundaki samimiyet, yumuşaklık… Onunla tüm asanaların birer araca dönüştüğünü hissettim ve Savasana’da her zaman gittiğimden daha derin bir yerlere gittim, tarifi zor bir gevşeme ve rahatlık...

Savasana’da hareketsizce yatarken Yiannis “ruhun yogaya ihtiyacı yok, gelişmeye, öğrenmeye, başka bir şey olmaya ihtiyacı olmadığı gibi” diyordu.

İyi ki bu çalışmaya katılmışım, çünkü Yiannis akışlarıyla kaygıların olmadığı bir yere götürüyor. Stüdyodan çıktığımda hafif çiseleyen yağmurla yaşamın içinde süzülür gibi yürüyordum, bu deneyimden ağzımda kalan tadı nasıl kelimelere dökeceğimi düşünerek…

Yani diyeceğim o ki, canınız istemese de yoga yapın, çünkü ruhun hiçbir şeye ihtiyacı yok ama bizim “ruh”larımızın varlığını hatırlamaya ihtiyacımız var. Beden tutkusuyla bunu unutsak da bizler ruhu olan bedenler değil, bedeni olan ruhlarız…

Yiannis’in programıyla ilgili daha detaylı bilgi için:




9 Nisan 2014 Çarşamba

SIRSASANA'NIN FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Korkularımızla yüzleşmemizi ve onların üzerine gitmemizi sağlayan sirsasana, hem fiziksel, hem psikolojik hem de duygusal açıdan bir çok yarar sağlıyor. Hipofiz salgı bezini, pineal salgı bezini, bedenin endokrin sistemini, dolaşım sistemini, lenf ve bağışıklık sistemini uyarıyor. Kanı başa doğru kan pompalayan kalbin mola vermesini sağlıyor ve yer çekimi ile aşağı çekilen tüm vücut sıvılarının ters yöne hareket etmesine yardımcı oluyor.

Eski yogiler beden ateşinin karın bölgesinde yandığını ve baş aşağı duruşun bunu körüklediğini ve düzenli uygulandığında hayatı uzattığını söylerlerdi. Kan akışını tazeleyen sirsasana, iskelet sistemi üzerindeki aşağı yönlü baskıyı da tersine çeviriyor. Beyne oksijeni daha zengin kan pompalanıyor ve ayaklardaki basınç sıfırlanıyor. Sirsasana,  zihinsel konsantrasyon ve dikkati arttırıyor ve böylece meditasyonda oturmak kolaylaşıyor. Tepe üstü durmak, ruh halimizi yükselttiği için, depresyona karşı da son derece etkili.

8 Nisan 2014 Salı

yoga yaparken uyuşma hissi

Dün ders çıkışında hayatında ilk kez yoga yapan bir öğrenci, kolunda uyuşma hissettiğini ve bunun normal olup olmadığını sordu. Ben de bugün bu konudan bahsetmek istedim. Kol ve bacaklarda biraz karıncalanma ya da uyuşma hissetmek özellikle yogaya yeni başlayanlarda görülebilen bir durum. Bu, yoga hareketleri vücuttaki birçok kası esneterek kan akışını artırdığı için ortaya çıkabilir. Yoga yaptıkça bu hisler giderek hafifliyor. Ayrıca ilk zamanlarda yoga pratiği sonrası hafif kas ağrıları da olabiliyor. Zaman içinde, asanalara alıştıkça bu şikayetler de azalıyor. Önemli olan ve kesinlikle istemediğimiz şey şiddetli ve noktasal ağrılar!

Yogada stüdyoya adım atarken rekabeti dışarıda bıraktığımızı hatırlamamız gerek. Özellikle yeni başlıyorsanız, ağrı ya da rahatsızlık hissettiğiniz durumlarda bedeninizi dinleyin, risk almayın ve kendinizi zorlamamayı seçin. Yan matta olup bitenlerle ilgilenmeyin. (Serpil Hocam hep “Matta ve hayatta kendini komşunla kıyaslama” derdi). Biraz sabır ve düzenli uygulama ile pozlar yavaş yavaş bedeninize yerleşecektir. Tıpkı zamanla bedenimizin şeklini alan kıyafetler gibi!

1 Nisan 2014 Salı

YOGADA BAKIŞI YÖNLENDİRMEK - drishti


Yoga yaparken zihnin uzantıları olan gözlerimizi nereye odakladığımız önemli. Bunun için Ashtanga Yoga’da her asanada DRISHTI denilen bir yoga tekniği kullanıyor. DRISHTI, gözleri belirli bir noktaya odaklamak anlamına geliyor ve Ashtanga yogadaki her asanada bakış bu belirli 8 noktadan birine yönleniyor.





 

1)      Nasagrai Drishti (burnun ucuna bakış) à yukarı bakan köpek ve ayaktaki öne eğilmelerde kullanılır.

2)      Angusta Ma Dyai Drishti (baş parmaklara bakış) à Virabhadrasana 1 (Savaşçı 1), Urdhva Hastasana’da kullanılır.

3)      Nabi Chakra Drishti (göbek deliğine bakış) à Adho Mukha Svanasana (Aşağı bakan köpek)’te kullanılır.

4)      Pahayoragrai Drishti  (ayak parmaklarına bakış) àOturarak yapılan çoğu öne eğilme pozlarında kullanılır.

5)      Hastagrai Drishti (ellere bakış) à Trikonasana,  Virabhadrasana 1 (Savaşçı 1)’de kullanılır.

6)      Parsva Drishti (yana bakış) à  Oturarak yapılan twist (kıvrılma) hareketlerinde kullanılır.

7)      Urdhva/Antara Drishti  (gökyüzüne doğru yukarı bakış)  à Ardha Chandrasana’da kullanılır.

8)      Naitrayohmadya Drishti  /Broomadhya Drishti (İki kaşın ortasından alna; 3. Göze bakış)  à meditasyonlar, Matsyasana (balık), ters savaşçı pozlarında kullanılır.


DRISHTI konsantrasyon sağlamamıza, hareketi daha eforsuz yapmamıza ve vücuttaki prana (enerji) akışını düzenlememize yardımcı olur.

30 Mart 2014 Pazar

balasana - çocuk pozu

Derslerde her zaman çocuk pozuna geçme özgürlüğünü hatırlatıyorum. Kimi zaman buna direnç oluyormuş gibi geliyor, onun için BALASANA’nın da nihayetinde bir yoga pozu olduğunu hatırlatmak istedim bugün. Çocuk pozu yorulduğumuz an yeniden nefesle bağlantı kurmak için dönebileceğimiz, pratiğimizin her anında bizi bekleyen yumuşacık bir yer…

Faydaları

• Kalça, uyluk ve ayak bileklerini nazikçe esnetir

• Zihni yatıştırır, stresi ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olur

• Baş ve gövde desteklenerek uygulandığında sırt ve boyun ağrılarını dindirir

28 Mart 2014 Cuma

beş element arasında şifalı denge

Dün VAYU’lardan söz etmiştim. Bugün de yoga uygulamasında her elementin nasıl hayat bulduğuna bakalım:

Hatha yoga (yani batıda kısaca yoga dediğimiz ve farklı tarzlarda uyguladığımız fiziksel uygulama) beden aracılığıyla gerçek doğamızla derinden temas etmemizi sağlamak için çok hassas araçlar kullanır. Aşağıda sıralanan beş tekniğin dengeli bir şekilde uygulanması, beş element arasında şifalı bir denge sağlar.

Drishti (bakış noktası) – ETER/BOŞLUK elementi, yoga uygulamasında tek noktaya yönlendirilmiş dikkat; yani drishti ile hayat bulur...

Asana (yoga duruşları) – TOPRAK durağanlığı simgeler. Asanalar, fiziksel yapıdaki eforsuz denge ile toprak elementini uygulamamıza taşır.

Vinyasa (akış) – SU akışkanlığı temsil eder ve Vinyasa akışları ile hayat bulur.

Bandha (kilitler) – ATEŞ dönüşümün simgesidir. Bandha uygulamaları ile yaşanan enerjik değişim süreci, saflığa doğru bir ilerlemedir.

Pranayama (nefes) – HAVA hareketlilik ile temsil edilir, özgürce hareket edebilme yeteneği, nefes ile yoga pratiğine taşınır.

(referans: Godfrey Devereux, Dynamic Yoga)

25 Mart 2014 Salı

SAVAŞÇI POZLARININ MİTOLOJİK HİKAYESİ

Hemen hemen her yoga dersinde uyguladığımız savaşçı pozlarının (Sanskritçe ismiyle Virabhadrasana) ismi, aslında Hint mitolojisinden geliyor. Savaşçı pozları bize haksızlıklara karşı harekete geçme gücü verirken bu eylemin sonuçları konusunda da bizi uyarıyor; yıkıcı olmanın üzüntü, acı ve mutsuzluk getirdiğini de hatırlatıyor:

Bu mite göre, Daksha isimli güçlü bir rahip, bir ayin düzenler ancak en küçük kızı Sati ve kocası Shiva bu törene davet edilmez. Bunu fark eden Sati, partiyi bozmaya karar verir. Davetsiz misafiri karşısında görmekten hiç hoşlanmayan baba, kızıyla şiddetli bir tartışmaya girer. Babasının hakaretleri karşısında öfkelenen ve incinen Sati, “Bana bu bedeni veren sensin ve ben artık bu bedende yaşamak istemiyorum” diyerek kendini ateşe atar. Sati’nin ölümünü öğrenen Shiva çok üzülür. Bir tutam saçını kopararak yere fırlatır. Bu saç bir anda güçlü bir savaşçıya dönüşür. Shiva bu savaşçıya Virabhadra [Vira (kahraman) + Bhadra (arkadaş)] ismini verir ve Virabhadra’ya partiye giderek Daksha’yı ve tüm davetlilerini yok etmesini söyler.
 

Virabhadrasana pozları işte bu savaşçının hareketlerini simgeliyor. Savaşçı 1 pozunda Virabhadra elindeki iki kılıçla partiye gidiyor. Savaçşçı 2, hedefi olan Daksha’yı gördüğü anı simgeliyor. Savaşçı 3 ise onun rakibine çevik ve hassas bir şekilde yaklaşarak kılıcıyla başını kesişini anlatıyor.
 

Hikâyenin devamında, Virabhadra Sati’nin intikamını aldıktan sonra Shiva da oraya gelir ve bu acı manzarayı görür. Orada Shiva, Virabhadra’yıla bütünleşerek “Hare” isimli bir zorbaya dönüşür. Üzgün ve kederli Shiva, Daksha’nın cansız bedenini bulur ve ona bir keçinin başını verir, ki bu da onu yeniden hayata döndürecek olan şeydir... Sonunda Sati yeniden doğar.
Bu asanaları mitolojik hikâyesini unutmadan yaptığımızda sembolik olarak düşmanlarımızı yok edebiliriz. Bunlar kimi zaman içimizde bizi kemiren düşünceler, kimi zaman da dış dünyada yaşadığımız zorluklar olabilir.

Adho Mukha Svanasana.

Her ders sayısız kez tekrar ettiğimiz "aşağı bakan köpek" pozunun sanskritçe adı: Adho Mukha Svanasana.

adho = aşağıya doğru
mukha = yüz
svana = köpek

anlamına geliyor...

"Urdhva Mukha Svanasana" nın yukarı bakan köpek olduğunu ve "urdhva = yukarı doğru" anlamına geldiğini kısa bir not olarak eklemek isterim.