hareket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hareket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2021 Pazar

Çatı Dans'ta Sabine Dahrendorf ile Feldenkreis

ÇATI DANS iyi ki var iyi ki iyi ki! Her gittiğimde aynı hisle çıkıyorum. Bu pazar günü de evde kalıp dizi izlemek ve bisikletime atlayıp Karaköy'e gitmek arasında bir seçim yapmam gerekiyordu. Neyse ki doğru yolu seçtim!

Sabine Dahrendorf, klasik ve çağdaş dans eğitimi alan son dönemde ise daha çok Feldenkreis tekniği ve somatik bir çalışma olan Body Mind Centering ile ilgilenen bir sanatçı. Bugün katıldığım "awareness through movement (hareket odaklı farkındalık)"  atölyesinde de bize destek sağlayan iç organlarımızla hareketi ve sesi keşfettik. İskeleti ve kemik yapıyı bir kap gibi algılayarak ve iç organlarımızın kemik dokusuyla arasındaki diyaloga odaklanarak bedenin kendi dansını ortaya çıkarmasına fırsat verdik. Feldenkreis çalışmasına iç organ boyutu kattığımızı söyleyebilirim. Önce fotoğraftaki gibi iç organların yerini teorik olarak çalışarak başladık ve daha sonra her birini tek tek hissederek hareketle ilişkisini farkındalıkla inceledik. Aslında hep sinir sistemi üzerinde çalışıyoruz ve bunun etkisini çalışma bitince çok net olarak hissedebilirsiniz. 2 saatlik çalışma bittiğinde iki ayağım üzerinde dik dururken gerçekten yere bastığımı hissettim, bedenimle farklı bir ilişki deneyimledim ve çok rahatlamış bir şekilde Karaköy’de şehrin kalabalığına karıştım.

Çatı'nın programını instagram'dan takip edebilirsiniz, Sabine'nin sitesini de incelemek isteyenler için paylaşıyorum:

http://www.sabindahrendorf.com

https://www.instagram.com/catidans/

İyi pazarlar!








10 Mayıs 2014 Cumartesi

özgür bir hafta sonu

"Hareket etmeyen zincirlerini fark edemez. (Those who do not move, do not notice their chains.) " - Rosa Luxemburg 

Hareket ederek zincirlerinizden özgürleştiğiniz rahat bir hafta sonu olsun! İçinde biraz da yoga olsun :)

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Yiannis'le Ruha Dokunmak

Biraz önce Yiannis Andritsos’un YogaŞala Maslak şubesi’ndeki çalışmasından çıktım. Bu akış sonrası aklımda uçuşan sözlerden kimi buraya yansıyacak, bazıları ise korkarım sadece bana kalacak.

Nasıl bittiğini anlamadığım o iki saatin bir yerinde Yiannis “Sometimes mind doesn’t want anything, but we are spirits (Bazen zihin hiçbir şey yapmak istemez, ama biz ruhuz)” dedi.

Gerçekten de kimi zaman yoga yapmak ya da hareket etmek çok zor geliyor. Hatta itiraf etmem gerekir ki, Yiannis’in bugünkü çalışmasına katılmak için son ana kadar kararsız kaldım ve kendimi biraz itmem gerekti. Zihnim 2 saatlik derin bir çalışmaya katılmamak için her türlü mazereti özenle sunuyordu önüme: Yol yorgunusun, daha yeni ders verdin, Yiannis daha buralarda, başka gün gidersin, hem zaten açsın…

Neyse ki zihnimi dinlememeyi başardım.  Eminim sizin de farklı mazeretleriniz vardır ve umarım siz de onlara kulak asmaz ve Yiannis’le tanışma ve çalışma fırsatını yakalarsınız. Çünkü sadece stüdyoda yaratığı o atmosfer bile son derece ilham verici. Kendisi de öyle; acelesizlik, varlığın özünden gelen güven ve pürüzsüz neşe. Seçtiği kelimelerdeki, ses tonundaki samimiyet, yumuşaklık… Onunla tüm asanaların birer araca dönüştüğünü hissettim ve Savasana’da her zaman gittiğimden daha derin bir yerlere gittim, tarifi zor bir gevşeme ve rahatlık...

Savasana’da hareketsizce yatarken Yiannis “ruhun yogaya ihtiyacı yok, gelişmeye, öğrenmeye, başka bir şey olmaya ihtiyacı olmadığı gibi” diyordu.

İyi ki bu çalışmaya katılmışım, çünkü Yiannis akışlarıyla kaygıların olmadığı bir yere götürüyor. Stüdyodan çıktığımda hafif çiseleyen yağmurla yaşamın içinde süzülür gibi yürüyordum, bu deneyimden ağzımda kalan tadı nasıl kelimelere dökeceğimi düşünerek…

Yani diyeceğim o ki, canınız istemese de yoga yapın, çünkü ruhun hiçbir şeye ihtiyacı yok ama bizim “ruh”larımızın varlığını hatırlamaya ihtiyacımız var. Beden tutkusuyla bunu unutsak da bizler ruhu olan bedenler değil, bedeni olan ruhlarız…

Yiannis’in programıyla ilgili daha detaylı bilgi için:




25 Mart 2014 Salı

Body Worlds

Amsterdam'dan bir ipucu daha... Daha önce Türkiye'de de sergilenen ve kaçırdığım için üzüldüğüm "Body Worlds" sergisi, Amsterdam'ın işlek cadddesi Damrak'ta karşıma çıktı. Henüz açılalı 3 gün olmuş, onun için duymamıştım ama bu kalıcı bir sergi; şehrin yeni bir müzesi gibi.

İnsan bedenini kadavralar üzerinden tüm ayrıntılarıyla gösteren Body Worlds, "Mutluluk projesi" adı altında bedenimizle olan ilişkimizin mutlulukla nasıl bağlantılı olduğunu anlatıyor ve daha olumlu düşünmek, hareket etmek, başka insanlarla daha çok zaman geçirmek neden önemli, bunu çeşitli istatistiklerle sergiliyor. "Daha iyi bir iş, daha bir eş, daha çok para" gibi arayışların mutluluk üzerindeki payı sadece %10 civarındaymış. Yani mutlu olmak daha çok bir karar meselesi.

Sergi, canlı bir anatomi dersi gibi. Bütün kas, kemik yapıları, bağ dokular, iç organlar... İnsan bedenini detaylarıyla inceleyebiliyorsunuz. Ve çok net olarak anlaşılan bir şey var ki o da İNSAN BEDENİNİN HAREKET ETMEK İÇİN TASARLANMIŞ olduğu.


Yani YOGA'ya devam! — Amsterdam'da.