büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2018 Perşembe

Boşluk - Space

"Between stimulus and response there is a space. In that space is our power to choose our response. In our response lies our growth and our freedom." 
Viktor E. Frankl


"Uyaran ve ona verdiğimiz tepki arasında bir boşluk vardır. İşte bu alanda bizim tepkimizi seçme gücümüz yatar. Verdiğimiz tepkide, gelişimimiz ve özgürlüğümüz gizlidir." 
Viktor E. Frankl

11 Nisan 2016 Pazartesi

Süreci Onurlandırmak

"Yeryüzüne bir gül tohumu ektiğimizde onun küçük olduğunu fark ederiz, ama onu ‘köksüz ve sapsız olduğu için eleştirmeyiz. Ona bir tohumun ihtiyaç duyduğu su ve besini sağlar ve ona bir tohum gibi davranırız. toprağı yararak içinden çıktığında onu henüz olgunlaşmamış ve az gelişmiş olarak nitelendirmeyiz; ya da tomurcuklar belirdiği halde henüz açmadığı için onu eleştirmeyiz. Bitkiye, gelişiminin her aşamasında ihtiyacı olan her türlü bakımı sağlarız. Gül, tohum olduğu andan öldüğü ana kadar bir güldür. Tüm potansiyelini daima özünde içerir. Hep bir değişim sürecinde görünür, ama varlığının her aşamasında, her an, olduğu haliyle zaten mükemmeldir. "
-Timothy Gallwey

GÖRSELE DAİR: Bu fotoğrafın ne yogayla ne de gülle bir ilgisi yok diyebilirsiniz, ama bu metni paylaşmak için aldığım ilham, hafta sonu çıktığım bisiklet turunda gizli. Onun için taze bir görüntü eklemek istedim; baharı, yolları ve gelişmek ve öğrenmek için içimizde her daim saklı duran büyüme potansiyelimizi hatırlatmak için…
----
“When we plant a rose seed in the earth, we notice that it is small, but we do not criticize it as “rootless and stemless.” We treat it as a seed, giving it the water and nourishment required of a seed. When it first shoots up out of the earth, we don’t condemn it as immature and underdeveloped; nor do we criticize the buds for not being open when they appear. We stand in wonder at the process taking place and give the plant the care it needs at each stage of its development. The rose is a rose from the time it is a seed to the time it dies. Within it, at all times, it contains its whole potential. It seems to be constantly in the process of change; yet at each state, at each moment, it is perfectly all right as it is.”
—Timothy Gallwey

ABOUT THE IMAGE: You might say ‘this photo has nothing to do with neither yoga nor a rose’, but I was inspired to share this quote because of a cycling tour I had joined this weekend; therefore I wanted to share a ‘fresh’ image in order to remind the spring, the roads, and our hidden growth potential inside to progress and to learn at all times.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Neden yoga yapıyoruz?

Yediburunlar Lighthouse - Fethiye
Ürün Kurtiç Eşliğinde Yoga ile Yenilenme Kampı, Eylül 2014
Dinamik Yoga metodunun kurucusu Godfrey Devereux "neden yoga yapıyoruz?" sorusuna şöyle cevap veriyor:

Bence buna bir açıklık getirmekte yarar var. Aslında beden içindeki her bir hücrenin gelişmeye ve büyümeye karşı bir ihtiyaçı vardır. Hepimizin sezgisel olarak büyümeye ve olgunlaşmaya karşı bir dürtüsü vardır.

İçimizde sınırlanmış ve bastırılmış hissettiğimiz zaman kendimizi mutsuz hissederiz. Her insanın içinde daha tam ve özgür olma isteği vardır.

Belki ne olduğumuzu ve kim olduğumuzu tam bilmiyoruz. Belki kendimizi içimizde bastırılmış, karmaşık, tatminsiz hissediyoruz. Ama bu hisler bizi daha tam olmamız için bir yola doğru sürükleyebilir. Buna nasıl cevap veriyoruz?

Kendi içimizde bir cevap bulabiliriz. Hayat bilinç, akıl, ve duyarlılığa bağlı. Bu akıldan faydalanmak için onun dilini öğrenmemiz ve anlamamız gerekiyor. Zeka ile direk bilinçli, metodolojik bir şekilde ilişkiye girmemiz gerekiyor. Yoganın anahtarı hissetmekte yatıyor. Hissetmek bizi zihne karşı koruyabilir. Zihin ile yakınlaşmamız gerekiyor. Ve hissetmek bu ilişkinin anahtarını ve özünü oluşturuyor.

Yoga yaparken hissetmek ile bir ilişki kuruyoruz. Amacı kim olduğumuz ve ne olduğumuz ile yakınlaşmak. Beden, zihin ve ruh bir bütünlük içindeler. Ve bu bütünlüğü deneyimlemek, keşfetmek, anlamak ve onurlandırmak yoga aracılığı ile mümkün olabiliyor. Bu bütünlük içinde ikilik kavramları yok olmaya başlıyor.

Hassasiyet ve duyarlılığı davet ediyoruz. Ve var olan bütünlüğümüze yeniden erişmeye başlıyoruz.

Beden an be an his üretiyor. Bir his hissettiğin zaman artık biliyorsun ki gerçek bir şey ile meşgulsün. Bu şey şimdide oluşuyor, bu şey şimdide burada mevcut. Yoganın beden ve zihin zekâsına erişmekten başka bir gündemi yok. Olan ne varsa yogayı gerçek kılıyor.

Çoğu zaman yüzümüze bir tebessüm ifadesi getiriyoruz. Gülümsememiz gerekmediği halde, bazen yalan söylemek için gülümsüyoruz. Sosyal olarak yalan söylemeye teşvik ediliyoruz. Dürüst olmamaya alışkanlık olarak şartlandırılıyoruz. Duyarlı ve dürüst müyüz araştırmasına yoga aracılığı ile girmeye başlıyoruz. Araştırma içinde doğal olarak daha dürüst olmaya başlayacağız. Hayatın özünde yatan dürüstlük. 

Bedenimize bedenimizi onurlandırarak yaklaşmamız gerekiyor.

Bedenimiz, hayatımızın bir ifadesi ve aynası. Ve hareket etmeye programlanmış. Hareket eylemin temelini oluşturuyor. Sabitlik hareketsizlik demek değildir. Hayat ölüm demek değildir. Hayat ölüm üzerine inşa olmuştur o başka. Sabitlik öldüğün zaman gerçekleşir. Hareket sabitliğe açılan bir kapı aralığı, bir giriş. Hareket vasıtası ile hisler üretiyoruz ve hareket sayesinde hislerimiz ile samimileşiyoruz. Bedenin zekasını onurlandırdıkça aslında hayatı onurlandırıyoruz. Sabitlik sessizliktir. Ve yoga yaptıkça olan ne varsa daha rahat olmaya başlıyoruz. Ve böylece daha özgür ve tam bireyler olmaya başlıyoruz."

NOT: Bu metni aldığımız eğitim esnasında Mey Elbi paylaşmıştı. Üzerinde çevirmenin ismi yazmadığı için ben de paylaşamıyorum maalesef, ama emeğine saygımı buradan iletmek istiyorum.