sağlam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2019 Cuma

Ne yapsam da "trikonasa"mı doğru olsa?

TRIKONASANA

Yoga dünyasında trikonasana kadar hatalı yapılan bir poz daha yoktur herhalde. Yoga yapan çoğu kişi, elin yere değmesinin Utthita Trikonasana pozunun en önemli bileşeni olduğunu düşünür; oysaki burada en önemli detay bedeni uzatarak çevirmek ve bunu yaparken dizlere zarar vermemektir. 

Her ayaktaki yoga pozunda olduğu gibi üçgen pozunda da temel, bacaklarda başlıyor. Ön bacağın üst kısmının dış rotasyonu önemli. Bunu bulmak için gerekiyorsa öndeki ayağın başparmak kökünü çok güçlü basın. Hatta topuğu yerden kaldırarak da bunu bulabiliriz. Ön diz kesinlikle içe düşmemeli ve diz, ayak parmaklarının baktığı yönü işaret etmeli. Arka bacağın dış rotasyonu ikinci aşamada önem kazanıyor. Bacaklardaki doğru yerleşimi bulduktan sonra, kuyruk sokumunu uzatın, iç organları destekleyerek toplayın. Başı yukarı çevirmek için gerekli çevrilme bedenin en altından başlasın; yani arka bacaktaki dış rotasyonu bulup kuyruk sokumunu uzatarak bedendeki çevrilmeyi arka bacağın desteğiyle bulduğunuzda, üst bedendeki çevrilme adım adım oluşsun ve baş bu hareketin devamı olarak göğe dönsün. Yogada diz problemlerinin çoğu, -trikonasana örneğinde olduğu gibi- bacak doğru rotasyona girmediğinde yani sağlam bir temel oluşturmadığımızda kendini gösteriyor. Unutmayın ki kaslar kemikleri ve eklemleri desteklemek için var. Kasları güçlü kullanın, doğru kullanın, temeliniz hep sağlam olsun!   

Photo Credits: omployer.com

6 Mart 2015 Cuma

IŞIĞI YANSITIN

KARANLIĞI EMEN SÜNGER DEĞİL, IŞIĞI YANSITAN AYNA OL


Çoğumuz hayatımızda böyle durumlarla karşılaşıyoruz. Karşınızda sevdiğiniz bir insan oturuyor, size sıkıntılarından, yaşadığı sorunlardan bahsediyor; siz de ona yardım etmek için anlattığı tüm hikayeleri sabırla ve dikkatle dinliyor, yorum yapıyorsunuz. Ama zihinleri o kadar olumsuz bir yerde ki, hangi argümanla karşısına çıkarsanız çıkın, yavaş yavaş siz de onunla birlikte aşağı doğru çekildiğinizi hissediyorsunuz. Gabrielle Bernstein anlattıkları, tavırları ve düşünceleriyle üzerinizde olumsuz etkiler yaratan bu insanlar karşısında nasıl pozitif kalınabileceğini şöyle anlatıyor:

Bana düşen, olumsuzluğu emmek, olumsuzlukla mücadele ederek savaşmak değil; benim görevim kendi merkezimi korumak ve özüme bağlı kalmak, ki bu da şefkatin, ışığın, yargısızlığın olduğu alanda kalmak demek. Pek bir şey söylemeye, yorum yapmaya, savaşmaya gerek yok; sadece sakin olun, içinizdeki dengeyi koruyun. Siz kendi merkezinizde sağlam bir şekilde durdukça, o kişinin yumuşadığını, sakinleştiğini göreceksiniz. Karanlığı çeken bir sünger değil; ışığı yansıtan bir ayna olun. 

Pırıl pırıl bir hafta sonu olsun!

Gabrielle Bernstein’I izlemek ve bu içeriği onun dilinden dinlemek için buraya tıklayın