korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2021 Cuma

Böbrekler için Egzersiz

KUNDALİNİ YOGA SETİ

7 Kasım Salı akşamı böbrekler üzerinde çalışan bir kundalini yoga seti uygulayacağız. Derin nefeslerle toksinleri dışarı atacağız; yeterince sıvı almıyorsanız bu esnada mide bulantısı olabilir; o yüzden dilerseniz şimdiden bol su içmeye başlayın. "Exercise Set for the Kidneys" adlı seri 7 egzersizden oluşuyor. Birlikte geçireceğimiz 80 dakikanın ardından çok daha dengeli, enerjik, huzurlu hissedeceğinizi umuyorum. 

BÖBREKLERİN GÖREVİ

Peki neden böbrekler üzerinde çalışıyoruz? Çünkü böbrekler, özel kan damarlarıyla, vücuttaki atık ve toksik maddeleri uzaklaştıran bir filtre görevi görüyor; aynı zamanda gerekli vitaminleri, amino asitleri, glikozu, hormonları ve diğer hayati maddeleri kan dolaşımına geri döndürüyor. Olası böbrek fonksiyon bozukluğu ise tüm fiziksel yapıyı etkileyebilir. 

BÖBREK MERİDYENİ VE DENGE

Böbrekler, yaratıcılık ve cinsellik kaynağımızı temsil eden ikinci çakra veya sakral çakra olarak anılan Svadhisthana'ya bağlı. Böbrek meridyeni, boyun omurlarından köprücük kemiğine ve kürek kemiğine uzanan trapez kaslarını da etkiliyor. Bu nedenle böbrek meridyenindeki dengesizlik, tüm yapıyı olumsuz etkileyebiliyor, pelvik rahatsızlıklara yol açabiliyor.  


BÖBREKLERDEKİ SORUNLAR NE ANLAMA GELİYOR?

Böbrekler dengeyi korumaya çalışan bir çift terazi gibi görebiliriz ve böbreklerdeki bir dengesizlik belki de ebeveynlerimizden miras kalan bir adaletsizlik duygusunun yansıması. Sorunlu böbrekler, kişinin kendi ihtiyaçları hakkında karar verememe ya da kötü bir karar verme eğilimini gösterebilir. Hastalıklı bir böbrek, aynı zamanda, ilişkilerde veya yakın zamanlardaki bir durumda algılanan iç kaynak eksikliğini veya güçsüzlüğünü de gösterebilir. Beklentileriniz karşılanmadığı için hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz ve bu da sert yargılarla sonuçlanmış olabilir. Hayatta kalma gibi temel korkular da böbrek meridyeni ile ilişkili olabilir. Ayrıca cinsel güvensizlik de yine bu meridyen ile ilişkilidir.


Öyleyse gelin, geçmiş korkularla yüzleşmek için bir adım atalım. 7 Kasım Salı akşamı YogaŞala Nişantaşı'nda buluşalım. Detaylar için: https://yogasala.com


31 Mart 2020 Salı

Hart Lazer’dan Korona Günleri İçin Mesaj

Ramanand Patel ve Hart Lazer'ın Yoga asana
ve meditasyon inzivası, Kamboçya, Mart 2016 
Değerli hocamız Hart Lazer’dan bu zor günler için bir mesaj var. United Yoga Montreal’in izniyle çevirisini paylaşıyorum. 

Hart’ın notu:
Dünyada hüküm süren bu çok özel zaman diliminde, sağlığa ve finansal rahatlığa olan iflah olmaz düşkünlüğümüzden ve izole, keyif dolu, bireysel biçimde yaşamaya hakkımız olduğuna dair bitmek bilmeyen inancımızdan kaynaklanan bir korkuya ve paniğe kapılmak olası.

Bu viral tehditten hiç ders almıyorsak bile en azından Indra'nın ağı ile birbirimize bağlı olduğumuzu öğrenelim. Her birimiz açıklanamaz bir şekilde bir diğeriyle temas halinde.

Biz insanlar, açıklanamayan olaylar karşısında, anlamak ve kalplerimizdeki hassasiyetle kalmak konusundaki yetersizliğimizden kaçmanın yollarını arıyoruz.  

CHARLOTTE JOKO BECK bu kaçış mekanizmasını 3 kategoriye ayırıyor: Analiz, suçlama ve düzeltme. Bunlar, kalbimizdeki hassasiyetten kaçınmanın farklı yolları.

Neden analiz ediyoruz? Çoğunlukla şüphe duymamak ve bazı şeylerden emin olmak istiyoruz. Ayaklarımızın altındaki zeminin titremesinden hoşlanmıyoruz. Ne olup bittiğini zihinsel olarak kavrarsak bunun bize kolaylık ve rahatlık getireceğine inanıyoruz.

Analiz etmek bir problem midir? Kesinlikle değil. Peki bu gerçeklikten kaçmanın bir yolu mudur? Çoğunlukla.

Düzeltmek bir problem midir? Tabii ki hayır, ama el becerisi ile bir şeyi düzeltmek ile hayal dünyasında bir şeyleri düzeltmeye çalışmak birbirinden çok farklıdır.

Korku, çaresizlik ve kontrol kaybı hissiyle kalmak, çalışmanın başlangıç noktasıdır. 

Suçlamak bir problem midir? Evet, evet, evet.... Bu, belirli etnik grupların yaydığı bir hastalık değil, bir virüstür. 

Şimdi, yoga asana ve meditasyon pratiklerimizin bize öğrettiklerini uygulamaya koyma fırsatıdır: Olanı olduğu gibi kabul etmek ve korkumuzu, yalnızlığımızı ve evrendeki olayları kontrol edemeyeceğimizi hissetmek.

Size yoga asana ve meditasyonun temellerini defalarca ifade etmeye çalıştım. Bana göre bu uygulamalar, zor durumlarda gerçekte olanlardan kaçınmak yerine gerçeği yaşamak için bir hazırlıktır.

Bu zor bir iş, ama yapılması gereken budur.

Korku, yalnızlık, rahatsızlık hisleri ile kalın ve savunmasızlığınıza sabır ve sevgi ile dokunun.

Korku, suçlamaya değil, sevgiye yol açmalı.

İzolasyon, yalnızlığa değil, sevgiye yol açmalı. 

Dar bakış açısının ve korkunun ötesine ulaşın.

Şimdi, pratiğimiz budur.

***
Bu çeviriyi yaparken bile gözlerim doldu, Hart’ın öğrettiklerini, şefkatini ve her defasında beni saf gerçekle yüzleştirme becerisini içimde hissettim. Hayatıma değmiş bu yüce öğretmene sonsuz şükranlarımla bu notu paylaşmayı bir borç bilirim.  

Bu notun orijinal İngilizce versiyonunu UYG instagram hesabından okuyabilirsiniz. 

1 Ekim 2019 Salı

Rebirthing 2019 - istanbul


28 Eylül 2019 Cumartesi günü, İstanbul'da Kundalini Yoga yeniden doğum (rebirthing) etkinliğindeydim. Kundalini Yoga Eğitmenlik Eğitimi'ni aldığım hocalarım olan ve AAA Ajai Alai Awakening’in kurucu eğitmenleri Sat Sarbat Kaur ve Satmukh Singh Türkiye’deydi ve onları yeniden görmek, dinlemek ve bu sayede özümü hatırlamak içimi hareketlendirdi. Bu sayede BÜMED’in yeşillikler içindeki muhteşem tesisi ile de tanışmış oldum. 

Rebirtihing 2019 - istanbul
“Ben kimim” sorusuna cevap aradığımız çalışmalara başlamadan önce Satmukh “Hiç anlamama hali içinde yüzebiliriz, çünkü tam da orada aslında mutlu olabileceğimiz bir yer var. İşte o, ben bu evrenin sadece bir aynasıyım diyebilme hali. Kim olduğuna bir konsept yapıştıramazsın. Bu, çocukken o karanlık kilere gitmek istemememek gibi. Hani o iyi çocuk olmazsak gönderildiğimiz yer, canavar var sandığımız yer. Oraya hiç gitmedik, bilinmeyenden işte bu kadar korkuyoruz. Tutamıyoruz, anlayamıyoruz ve canavarlar yaratıyoruz.” dedi. 

Sat Sarbat Kaur ve Satmukh Singh Türkiye'de
Yaptığımız çalışmalar işte o karanlık kilere ve canavara hoş geldin dediğimiz ve böylece aslında onların olmadığını anlamaya davet sunduğumuz bir alanda gerçekleşti. Orası, zihnin cevap hazırladığı değil, kelimelerin kendiliğinden döklüldüğü bir yer. O anda olan, oluveren, öngörülemeyene kucak açılan bir yer. Kulaklarımı dört açıp dinlediğim bir yer. Hani ‘ne diyeceğini biliyorum nasıl olsa’ diyip karşımızdakine şans vermediğimiz zamanlar var ya, bir soru sorsak bile cevabını bilirmiş gibi yaptığımız... İşte bu çalışmada tam tersine, hep yepyeni gözlerle baktım hem karşımdakine, hem de kendime. Kendime etiketler yapıştırmadığım bir yerden, kendime başka şekilde bakmak için bir şans vererek... Yeniden... Yeniden...

Yeniden doğum 2019, bu yıl BÜMED'de gerçekleşti


24 Kasım 2015 Salı

İlişkilerin ABC’si

Krishnanada’nın İlişkilerin ABC’si kitabında üç halkaya bölünmüş korkudan meditasyona giden yolun haritasından bahsediyor. Bu haritaya göre en dış katman, korunduğumuz, bizi kalkan gibi koruyan bir katman. Bu, duygularla, özellikle de canımızı acıtan ve aslında derinden hatırladığımız duygularla yüzleşmekten kaçtığımız, kendimize ve başkalarına gerçek anlamda dokunmaktan kaçındığımız bir alan. Bu kalkan sayesinde, savunma mekanizmaları ile sevginin yerine korkuyu koyuyoruz. İşte ilişkilerdeki çatışmalar, tam olarak iki kişinin gerçeğe dokunmayan, esneklikten uzak bu katmanlarının sürtüşmesinden kaynaklanıyor. Bir alt katmana indiğimizde, duygularla karşılaşıyoruz. İz bırakmış, canımızı acıtan ve hala orada duran yaşanmışlık izleri. Krishnanada buraya kırılganlık katmanı diyor. Çoğu insan buraya bakmaya hiç cesaret edemiyor ve bir hayat boyu en dış katmanına sıkı sıkıya sarılarak yaşıyor. Belki güvende (yüzeysel), ama mutlak bir tatminsizlik duygusu içinde… En alt katmana ulaşmayı başardığımızda ise varlığın özü ile karşılaşıyoruz. İşte Krishnanada bu alana meditasyon merkezi diyor. Spontanlığa alan açtığımız, gerçek güzelliğimizle hayatı karşıladığımız, yargısızca ve kimliklerden uzak şekilde, salt varoluşun büyüsüyle sarıldığımız bir alan…

Hangi katmanda yaşadığınızı söyleyebilir misiniz samimiyetle kendinize? Çünkü ancak var olan neyse onu kabul ettiğimiz zaman, onunla tanıştığmız zaman dönüşüm başlıyor.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Garudasana

Bu akşam kar-kış dinlemeden stüdyoya gelenlerle GARUDASANA’ya doğru uzanan bir yolculukta buluşacağız. Bu asananın ismi Sanskritçe’de "kartal" anlamına gelen “garuda” kelimesinden geliyor. Hindu mitolojisinde Garuda kuşların kralı olarak bilinirdi. Kanatları, pençeleri ve gagası bulunan Garuda, kollara ve bacaklara da sahipti. Vishnu, karanlığa karşı verdiği mücadelede insanlığa yardım ederken Garuda onun taşıyıcısıydı. Adının “yok edici” anlamına geldiği de söyleniyor, çünkü Garuda özünde "güneşin her şeyi yakan şiddetli ışınlarını" temsil ediyor. Bu asana bize kendi korkularımızla, karşılaştığımız zorluklarla denge ve kararlılıkla savaşma gücümüzü hatırlatıyor.

Asananın fiziksel faydalarına gelince… Alt ve üst bacak kaslarını, ayak bileklerini güçlendiriyor. Omuz, kol ve üst sırt kaslarını esnetiyor. Denge ve koordinasyonun gelişmesine yardımcı oluyor, böylece odaklanabilmeyi kolaylaştırarak, konsantrasyonu güçlendiriyor.

30 Mart 2014 Pazar

denemekten korkmamak


"Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil." Samuel Beckett 
--------------
"Ever tried. Ever failed. No matter. Try again. Fail again. Fail better" Samuel Beckett 

--------------


Havadaki taze bahar kokusuyla yeniliklere açık olduğunuz, hata yapmaktan korkmadan ilerlediğiniz umut dolu bir hafta diliyorum!

24 mart 2014

25 Mart 2014 Salı

korkuyu görmek ve özgürleşmek


Bu hafta, bırakmayı hatırla... Alışkanlıklarının, körü körüne bağlı olduğun düşüncelerinin, materyallere olan bağımlılığının ardındaki korkuyu görmek ve özgürleşmek için meditasyon yap.