kimlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kimlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2021 Cumartesi

ŞİFA MEDİTASYONU Ra Ma Da Sa Sa Say So Hung

Bugünü evde hasta geçirirken ve PCR test sonucunu bekleyip acaba COVID miyim diye düşünürken, RAMADASA meditasyonu düştü aklıma. Meditasyonu uygulamadan önce detaylarıyla okuyup hatırlamak istedim, sonra bllgilerimi tazeleyince de sizinle paylaşmaya karar verdim. Bu meditasyon, Kundalini Yoga Eğitmenlik Eğitimi'ne başlamadan önce bana verilen meditasyondu. O nedenle de bende yeri ayrıdır. Büyük bir heyecan ve merakla beklediğim eğitime bu mantra beni hazırlamıştı diyebilirim. Size ve sevdiklerinize şifa olması niyetiyle paylaşıyorum. 

ŞİFA MEDİTASYONU

Ra Ma Da Sa, Sa Say So Hung, kutsal şifa meditasyonunun mantrasıdır. Bu şifa meditasyonunu uzaktan şifa ile sevdiklerimize ve kendimize yönlendirebiliriz. Bu uygulama  zamanın ve mekanın sınırlarının ötesindedir. Mudra ve mantrayı uygun şekilde uygulamak, enerji akışını dengeler ve bu da meditasyonu daha da güçlü hale getirir. Uygulamak için rahat bir oturuşa geçin. (Omurga dik ve tabanlar yerde olacak şekilde sandalyede oturmak her zaman bir seçenek, unutmayın!) ve hafif bir çene kilidi uygulayın. Dirsekler kaburgalara temas etsin, ön kollar ise neredeyse yere dik şekilde konumlansın. Ön kollar bedenin merkezinden 45 derecelik bir açıyla ileri yönelsin. Avuç içleri düz olmalı ama gerginlik taşımamalı. Tüm parmaklarınızı birleştirin. Meditasyon esnasında gözler kapalı olsun. Bu mantra 8 temel sesten oluşur: Ra Ma Da Sa, Sa Say So Hung.


Ra, Güneş'in enerjisidir: güçlü, parlak ve sıcak. Enerji verir ve arındırır.


Ma, ayın enerjisidir: Kabul edici, serin ve besleyici.


Da, Dünyanın enerjisidir: Güvenli.


Sa, Sonsuzluktur. Kozmos tüm boyutlarıyla, açıklığıyla, genişliğiyle ve bütünlüğüyle Sa'dır.


Sa, Sonsuzluğu temsil eder. 


Say, deneyimin toplamıdır ve kişiye özeldir. Bu, kutsal bir "Sen" duygusudur. Sonsuzluğun vücut bulmuş halidir.


So, kimlik duygusunu ve algısını temsil eder. 


Hung Sonsuzdur, titreşen ve gerçektir. İksi bir arada (So ve Hung) şu anlama gelir: "Ben Sen'im."




**********************

İyi hafta sonları!







6 Mayıs 2015 Çarşamba

Neden yoga yapıyoruz?

Yediburunlar Lighthouse - Fethiye
Ürün Kurtiç Eşliğinde Yoga ile Yenilenme Kampı, Eylül 2014
Dinamik Yoga metodunun kurucusu Godfrey Devereux "neden yoga yapıyoruz?" sorusuna şöyle cevap veriyor:

Bence buna bir açıklık getirmekte yarar var. Aslında beden içindeki her bir hücrenin gelişmeye ve büyümeye karşı bir ihtiyaçı vardır. Hepimizin sezgisel olarak büyümeye ve olgunlaşmaya karşı bir dürtüsü vardır.

İçimizde sınırlanmış ve bastırılmış hissettiğimiz zaman kendimizi mutsuz hissederiz. Her insanın içinde daha tam ve özgür olma isteği vardır.

Belki ne olduğumuzu ve kim olduğumuzu tam bilmiyoruz. Belki kendimizi içimizde bastırılmış, karmaşık, tatminsiz hissediyoruz. Ama bu hisler bizi daha tam olmamız için bir yola doğru sürükleyebilir. Buna nasıl cevap veriyoruz?

Kendi içimizde bir cevap bulabiliriz. Hayat bilinç, akıl, ve duyarlılığa bağlı. Bu akıldan faydalanmak için onun dilini öğrenmemiz ve anlamamız gerekiyor. Zeka ile direk bilinçli, metodolojik bir şekilde ilişkiye girmemiz gerekiyor. Yoganın anahtarı hissetmekte yatıyor. Hissetmek bizi zihne karşı koruyabilir. Zihin ile yakınlaşmamız gerekiyor. Ve hissetmek bu ilişkinin anahtarını ve özünü oluşturuyor.

Yoga yaparken hissetmek ile bir ilişki kuruyoruz. Amacı kim olduğumuz ve ne olduğumuz ile yakınlaşmak. Beden, zihin ve ruh bir bütünlük içindeler. Ve bu bütünlüğü deneyimlemek, keşfetmek, anlamak ve onurlandırmak yoga aracılığı ile mümkün olabiliyor. Bu bütünlük içinde ikilik kavramları yok olmaya başlıyor.

Hassasiyet ve duyarlılığı davet ediyoruz. Ve var olan bütünlüğümüze yeniden erişmeye başlıyoruz.

Beden an be an his üretiyor. Bir his hissettiğin zaman artık biliyorsun ki gerçek bir şey ile meşgulsün. Bu şey şimdide oluşuyor, bu şey şimdide burada mevcut. Yoganın beden ve zihin zekâsına erişmekten başka bir gündemi yok. Olan ne varsa yogayı gerçek kılıyor.

Çoğu zaman yüzümüze bir tebessüm ifadesi getiriyoruz. Gülümsememiz gerekmediği halde, bazen yalan söylemek için gülümsüyoruz. Sosyal olarak yalan söylemeye teşvik ediliyoruz. Dürüst olmamaya alışkanlık olarak şartlandırılıyoruz. Duyarlı ve dürüst müyüz araştırmasına yoga aracılığı ile girmeye başlıyoruz. Araştırma içinde doğal olarak daha dürüst olmaya başlayacağız. Hayatın özünde yatan dürüstlük. 

Bedenimize bedenimizi onurlandırarak yaklaşmamız gerekiyor.

Bedenimiz, hayatımızın bir ifadesi ve aynası. Ve hareket etmeye programlanmış. Hareket eylemin temelini oluşturuyor. Sabitlik hareketsizlik demek değildir. Hayat ölüm demek değildir. Hayat ölüm üzerine inşa olmuştur o başka. Sabitlik öldüğün zaman gerçekleşir. Hareket sabitliğe açılan bir kapı aralığı, bir giriş. Hareket vasıtası ile hisler üretiyoruz ve hareket sayesinde hislerimiz ile samimileşiyoruz. Bedenin zekasını onurlandırdıkça aslında hayatı onurlandırıyoruz. Sabitlik sessizliktir. Ve yoga yaptıkça olan ne varsa daha rahat olmaya başlıyoruz. Ve böylece daha özgür ve tam bireyler olmaya başlıyoruz."

NOT: Bu metni aldığımız eğitim esnasında Mey Elbi paylaşmıştı. Üzerinde çevirmenin ismi yazmadığı için ben de paylaşamıyorum maalesef, ama emeğine saygımı buradan iletmek istiyorum. 



28 Mart 2014 Cuma

AKLIN UYKUSU


Şu sıralar Arter'de Marc Quinn'in bir sergisi var: AKLIN UYKUSU. En üst katta, yoga pozlarını andıran duruşlarda tasvir edilen bronzdan bedenler, evrende enerjinin dönüşümü üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor. Beden ve algı, estetik ve kimlik, yaşam ve ölüm hakkındaki düşüncelerinizi yeniden gözden geçirmek isterseniz, 27 Nisan'a kadar İstiklal Cad. No: 211…

2 mart 2013