8 Şubat 2020 Cumartesi

Yoga Sutraları ve Ahimsa

renkli mandala önünde partner yoga
Patanjali, 2500 sene önce yazılmış yoga kaynağı olan yoga sutraları ile her şeyle bir olma haline ulaşmak için yoganın 8 basamaklı yöntemini veriyordu. Yamalar, 8 aşamalı yoga yolundaki ilkeler olarak adlandırılabilir. Bunlardan ilki olan "YAMA"lar kısıtlar, ilkeler, prensipler olarak adlandırılabilir. Bazı kaynaklarda "ahlak kuralları" olarak da Türkçeleştiriliyor. "YAMA"ben olmayana, ötekine, başkasına nasıl davranmamız gerektiğini hatırlatan ilkeler. Her şey zaten birse ve öteki aslında benden öte değilse, herkese kendime davrandığım gibi davranmalıyım; bana yapılmasını istemediğimi başkasına yapmamalıyım, öyle değil mi? Yoga nasıl yapılır deyince 8 aşamalı yoga yolunda, yoga hareketlerinden yani asanalardan çok daha önce konumlanan yoga sutralardaki bu beş ilke kısaca şöyle:




AHİMSA - zarar vermemek, şiddetsizlik
SATYA - doğruluk, dürüstlük
ASTEYA - çalmama
BRAHMACARYA - kendini tutma, arzulara yenik düşmeme, enerjini boşa harcamama
APARİGRAHA - aç gözlü olmama

---

Bu hafta YogaŞala Pazar seansımda "Ahimsa"dan bahsedeceğim için şiddetsizlik olarak da adlandırabileceğimiz bu Sanskritçe terime biraz daha yakından bakmak istedim.

Yoga Sutralarında Patanjali, Ahimsa ilkesi ile başka bir varlığın canını acıtmamayı öğütlüyor. Aslında bir başkasına zarar vermekten kaçındığımızda sadece diğerine fayda sağlamıyor, kendimize de şefkat göstermiş oluyoruz, her şey kendimizden başlıyor.

Şiddeti fiziksel şiddet ile sınırlamamak gerekiyor. Fiziksel zarar dışında, sözel şiddet ve zihinsel boyuttaki şiddeti de ele almak gerekiyor. Yoga felsefesi fiziksel zararın zarar vermenin tek yolu olmadığını hatırlatıyor. İletişimdeki şiddet, kimi zaman fiziksel şiddetten daha ciddi zarar veriyor, çünkü iyileşmesi çok daha uzun sürüyor. Zihinsel şiddet deyince ise yargıları, nefreti düşünebiliriz. Aslında zihinsel şiddet, belki de günlük hayatta ve tüm dünyada en çok karşılaştığımız şiddet biçimi. Bu bakış açısıyla daha şiddetsiz bir yaşam için, şiddetsiz iletişim için önce neler yapıyor olabiliriz diye bir zihin jimnastiği yapmak ve farkındalık getirmek isterim:

Başka bir insanın moralini bozuyor, küsüyor, kendi çıkarlarınız için karşınızdakini manipüle ediyor, aklını karıştırıyorsanız, evet şiddet uyguluyorsunuz. Başka birini dış görünümü, dini, dili, ırkı ile yargılıyorsanız, "Suriyeliler zaten..." diye başlayan cümleler kuruyorsanız örneğin, evet şiddet uyguluyorsunuz. Karşınızdakinin duygularını hiçe sayıyor, onu dinlemiyorsanız, burada da şiddet var. Şiddetin en büyük panzehiri ise şefkat. Şefkat tam da karşındakinde kendimizi görmeye başladığımız yer. Ötekinde kendimi gördüğümde, nasıl zarar verebilirim, nasıl kötülüğünü isterim ki? 

Dalai Lama da "Diğer insanların mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olmayı öğrenmelisiniz." diyor.

Öyleyse sizi şefkate davet ediyorum. 9 Şubat Pazar 12:30-13:50 Vinyasa 1 seansında yoga matında görüşmek üzere!


5 Şubat 2020 Çarşamba

Yoga ile Ses Banyosu: Çakraların Gücü

Şubat ayında Keşif Stüdyo'dayız

Cenk Güçbilmez ile yolculuğumuz @kesif.studio’da devam ediyor. Ocak ayında DAM'da gerçekleştirdiğimiz akışı bu kez 11 Şubat Salı günü, 19:30-22:30 saatleri arasında, Asmalı Mescit Mahallesi'nde yer alan Keşif Stüdyo'ya taşıyoruz. Duru bir zihin, farkındalıkla gelen derin gevşeme ve kendi sesini duyabilmek için DİNLE(N)meye bekliyoruz. Detaylar ve kayıt için @kesif.studio ile iletişim kurabilirsiniz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyeceğimiz, nefes ve meditasyon çalışmalarını
da kapsayan atölye, 2.5 saat sürecek, hem de zamanın nasıl aktığını hiç anlamadan. 

***

Yoga ile Şifalı Ses Banyosu: Çakraların Gücü 
Duru su gibi hareketsiz bir zihin… 
Bedende yer alan enerji merkezleri olan çakraları tanıyacağımız bir yolculuk... Yoga ve sesle şifa çalışması ile aynı çatı altında buluşacağımız samimi bir atölye…. Bedene ve zihne rahatlığı hatırlatarak hizalayan bir ses banyosu… Ses çanaklarından yayılan titreşimlerle her seviyeye uygun bir yoga akışında buluşuyoruz. Durulan zihin dalgaları ve beden farkındalığı ile derin bir gevşemeye ve algı açıklığına davet ediyoruz. 

Asanalar, sesler, Tibet - kristal kaseler ve şaman davulu aracılığı ile 7 temel çakra üzerinden enerjinin yolculuğunu izleyerek bedendeki enerji akışına odaklanacağımız, nefes ve meditasyon çalışmalarını da kapsayan çalışmamız toplam 2.5 saat sürecek.
Çalışma her seviyeden katılımcıya açık. Hatta sadece mata uzanarak sesleri dinlemek bile başlı başına bir çalışma ve herkes seçimlerinde özgür. 

MAT sayısı sınırlı olduğu için kendi matınızı getirmenizi rica ediyoruz. 
Lütfen rahat edebileceğiniz kıyafetler tercih edin.
Uzun bir dinlenme bölümü olacağı için  sıcak tutacak eşyalar getirmeyi unutmayın. (yastık, göz yastığı, battaniye vb. de getirebilirsiniz.)


ÖZGÜN TANGLAY
ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nde lisans, Mimarlık Tarihi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öğrencilik yıllarında Dans Tiyatrosu Topluluğu üyesiydi. 2005 yılında Ankara’da yoga ile tanıştı.  Yogaşala’da Ken the Rolfer, Ürün Kurtiç, Sandrine Kamhi ve Alexis Kiresepi gibi deneyimli uzmanlarla çalıştı. 2012 yılında Alexis Kiresepi ile Yoga Alliance Onaylı 200 saatlik Vinyasa Yogada Uzmanlaşma Programını tamamladı. Chuck Miller, Cyndi Lee, Zeynep Aksoy, Hamish Hendry ve Hart Lazer’in atölye çalışmalarında yer aldı.

Nefes ve hareket birlikteliğine odaklanan vinyasa akışları, 2013 yılında tamamladığı Yoga Alliance Onaylı 150 saatlik Mey Elbi ile İleri Seviye Yogada Uzmanlaşma Programı sayesinde yeni bir boyut kazandı. Mart 2013’te Dr.Neslihan İskit ve Deniz Yılmaz ile Çocuk yogası ve YogaMini Projesi Programı’nı, Eylül 2012’de Swami Jyotirmayah ile Nefes Alma Sanatı Atölyesi’ni, Aralık 2012’de Svagito Liebermeister ile Aile Dizimi Uzmanlığı 1. Seviye Programı’nı, Mart 2014’te Hart Lazer ile 100 saatlik Yoga Alliance Onaylı 'Güvenli Yoga’ Konulu Uzmanlaşma Programı’nı tamamladı.  Mart 2015’te tamamladığı Hart Lazer ile 360° Yoga Terapi ile travmaların bedeni nasıl etkilediğini keşfetmeye başladı. 2015'te ANS ve AAA uluslararası kundalini yoga ve meditasyon okulunda 220 Saatlik Temel Sertifika Programı'nı tamamladı. Mart 2016'da Ramanand Patel ve Hart Lazer'ın Kamboçya'da gerçekleştirdikleri yoga ve meditasyon inzivasına katıldı. Haziran 2017'de Hindistan'da Kerala'da yer alan Sivananda Yoga Vedanta Dhanwanthari Ashram'da bir süre kaldı. Ekim 2019’da Defne Suman ile Shadow Yoga Preprelüt Kursu’na katıldı. Halen YogaŞala’da düzenli seanslarına devam ediyor. 

Facebook
Instagram


CENK GÜÇBİLMEZ
1976 İstanbul Doğumludur, Kocaeli Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdi. 15 senelik ithalat – ihracat sektöründeki kurumsal deneyiminden sonra müzik-ses-ritim ekseninde yoluna devam etmektedir
Müzik-ses-ritim yolculuğu Okay Temiz Ritim Atölyesi Afrika ritimleri ve müziği ile ilgili çalışma ve konserler ile başladı. Engin Gürkey Ritim atölyesi’nde Latin ritim ve müziği çalışmalarında bulunduktan sonra kendi projeleri üzerinde çalışmaya başladı. Afrofanga, Afrotolia, Naif, Ahmet Beyler, İstanbul Soundpainting Orchestra, Shamoon gruplarında perküsyon ve davul çaldı. Rhythm Arena ekibi ile ritim üzerine çeşitli kurumsal workshop çalışmalarında yer almaya devam etmektedir
Uzun yıllar Hindistan, Nepal ve Tibet’te yaşamış olan Belçikalı Surya Maarten ’den “Çakra sesleri ve Tibet Kaseleri” üzerine, British Academy Soundhealing Therapy (BAST) merkezinde de kristal kase, gong, tibet kaseleri üzerine eğitim aldı. Peter Hess Inst “Tibet Kaseleri ile Ses Masajı Uygulayıcısı” dır. Medilife Beylikdüzü  ve Şişli Memorial Hastaneleri’nde,  Şişli Advayta Bomonti ve Nişantaşı  Eser Danışmanlık merkezi’nde  Sesle Dengelenme  çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ses Meditasyonu Eğitimleri vermektedir.
Perküsyon ve davul çaldığı albümler
Shamoon - Merkabah
Ahmet Beyler – Hayat Nerde

Sertifikalar:

Ritmoterapist
Peter Hess Ses Masajı Uygulayıcısı
Yeditepe Üniversitesi Yaşam Koçluğu
Yeditepe Üniversitesi Stres Yönetimi

Instagram

10 Ocak 2020 Cuma

Yoga ve Fıtık

Derslere başlarken yeni gelen öğrencilere herhangi bir rahatsızlıkları olup olmadığını sorduğumda çoğunlukla “fıtık” cevabını alıyorum. Bel fıtığı, boyun fıtığı, bel ağrısı ya da sırt ağrısı en yaygın olan rahatsızlıklar. Masa başı hastalıkları diyebilir miyiz? Deriz... 

Bu tür özel bir sağlık durumunuz varsa, ideal olan birebir ders almanız ve tercihen yoga terapi uzmanı olan, deneyimli bir eğitmenin kişisel ihtiyaçlarınıza göre uyarlanmış bir program hazırlamasıdır, çünkü birine çok iyi gelen bir hareket, bir başkası için zorlayıcı olabilir. Grup derslerinde eğitmen gerekli uyarıları yapar, ama kendinize dikkat etme sorumluluğu çoğunlukla sizdedir. Bu nedenle, omurganızda, amortisör görevi gören diskler zarar gördüyse, yani fıtığınız varsa, yoga yaparken uymanız gereken bazı bazı genel önerileri burada paylaşmak istiyorum:

- Dizleriniz bükülü değilken, yani bacaklarınız düz iken 90 dereceden fazla öne eğilmeyin, yani derin öne katlanmaları yapmamalısınız.
- Oturarak yapılan öne eğilme hareketlerinden kaçının.
- Sırtınızı yuvarlamayın, bu da bel bölgesine basınç uygular.
- Yaptığınız herhangi bir poz ağrı, karıncalanma veya uyuşukluğa neden oluyorsa o asanadan çıkın, devam etmeyin.
- Bedeninizin içinde yaşayan sizsiniz. O yüzden kendinize kulak verin, bedenin bilgeliğine güvenin ve kesinlikle kendinizi zorlamayın.

Yoga doğru duruşu desteklediği için, bilinçli olarak uyguladığınızda, fıtık yaşadığınız bölgenin yeniden zedelenmesini önler, karın ve sırt kaslarını güçlendirerek bu alanlardaki stresi ve gerginliği azaltır.

Yazıya son vermeden, boyun fıtığı konusunda da spesifik bilgiler eklemem gerekirse, öncelikle yürürken telefonunuza bakmayı bırakın derim! Başın ağırlığı göz önüne alındığında, boynun hiç doğal olmayan bu pozisyonda ne kadar gerildiğini anlayabilirsiniz. Omuz açan, kürek kemikleri çevresini rahatlatan hareketler boyun bölgesini rahatlatacaktır (Gomukhasana kollar, elleri geride kenetleyerek öne katlanmak, blok kullanarak omuzları açmak gibi...) Mümkün olduğunca omuzlarınızı kulaklardan uzaklaştırarak geriye yuvarlayın. İyi bir duruş, boyun bölgesini özgürleştirir. Çeneyi hafifçe ense köküne doğru çekin, başı geriye atmak da gerginliğe yol açıyor. Kısacası, hep omurganın en doğal halini araştırıyoruz. Hem mat üzerinde, hem de günlük hayatta bunu hatırlayabilirsiniz.

İyi hafta sonları! 


1 Ekim 2019 Salı

Rebirthing 2019 - istanbul


28 Eylül 2019 Cumartesi günü, İstanbul'da Kundalini Yoga yeniden doğum (rebirthing) etkinliğindeydim. Kundalini Yoga Eğitmenlik Eğitimi'ni aldığım hocalarım olan ve AAA Ajai Alai Awakening’in kurucu eğitmenleri Sat Sarbat Kaur ve Satmukh Singh Türkiye’deydi ve onları yeniden görmek, dinlemek ve bu sayede özümü hatırlamak içimi hareketlendirdi. Bu sayede BÜMED’in yeşillikler içindeki muhteşem tesisi ile de tanışmış oldum. 

Rebirtihing 2019 - istanbul
“Ben kimim” sorusuna cevap aradığımız çalışmalara başlamadan önce Satmukh “Hiç anlamama hali içinde yüzebiliriz, çünkü tam da orada aslında mutlu olabileceğimiz bir yer var. İşte o, ben bu evrenin sadece bir aynasıyım diyebilme hali. Kim olduğuna bir konsept yapıştıramazsın. Bu, çocukken o karanlık kilere gitmek istemememek gibi. Hani o iyi çocuk olmazsak gönderildiğimiz yer, canavar var sandığımız yer. Oraya hiç gitmedik, bilinmeyenden işte bu kadar korkuyoruz. Tutamıyoruz, anlayamıyoruz ve canavarlar yaratıyoruz.” dedi. 

Sat Sarbat Kaur ve Satmukh Singh Türkiye'de
Yaptığımız çalışmalar işte o karanlık kilere ve canavara hoş geldin dediğimiz ve böylece aslında onların olmadığını anlamaya davet sunduğumuz bir alanda gerçekleşti. Orası, zihnin cevap hazırladığı değil, kelimelerin kendiliğinden döklüldüğü bir yer. O anda olan, oluveren, öngörülemeyene kucak açılan bir yer. Kulaklarımı dört açıp dinlediğim bir yer. Hani ‘ne diyeceğini biliyorum nasıl olsa’ diyip karşımızdakine şans vermediğimiz zamanlar var ya, bir soru sorsak bile cevabını bilirmiş gibi yaptığımız... İşte bu çalışmada tam tersine, hep yepyeni gözlerle baktım hem karşımdakine, hem de kendime. Kendime etiketler yapıştırmadığım bir yerden, kendime başka şekilde bakmak için bir şans vererek... Yeniden... Yeniden...

Yeniden doğum 2019, bu yıl BÜMED'de gerçekleşti


5 Temmuz 2019 Cuma

Geçmişi Şifalandırmak

Endişeli, kaygılı, kafan karışmış hissettiğinde ya da öfken yükseldiğinde acele etmeden, eyleme geçmeden dur ve uzun ve derin bir nefes al. Burada yaşadığım deneyim nedir diye bir bak, bir alan yarat. Geçmişin şifası farkındalıkta. Yogayı matın dışına taşımak böyle bir şey işte. Tepkilerini yargılamadan gözlemle, ortaya çıkan hislerle kal. Kolay değil biliyorum, kaçıp gidesi geliyor insanın. Ama eski yaraları iyileştirmeye tam da buradan başlıyoruz işte, zihnin sessizliğinde. Hislerini fark etmek zorsa, bedenin nasıl hissettiğine bakabilirsin. Farklı bir tepki verme olasılığını yani seçim yapma gücünü fark etmek iyi hissettirecek. Hep tekrar eden, alışageldiğin tepkilerden çıkarak zihnini ve bedenini bu an ile hizalayabilirsin. Sakinleş. Her an iyileşmek ve dönüşmek için bir fırsat olabilir. Anda farkındalığın getirdiği canlılığı, tazeliği fark et.

6 Temmuz 2018 Cumartesi, 17:00-18:30 YogaŞala Vinyasa 1 seansını, anda farındalığın getirdiği canlılığı ve tazeliği fark etmeye yönelik bir meditasyon ile tamamlayacağız. Gelin mutlaka ;) 

21 Haziran 2019 Cuma

adidas Bozcaada Yarı Maratonu'nda Yoga

adidas Bozcaada Yarı Maratonu 2019'da ilk kez adidas sponsorluğunda gerçekleşti. 21k ve 10k olarak koşulan yarış, yokuşları, rüzgarı ve müthiş manzaralarla dolu parkuruyla benzersizdi. Ben de hem sabah 10K koşusuna katıldım, hem de akşamüstü etkinliğin basın davetlilerine nefes ve beden farkındalığına odaklanan bir yoga dersi verdim. Açık havada, yazı erken karşılayarak yoga yapmanın tadı bambaşka. Doğanın içindeyken gevşeyen sinir sisteminin etkisiyle insan kendini daha rahat açıyor, kabuklarından daha hızlı sıyrılıyor. 

Hepimizin derin bir şekilde gevşediği ve yoğun bir deneyim yaşadığı bu 1 saatlik seansın sonunda ilk defa yoga yapayanlar yogaya başlama kararı aldı. Hatta yüzü hala gözümün önünden gitmeyen ama ismini paylaşmayacağım bir katılımcı, seans sonunda gözlerinin dolduğunu, çok yoğun bir deneyim yaşadığını söyledi ve "hocam sizi asla unutmayacağım" dedi. Ben de bir eğitmen olarak katılımcıların kendi duygularıyla böylesine temasa geçebileceği bu güvenli alanı yaratabildiğim için büyük bir şükran ve mutluluk duydum. Çünkü yoga aslında kendimize, duygularımıza temas etmenin bir yolu. Güzel görünen asanalara odaklanmaktansa duygulara dokunmak çok daha kıymetli. Teşekkürler o gün oarada olan herkes, teşekkürler yoga.



Bozcaada Yarı Maratonu'nda Yoga

adidas Bozcaada Yarı Maratonu basın davetlileri ile yoga seansı

Bozcaada Ayazma Manastırı açık hava alanında yoga

Bozcaada Başlangıç Seviyesi Yoga Dersi

Bozcaada'da bahar ve yoga

Açık havada Vinyasa Yoga ardından açık kalplerle tatlı bir sohbet




11 Haziran 2019 Salı

2019 Yazı Yoga Seanslarım

YogaŞala Nişantaşı 2019




Yaz programım belli oldu. ☀️Gelin, bedenlerimizle birlikte zihinlerimizi de esnetelim: 

🔺Çarşamba 18:30-19:50 Vinyasa 1-2 (orta seviye) YogaŞala Nişantaşı

🔺Cumartesi 17:00-18:30 Vinyasa 1 (başlangıç) YogaŞala Nişantaşı 


🔺Pazar 12:00-13:00 Vinyasa 1 (başlangıç) YogaŞala Nişantaşı (Pazar seansları 23 Haziran’dan itibaren)


@yogasalaistanbul 

#yoga #omshantiom #yogaiyigelir #yogaturkiye #yogapractice #yogayabaşla #yogainstagram #yogainspiration #yogalife #yogi #yogaistanbul #istanbulyoga #hereandnow #namaste #yogateacher #yogalife #yogayolum #wellness #meditasyon #meditation #hathayoga #vinyasayoga #holistichealth #parsvottanasana #yogasalanisantasi #yogasala #çakralar #7chakras #yazyogası #intensesidestretchpose