savaşçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
savaşçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2018 Cuma

Menisküs ve Yoga


Yogada diz ağrısı
“Menisküsüm var" cümlesini pek çok kere duyduysanız, siz de “menisküs”ü bir hastalık adı sanan çoğunluktan olabilirsiniz. Oysa menisküs, dizde yastık görevi gören bir yapıdır ve bu nedenle tabii ki herkeste menisküs vardır diyerek konuya bir girizgah yapalım. Dizde yer alan “C” şeklinde bu kıkırdak yapı, dize gelen baskıyı yastıklayarak amortisör görevi görür.

Menisküs ile ilgili bir sorun yaşadıysanız ya da ameliyat olduysanız, bunları zaten çoktan öğrenmiş olmalısınız. Bu yazıda daha çok “bu süreçte kaçınmanız gereken asanalar var mı?” konusuna değinmek istiyorum. Bu önerilerin yogada diz ağrısı çekenler için de faydalı olacağını düşünüyorum.

Bedeni dinlemek, yüklenmemek ve sabırlı olmak… Bunlar zaten yogada her durum için geçerli genel bir yaklaşım olmalı; ama diz özelinde konuya biraz daha yakından bakalım.

Konu diz olunca, sıçramalardan kaçınmak iyi bir fikir; özellikle de ashtanga pratiğiniz varsa… Dizde hassasiyet olan her durumda, yoga pratiğinizi dizi destekleyecek şekilde geliştirmeniz gerekir. Ayaktaki pozlar, diz çevresini kuvvetlendirmek için önerilir, ama tabii ki dizlerinize ekstra özen göstermelisiniz. Örneğin 2. savaşçıda ayağın dış kısmını iyice yere köklemediğiniz zaman dize yük binecektir. (Bu detaya sadece menisküs problem yaşayanların değil, dizi korumak adına herkesin dikkat etmesi gerekir.)

Tüm ayaktaki pozlarda ayak bileğini dizlerle hizalamaya dikkat edin. Özellikle alçak hamle (low lunge), yüksek hamle (high lunge) ve savaşçı pozlarında buna özen göstermelisiniz.

Genel bir bilgi olarak, yogada hiçbir pozun dizi açmayı hedeflemediğini söyleyebilirim, başka bir deyişle hiçbir asanada dizde baskı hissetmediğinizden emin olmalısınız. Kalçalar yeterince açık değilse ve zorlarsanız, bunun bedelini ödeyen daima dizler olacaktır. Bu nedenle, menisküs yırtığı olanlar nelere dikkat etmeli diye soracak olursanız, ayakta ve oturarak yarım lotus ve tam lotus’tan ve kalça eklemi yeterli açıklıkta olmadığı için dizin ödün vereceği her türlü varyasyonundan kaçınmanızı öneririm. Ardha Baddha Padmottanasana (Yarım Lotus Ayakta Öne Katlanma) ya da onun oturarak öne katlanma versiyonu olan Ardha Baddha Padma Paschimottanasana (Yarım Lotus Oturarak Öne Katlanma), Ardha Kapotasana (güvercin) ve Gomukhasana da pratiğinizden çıkarmanız gereken asanalar. Başka bir deyişle menisküs yırtığı olanların yapmaması gerekenler.

Ve son olarak, hatırlatmak isterim ki, hayatın her aşamasında, bedenin yaşadığı her deneyimde, yoga bir amaç değil bedeni duymak için bir araç olmalı. Her bedene uygun bir yoga mutlaka vardır. Yoga yapmak için bedenin esnek, fit ya da sağlıklı olmasını beklemeyin. Yogayı halinize uygun bir şekilde adapte edin. O, sizin dilinizi konuşacaktır. Daima önce bedeninize kulak verin ve unutmayın ki çoğu zaman sakatlıklar, en büyük öğretmendir.

---

3 Aralık 2015 Perşembe

Her şey özgürlük için

Tadasana (dağ)’dan Trikonasana (üçgen)’ya, Parsvakonasana (yan açı)’dan Virabhadrasana (savaşçı)’lara, ayaktaki pozların uzun bir listesi var yogada. Her biri bedenin farklı bölgelerine yoğunlaşıyor olsa da, ayaktaki pozların öğrettiklerini bazı başlıklar altında toplayabiliriz. Ayaktaki pozlar bedene köklenmeyi, topraklanmayı, hiza bulmayı, dengeyi öğretiyor. Daha güçlü ayak ve bacaklarla yere daha sağlam basıyor, alt ve üst beden ilişkisini fark etmeye başlıyor ve daha dayanıklı oluyoruz. Ve böylece güçlü bir alt beden ile omurgayı özgürleştiriyoruz. Zaten tüm asanalar bir anlamda omurgayı uzatmak ve nefesi özgürleştirmek üzerine kurulu. Yani her şey özgürlük için...

13 Ocak 2015 Salı

incinmişliklerimizi görmek

Image by @andrea_corina_romo
Pek çok kez çalışma şansına sahip olduğum ve yakında yeniden Türkiye'ye gelecek olan Hart Lazer "Her birimiz birer savaşçıyız, hislerden kaçınmak için arkasına saklandığımız kalıpları koruruz. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaralanmışlığımızın savunmasızlığını hisettiğimiz anda ise reaksiyonlar devreye girer. Kalıplar çoğunlukla görev, onur, sadakat ve disiplinle ilişkilidir. Bunlar ara sıra cesaret kisvesi altında görünseler de, derin bir inceleme karşısında paramparça olurlar" diyor.

Kırgınlıklarınızla, incinmişliklerinizle yüzleşmek ve kendinize derinden temas etmek istiyorsanız, Hart Lazer’la tanışmanızı öneririm. Şubat 2015’te yine burada olacak. Bedenin neleri hatırladığı, nasıl da sakladığı ve şefkatle nasıl yumuşadığını ve kendine derinden bakmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen ve deneyimleten bir uzman. Yollarını gözlüyorum. Ondan öğrendiklerimin bir tutamını seanslarıma aktarabiliyorsam kendimi şanslı sayarım…

Yogaşala sayfasından kopyaladığım 'Hart Lazer ile 360° Yogaterapi' atölye çalışmasının detaylarını aşağıda bulabilirsiniz. 


360 Yoga Terapi, YogaŞala Nişantaşı


(20-22 Subat, 2015) Yoga pratiği ile kronik ağrılarla başetmek 
Bu modülde Hart, ağrının sinir sistemi ve müsküloskeletal sistem (kemik, kas, bağ, tendon ve eklemlerin oluşturduğu, vücut şeklinin korunmasını ve hareketi temin eden kas-iskelet sistemi) ile ilişkisi, sinir sistemin ağrıya nasıl cevap verdiği gibi kronik ağrılarla başetmenin temel yolları deneyimletilecektir.

Bu modüldeki diğer konular:
- Kalça, kasık, alt bel, boyun ve omuzlar, siyatik, bel bölgesindeki ve dizlerdeki baskılar ve önleme yolları
- Pozlarda incinmeyi önleyici temel teknikler ve varyasyonları
- Yoga fizyolojisi, ağrının anatomisi, müsküloskeletal katmanlarda ağrıyı iyileştirmek için zihnin ve görselleme tekniğinin kullanımı

( 27 Subat – 1 Mart 2015) Yoga pratiğinde sıklıkla karşılaşılan sorunlar ve çözümleri  
Yoga uzmanları ve yoga yapanlar, yoga pratikleri sırasında çeşitli bedensel limit ve gerginliklerle karşılaşırlar. Asana, pranayama ve meditasyonun yanlış anlaşılması ve kullanılmasından kaynaklanan sorunlar da yine yoga pratiğinin kalitesini derinden etkiler. Bu sorunlardan hareket edilerek hazırlanan 4. Modül’de:

-Kendinizin veya danışanlarınızın bedenlerindeki limitleri anlayıp, bu limitlerle nasıl çalışılacağı,
-Gergin noktaları gevşetme ve güçlendirme teknikleri,
-Bedeni 'limitli ve sorunlu' durumdan çıkaracak çözümler (asana ve terapiler) paylaşılacaktır.

*Tüm seviyedeki katılımcılara açıktır.
*Atölye  için sadece nakit ödeme alınabilmektedir.
*İptallerde ücret iadesi mümkün değildir.
*Gerekli katılım sağlanamadığı takdirde atölye iptal olacak ve ücretler iade edilecektir.
*4 modülü tamamlayan tüm katılımcılar 100 Saatlik Yogada Uzmanlaşma Belgesi alacaklar.
*Bu çalışma; modül modül veya tüm modüller birlikte alınabilir.
*Tüm modüller alındığı takdirde, alınan saatler Yogada Uzmanlaşma Programı’na eklenir.


Etkinlik Saatleri: Cuma: 19:00- 21:00 // Cumartesi & Pazar: 9:00-17:00
Etkinlik Yeri: YogaSala Nişantaşı

Etkinlik Ücreti:
Tek modül : 720 TL

HART LAZER

United Yoga Montreal'in kurucularından Hart, yoga uzmanlarının mentoru olarak Yoga dünyasında tanınır. Uzun seneler Ramanand Patel ile Iyengar, Ashtanga gibi pek çok farklı stili pratik eden Hart, her stilin faydalı ve eksik kalan yönlerini deneyimledikten sonra disiplinlerüstü bir yaklaşımla asana mekanikleri ve yoga bilgilerini geliştirme teknikleri üzerinde engin bir deneyime sahip olmuştur. Hart, Yoga ve travmanın bedendeki etkisini çok boyutlu bakış açısı ile araştırmaya devam etmektedir.

1 Temmuz 2014 Salı

ayak bileği burkulması ve yoga


Ayak bileğinizde bir sorun yaşadığınız zaman yogaya başlama zamanına bedeninizi dinleyerek karar verin. Bu süreçte ayakların yük taşımadığı tüm pozları uygulamak mümkün (örneğin viparita karani). 

Yeniden mata döndüğünüzde ise bileğinizi zorlamamak için öneriler şu şekilde: 

Daha fazla denge için her pozu biraz değiştirerek uygulayın. Örneğin savaşçı pozlarında ayaklar birbirine normalde olduğundan biraz daha yakın olmalı. Arka dizi yere yerleştirdiğimiz Anjaneyasana gibi pozlarda da aynı şey geçerli, açıyı daraltarak destek sağlayabilirsiniz. Bilek gücünü kullanan tek ayak üzerindeki tüm denge pozlarından kaçının (örneğin vrksasana); ayrıca diz bükülmeden yapılan her iki bacağın düz olduğu tüm pozlar zorlayıcı olabilir (örneğin trikonasana), çünkü bu pozlarda bilek gücü kullanılıyor.  

Duvar kullanmak ya da yerde uzanarak ayaktaki duruşları yapmak da bir seçenek (X-Y-Z zeminlerinin yer değiştirdiğini düşünerek ayaktaki her pozu yatarak yapmak mümkün.)

Kısacası ayak bileği burkulması durumunda ayaktaki pozları yapmamayı tercih edebilir ya da biraz destek, biraz dikkatle yola devam edebilirsiniz.

25 Mart 2014 Salı

SAVAŞÇI POZLARININ MİTOLOJİK HİKAYESİ

Hemen hemen her yoga dersinde uyguladığımız savaşçı pozlarının (Sanskritçe ismiyle Virabhadrasana) ismi, aslında Hint mitolojisinden geliyor. Savaşçı pozları bize haksızlıklara karşı harekete geçme gücü verirken bu eylemin sonuçları konusunda da bizi uyarıyor; yıkıcı olmanın üzüntü, acı ve mutsuzluk getirdiğini de hatırlatıyor:

Bu mite göre, Daksha isimli güçlü bir rahip, bir ayin düzenler ancak en küçük kızı Sati ve kocası Shiva bu törene davet edilmez. Bunu fark eden Sati, partiyi bozmaya karar verir. Davetsiz misafiri karşısında görmekten hiç hoşlanmayan baba, kızıyla şiddetli bir tartışmaya girer. Babasının hakaretleri karşısında öfkelenen ve incinen Sati, “Bana bu bedeni veren sensin ve ben artık bu bedende yaşamak istemiyorum” diyerek kendini ateşe atar. Sati’nin ölümünü öğrenen Shiva çok üzülür. Bir tutam saçını kopararak yere fırlatır. Bu saç bir anda güçlü bir savaşçıya dönüşür. Shiva bu savaşçıya Virabhadra [Vira (kahraman) + Bhadra (arkadaş)] ismini verir ve Virabhadra’ya partiye giderek Daksha’yı ve tüm davetlilerini yok etmesini söyler.
 

Virabhadrasana pozları işte bu savaşçının hareketlerini simgeliyor. Savaşçı 1 pozunda Virabhadra elindeki iki kılıçla partiye gidiyor. Savaçşçı 2, hedefi olan Daksha’yı gördüğü anı simgeliyor. Savaşçı 3 ise onun rakibine çevik ve hassas bir şekilde yaklaşarak kılıcıyla başını kesişini anlatıyor.
 

Hikâyenin devamında, Virabhadra Sati’nin intikamını aldıktan sonra Shiva da oraya gelir ve bu acı manzarayı görür. Orada Shiva, Virabhadra’yıla bütünleşerek “Hare” isimli bir zorbaya dönüşür. Üzgün ve kederli Shiva, Daksha’nın cansız bedenini bulur ve ona bir keçinin başını verir, ki bu da onu yeniden hayata döndürecek olan şeydir... Sonunda Sati yeniden doğar.
Bu asanaları mitolojik hikâyesini unutmadan yaptığımızda sembolik olarak düşmanlarımızı yok edebiliriz. Bunlar kimi zaman içimizde bizi kemiren düşünceler, kimi zaman da dış dünyada yaşadığımız zorluklar olabilir.