Leslie Kaminoff "Yoga ‘asana’ları yapmak değildir, yoga ‘asana’ların önüne çıkanları yapmamaktır" diyor. Bu bana Mevlana’nın şu sözünü hatırlatıyor: “Senin görevin aşkı aramak değil, sadece aşkla arana koyduğun bariyerleri ortadan kaldırmaktır.”
Çünkü aşk zaten en doğal halimiz… ‘Asana’lar da belki bize bunu hatırlatmak için var. Bugün en saf halinizi hatırlamaya davet ediyorum. Zorlamadan, zorlanmadan; sadece mat üzerinde var olarak….
---
Leslie Kaminoff says “Yoga is not about doing the asanas—it's about un-doing what's in the way of the asanas,” and it takes me the famous quote by Rumi: “Your task is not to seek for love, but merely to seek and find all the barriers within yourself that you have built against it.”
Love is our true nature and maybe ‘asana’s are there just to remind it to us. I kindly invite you to remember your pure existence. No pushing, no pulling, just existing on the mat…
doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Şubat 2016 Pazartesi
saf halimiz
Etiketler:
asana,
aşk,
bariyer,
doğal,
engel,
existence,
Leslie Kaminoff,
love,
mevlana,
pure,
rumi,
saf
6 Mayıs 2015 Çarşamba
Neden yoga yapıyoruz?
| Yediburunlar Lighthouse - Fethiye Ürün Kurtiç Eşliğinde Yoga ile Yenilenme Kampı, Eylül 2014 |
Bence buna bir açıklık getirmekte yarar var. Aslında beden içindeki her bir hücrenin gelişmeye ve büyümeye karşı bir ihtiyaçı vardır. Hepimizin sezgisel olarak büyümeye ve olgunlaşmaya karşı bir dürtüsü vardır.
İçimizde sınırlanmış ve bastırılmış hissettiğimiz zaman kendimizi mutsuz hissederiz. Her insanın içinde daha tam ve özgür olma isteği vardır.
Belki ne olduğumuzu ve kim olduğumuzu tam bilmiyoruz. Belki kendimizi içimizde bastırılmış, karmaşık, tatminsiz hissediyoruz. Ama bu hisler bizi daha tam olmamız için bir yola doğru sürükleyebilir. Buna nasıl cevap veriyoruz?
Kendi içimizde bir cevap bulabiliriz. Hayat bilinç, akıl, ve duyarlılığa bağlı. Bu akıldan faydalanmak için onun dilini öğrenmemiz ve anlamamız gerekiyor. Zeka ile direk bilinçli, metodolojik bir şekilde ilişkiye girmemiz gerekiyor. Yoganın anahtarı hissetmekte yatıyor. Hissetmek bizi zihne karşı koruyabilir. Zihin ile yakınlaşmamız gerekiyor. Ve hissetmek bu ilişkinin anahtarını ve özünü oluşturuyor.
Yoga yaparken hissetmek ile bir ilişki kuruyoruz. Amacı kim olduğumuz ve ne olduğumuz ile yakınlaşmak. Beden, zihin ve ruh bir bütünlük içindeler. Ve bu bütünlüğü deneyimlemek, keşfetmek, anlamak ve onurlandırmak yoga aracılığı ile mümkün olabiliyor. Bu bütünlük içinde ikilik kavramları yok olmaya başlıyor.
Hassasiyet ve duyarlılığı davet ediyoruz. Ve var olan bütünlüğümüze yeniden erişmeye başlıyoruz.
Beden an be an his üretiyor. Bir his hissettiğin zaman artık biliyorsun ki gerçek bir şey ile meşgulsün. Bu şey şimdide oluşuyor, bu şey şimdide burada mevcut. Yoganın beden ve zihin zekâsına erişmekten başka bir gündemi yok. Olan ne varsa yogayı gerçek kılıyor.
Çoğu zaman yüzümüze bir tebessüm ifadesi getiriyoruz. Gülümsememiz gerekmediği halde, bazen yalan söylemek için gülümsüyoruz. Sosyal olarak yalan söylemeye teşvik ediliyoruz. Dürüst olmamaya alışkanlık olarak şartlandırılıyoruz. Duyarlı ve dürüst müyüz araştırmasına yoga aracılığı ile girmeye başlıyoruz. Araştırma içinde doğal olarak daha dürüst olmaya başlayacağız. Hayatın özünde yatan dürüstlük.
Bedenimize bedenimizi onurlandırarak yaklaşmamız gerekiyor.
Bedenimiz, hayatımızın bir ifadesi ve aynası. Ve hareket etmeye programlanmış. Hareket eylemin temelini oluşturuyor. Sabitlik hareketsizlik demek değildir. Hayat ölüm demek değildir. Hayat ölüm üzerine inşa olmuştur o başka. Sabitlik öldüğün zaman gerçekleşir. Hareket sabitliğe açılan bir kapı aralığı, bir giriş. Hareket vasıtası ile hisler üretiyoruz ve hareket sayesinde hislerimiz ile samimileşiyoruz. Bedenin zekasını onurlandırdıkça aslında hayatı onurlandırıyoruz. Sabitlik sessizliktir. Ve yoga yaptıkça olan ne varsa daha rahat olmaya başlıyoruz. Ve böylece daha özgür ve tam bireyler olmaya başlıyoruz."
NOT: Bu metni aldığımız eğitim esnasında Mey Elbi paylaşmıştı. Üzerinde çevirmenin ismi yazmadığı için ben de paylaşamıyorum maalesef, ama emeğine saygımı buradan iletmek istiyorum.
Etiketler:
ayna,
beden,
bütünlük,
büyümek,
doğal,
duyarlılık,
dürüstlük,
gelişmek,
Godfrey Devereux,
hassas,
hassasiyet,
hayat,
hissetmek,
ifade,
kimlik,
neden yoga,
özgür,
sezgi,
yogada hissetmek,
zihin
20 Ocak 2015 Salı
OMURGANIN DOĞAL KIVRIMI
![]() |
| Image: Dr James Buddle, Melbourne |
Omurganın doğal kıvrımını bularak pozlara girmek başka bir şey;
Çünkü yoga matıma daha büyük bir heyecanla çıkıyorum son 3 gündür, sanki bedenimin bana anlatacağı çoook şeyler var ve ben bugüne kadar onu hep susturmuşum gibi.
Çünkü asanalarda 'omurgamın doğal kıvrımını koruma' hissi, sadece omurgamı değil, ruhumu da özgürleştiriyor sanki. Tabii bu çok büyük bir cümle, öyle kolay ve birdenbire olmuyor bu işler biliyorum ama, en azından bir çıkış yolu sanki, kendimle en azından birazcık da olsa daha samimi bir ilişki kurmak adına. Omurganın doğal haline saygı duyarak asanalara girme bilinci, aslolan özüme saygı duyarak hayatı karşılamayı hatırlatıyor ve bu çok güzel. Her kimsem o olarak, kendi sınırlarımın izin verdiği ölçüde, doğal halime saygı duyarak ve özenle yaşamak. En azından niyet etmek buna...
Tekrar edip durduğum ezberi bozmak ve gerçeğe bakmak, her 'an'ı yeniden keşfetme sorumluluğu içinde... Başka bir şey olacağım diye kendimi itip kakıp hırpalamak ve o pozdan bir diğerine ve o halden bir diğerine, o rolden bir diğerine sürüklemek yerine (matın üzerinde ve dışında) olduğum yerden başlama hissi. Bir samimiyet durumu, insanın kendisiyle kurduğu.
Hem heyecan verici, hem de çok zor. İtiraf ediyorum, aynı duyguya Chuck Miller'ın derslerine girdikten sonra da kapılmıştım ama adını tam koyamamıştım. Sadece bu yüzleşmeyle gelen müthiş bir moral bozukluğu hatırlıyorum, hatta galiba bir ders sonrası ağlayarak işe gitmiştim. Nedense daha sonra bu farkındalığı pratiğime yansıtamadım, yeniden en uca gideyim, en çok açılayım, yapabileceğimin sınırlarına gideyim derdine düştüm - bedenim bana haykırsa da duymayarak belki de. Alışkanlığa sığındım yani matta ve hayatta.
Şimdi bu yüzleşme, ikinci kez, yine moralimi bozuyor, bozmuyor desem yalan (ve hatta bedenin kendini korumak için hissizleşmesi bilgisi canımı acıtıyor), ama yine de merak ediyorum şimdi matın üzerinde olacakları. Bir çocuk gibi ellerimi kavuşturarak çenemin altında, izlemek için sabırsızlanıyorum bu sürecin içinde bulacaklarımı. Bir yandan böyle büyük cümlelerin EGO'nun işi olduğunu da biliyorum. Adımlar çoook naif ve ufak zira bu yolculukta.
-----
My search for the natural curve of the spine is a big step in my yoga journey...
Etiketler:
awareness,
beden,
Chuck Miller,
confrontation,
dinlemek,
doğal,
ego,
ezber,
farkındalık,
kıvrım,
mey elbi,
natural,
omurga,
respect,
samimiyet,
saygı,
sınırlar,
sincerity,
spine,
yüzleşme
26 Mart 2014 Çarşamba
doğal deodorant yapımı

Çoğu deodorant ve kol altı roll-on çok fazla kimyasal madde içeriyor ve onları her gün kullandığımız için sağlımızı tehdit ediyorlar. Bu kimyasallar içinde en fazla kaçınılması gereken ise sağlık için son derece tehlikeli olan alüminyum. Alüminyumun meme kanseri, alzheimer hastalığı, kemik oluşumu bozukluğu ve böbrek problemleri gibi sorunlara yol açtığı biliniyor. (Hatta kadınlarda meme kanserinin sol göğüste daha fazla görüldüğünü, çünkü çoğu insan sağlak olduğu için sağ el ile daha fazla deodorant uygulayabildiğini duymuştum.) Peki doğal dedorantı evde, kendimiz nasıl yapabiliriz? İki farklı ve son derece kolay tarif buldum. (internette kısa bir araştırmayla pek çok farklı seçeneğe ulaşabilirsiniz, hem de hepsi birbirinden kolay.) Ben uğraşamam diyorsanız, lütfen en azından alüminyumsuz, parabensiz ürünler satın almaya çalışın. Denemek isterseniz de tarifler şu şekilde:
Doğal Toz Deodorant -1
1/4 bardak (59 ml) karbonatı bir kaba koyun. (Karbonat koku emici özelliğe sahiptir ancak tek başına kullanmak cilt tahrişine neden olabilir.) 1/4 bardak (59 ml) mısır nişastası veya ararot tozunu bu kaba ekleyin. (Oluşan ter miktarını azaltmaya ve ciltte oluşabilecek tahrişi önlemeye yardımcı olur). İyice karıştırın. Bu toz karışımını pamuklu çubuk ya da el ile kol altına uygulayabilirsiniz.
Doğal Krem Deodorant -2
(Fotoğrafta gösterilen) Evde kendi krem deodorantınızı yapmak için, ¼ bardak mısır nişastası ile ¼ bardak kabartma tozunu metal bir kapta karıştırarak ateşe koyun. 1 çorba kaşığı hindistan cevizi yağı ekleyin (organik marketlerde satılıyor). Yağ ısınınca ve toz karışımla tamamen karışınca soğumaya bırakın. Yarı – katı bir kütle olarak sertleşecektir. Ocağı mümkün olan en düşük ısıya getirerek açın. Krem kıvamına gelene kadar, yavaş yavaş 7 çorba kaşığı Hindistan cevizi yağını bu karışıma daha ekleyin. Karışımı ocaktan alarak soğumaya bırakın. Spatula yardımıyla temiz bir kaba koyun. Kol altına istediğiniz şekilde uygulayabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
