25 Aralık 2017 Pazartesi

Kendi Yoga Pratiğini Geliştirmek

Kendi kendinize yapabileceğiniz kısa yoga dersleri için Hart Lazer’dan öğrendiğim basit bir reçeteyi paylaşmak istiyorum bugün. Diyelim ki o gün derse gitmeye vaktiniz yok; ya da bir başka sebeple evde kendi kendinize pratik yapmak istiyorsunuz ve sadece 15-20 dakikanız var; ya da evde pratik yapma aşamasına geçmek istiyor ve buna kısa denemelerle başlamak istiyorsunuz. Bir bakalım neler yapabilirsiniz (her maddede belirtmiyorum ama ‘savasana’ların en az 5 dakika olması önerilir):

15 dakika güneşe selam serileri + savasana
En sevdiğiniz yoga pozu + en nefret ettiğiniz yoga pozu + savasana
Sirsasana + sarvangasana + halasana + setu bandha sarvangasana+ viparita karani
4- 5 ayakta duruş + sarvangasana + savasana

Yukarıdaki 15-20 dakikalık çalışmalarla başlayarak yavaş yavaş kendi pratiğinizi geliştirebilir ve zamanla kendi başınıza, kafanız karışmadan daha uzun yoga dersleri yapmaya başlayabilirsiniz. Böylece pratiğiniz tatile ve gittiğiniz her yere sizinle gelir; kendi kendinizin hocası olur, kendi ihtiyaçlarınıza göre ilerlersiniz. Tüm deneyimlerinizi tuttuğunuz bir günlüğünüz de olursa, ne ala! 

Hart Lazer’ın kendi pratiğini geliştirmek üzerine kaleme aldığı şu yazı, eminim herkese yol gösterecektir: http://yogasala.com/blog/kendi-yoga-pratigini-gelistirmek

Yeri gelmişken paylaşayım; daha uzun pratiklere geçtiğinizde ise ister öne eğilme, ister geriye eğilme, ister ters duruş odaklı bir ders olsun, her pratiğe Iyengar'ın tavsiyesi şu 6 duruşu eklemeyi bir alışkanlık haline getirin ve hem fiziksel hem de enerji boyutunda etkisini gösterebilmesi için, her pozda 5 dakika kadar kalın: 

Sirsasana (Başüstü Duruş; tabii özellikle de boyun bölgesinde bunu uygulamaya engel bir durumunuz yoksa)
Salamba Sarvangasana (omuz duruşu – destekli yapmanız önerilir) 
Halasana (saban duruşu)
Setu Bandha Sarvangasana (yarım köprü duruşu – destekli de olabilir)
Viparita Karani ( Destekli Ters Duruş ) 
Savasana ( Ceset Duruşu )



18 Aralık 2017 Pazartesi

KOZMİK SENFONİ

Bu hafta sonumu sergilere ayırdım. Benim için sanat, ötede olanla bağ kurma araçlarından biri. Varlıkları, olayları ve hayatı anlamaya dönük ince bakış ve gerçeği arayış hali; yani kimi zaman matematiksel oranla ve ölçülü olanla, kimi zaman ilahi akılla açıklanan sanat, beni her zaman daha yüksek bir bilinç haline taşıyor.  (Aslında bilim ve özellikle matematik için de aynı şeyi söyleyebilirim. Sonsuzluk Teorisi filmini izleyenler, neden böyle ifade ettiğimi anlamaya daha yakın olmalılar.) Bir sanatçının eserini yaratırken ona ruhunun derinliklerinden yol gösteren bilinç hali, belki de yoga ile yaklaştığımız yere yakın sularda seyrediyor.

Cumartesi günü gördüğüm ve burada sözünü etmek istediğim, Başak Çoraklı’nın KOZMİK SENFONİ isimli sergisi; çünkü buradaki çalışmalarda kozmik döngü farklı bir boyutta ifade buluyor. Güneş, ay ve gezegenler; renklerle, çakralarla ve seslerle bir dans içinde. Her şey birbirini tamamlıyor ve aslında aynı şarkıyı söylüyor sanki. Sayıca çok fazla sayıda eser yok, ama sergide yer alan tüm çini ve seramikler, büyük desenler ve dijital baskılar başka türlü dile getirdiğimiz bilinç halinin bir başka yansıması gibi. Tam da bu sebepten 24Aralık’a kadar MSGSÜ Tophane-i Amire’ye uğrayın derim ve sanatçının, evrenin tohum sesi OM’u bir başka düzlemde açıklarcasına kelimelere döktüğü metni ile davetimi tamamlamak isterim:

“Başlangıçta her şey karanlıktı…

Kesif, koyu bir karanlık, şekilsiz bir boşluk ve görkemli bir sessizlik vardı.

O görkemli sessizliğin içinde dönen dev orkestra kozmik senfoninin ilk notasını titreştirdiğinde zamanın ruhu harekete geçti ve evrenin kalbi tıpkı bir metronom gibi atarak boşluğun içinde genişlemeye başladı. Genişledikçe gökkubbenin ışıkları yandı; titreşimlerin, renklerin, notaların ve gezegenlerin birbiri içinde devindiği eşsiz dans.


Ve böylece başladı”  Yrd. Doç Başak Çoraklı Aralık 2017



11 Aralık 2017 Pazartesi

Yeni Program

Uzun bir aranın ardından, derslere geri döndüm. Artık her perşembe saat 17:00-18:00 arası üniversiteli yoga ile YogaŞala Nişantaşı'ndayım. (Katılmak için üniversiteli olmanız gerekmiyor, sadece öğrenci kartı gösterenler için avantajlı bir katılım imkanı sunuluyor.)

Sonra bu hafta 12 Aralık Salı akşamı, 19:30-20:50 arası YogaŞala Etiler'de kundalini yoga ve meditasyon dersini veriyor olacağım. Benimle kundalini yogayı denemek isteyenler vardı, bu davet onlara, çünkü bu ders sadece 1-2 hafta Nilay'ın yerine bende. 12 Aralık'ta yapacağımız set, derin meditasyona başlamak isteyenler için harika. Kanı temizleyen, göğüs kafesini açarak nefes kapasitesini artıran, tiroid ve paratiroid salgıları üzerinde çalışan ve dolaşım sistemini stimule eden bir çalışmamız var. Hem kolay, hem de etkili. Gelin.

Yine 23 Aralık cumartesi 10:15-11:20 Vinyasa 1'e katılarak hafta sonuna içinizdeki aydınlık renklerle temasa geçerek başlayabilirsiniz. Tercih sizin. Lütfen tarihleri, yerleri not edin ve ister benimle ister bensiz, takvimlerinizde yogaya mutlaka yer açın.

Jigar Gor'dan Alıntı

“Yoga, ayak parmaklarına değmek değil; öne eğilirken öğrendiklerindir” jigar gor

(Daha güzel özetlenemezdi, teşekkürler #ashtangayogamontreal)

20 Kasım 2017 Pazartesi

İSTANBUL MARATONU

Uzunca bir süredir yoga ile ilgili bir paylaşım yapamıyordum, çünkü vodafone İSTANBUL MARATONU'na hazırlanıyordum! Artık yarışa sayılı günler var ve hazırlık süreci yerini neredeyse dinlenmeye bıraktı ve ben de dedim ki bu süreci paylaşmanın tam zamanı. 
"Neden koşu?" derseniz, bugüne kadar hiç koşmamış biri olarak, daha önce hiç yapmadığım bir şeyi denemek, vücudumun henüz tanımadığım sınırlarını görmek istedim. Farklı bir disipline zihin ve beden olarak tepkimi merak ettim ve sonuçlar hiç de fena değil diyebilirim. Ama itiraf ediyorum, koşu sonrası kısa seanslar ve kimi sabahlar nefes çalışmaları dışında yoga yapamadım ve yogayı büyük harflerle özledim. 
"Neden yarış?" derseniz, cevabım aslında ben yarışmıyorum olacak. Sayılarla ilgilenmiyorum, bunu verilere dökmüyorum, sadece en iyimi ortaya koymak için elimden geleni yapıyorum ve her mesafeyi tamamladığımda gülümsüyorsam, kazanmış hissediyorum. Derdim hiç kimsenin önünde olmak ya da ardında kalmak değil. Gerçekten aklımdan hayalimden geçmeyecek mesafeleri artık hiç durmadan koşabiliyorum ve inanılmaz ama gerçek: Tüm bu değişim sadece 1 ay içinde oldu. Yarış kit'imi bugün aldım ve hayatımda ilk kez 15K koşmak üzere bu pazar gününü bekliyorum.
"Nasıl?" sorusuna geçersek, adidas Runners Istanbul'un #kimdemişkızlaryarışamaz projesi ile diyeceğim. 15 kişilik ekiple birlikte sıkı bir antrenman süreci yaşadık, liseden sonra ilk kez yeniden antrenörüm oldu, gece gündüz her soruma cevap verdi ve ben de hocam ne dediyse uymaya çalıştım. Teşekkürler Filiz Akay! Geçtiğimiz pazar adidasRunners #weekendlongrun'da gruptan koptuğumda yavaş tempoma ayak uydurup beni motive eden ve 10K'yı durmadan koşabileceğimi gösteren iş arkadaşım Aziz Yigit Gokalp'i de es geçemem tabii. 
"Neden seni seçmeliyiz?" sorusuna "çünkü yapabilirim" diye cevap vermiştim. Yüzdük yüzdük sona geldik. Umarım kendimi haklı çıkarırım. Bu pazar günü yapacak daha iyi bir şeyiniz yoksa kalbiniz benimle atsın, heyecanımı paylaşın lütfen!
9 Kasım 2017

Meditasyonun yarattığı değişiklikler



Günaydın. Temel meditasyon tekniklerinden birini burada yazılı olarak paylaşmak bir süredir aklımda. Bunu çok yakında gerçekleştireceğim, söz veriyorum. Bu paylaşımı yapana dek sizi meditasyona hazırlayacak bir yazı paylaşmak istedim. Meditasyonun beyinde nasıl olumlu yapısal değişiklikler yarattığını bildiğinizde daha hevesli olabilirsiniz, çünkü istek duyduğum zaman her şeyi daha çabuk öğrendiğimi hissediyorum, belki sizin için de durum öyledir. Bu yazı sonucunda bir şeyler havada kalırsa, daha sonra zekâ ile gri madde arasındaki ilişki için birkaç bilimsel makaleye bakabilir, Harvard Medical School'dan nörobilimci Sara Lazar'ın TED talks ve youtube videolarına göz atabilirsiniz.
Kendinizi fazla ciddiye almadığınız bir gün olsun!

soğuk bitki çayı

Yaz aylarında bitki çaylarını soğuk olarak tüketmeyi denediniz mi hiç? Her zamanki gibi demleyip buzdolabında soğutarak ve buz ekleyerek 'sağlıklı' bir içecek yapabilirsiniz. Şu an buzlu adaçayımı yudumluyorum ve kesinlikle önerebilirim. Bu arada ayurvedanın hiçbir zaman buzlu içecekleri önermediğini, ne çok soğuk ne de çok sıcağa iyi bakmadığını not düşmeyi görev bilirim, çünkü çok soğuk gıdalar 'agni' olarak adlandırılan sindirim ateşini azaltır. Ayurveda hep ılık ve ılımlıdan yanadır, kendine yiyecekler aracılığıyla şefkat göstermenin yoludur bir anlamda... Bu da dediğimi yapın, yaptığımı yapmayın tadında oldu ama neyse...

gündoğumunu tepedeki manastırdan izlemek

Kerala'da Sivananda Ashram'da kaldığımız günlerde, gündoğumunu tepedeki manastırdan izlemek için 4:30'da uyandığımızın, karanlıkta kilometrelerce yokuş çıktığımızın, yolda bir maymun ailesiyle karşılaşıp yeryüzünün doruklarında güneşi selamladığımızın resmidir. Günaydın!








6 temmuz 2017


Bir ayurveda doktoru ile sohbet

2 gün önce Sivananda Ashram'dan ayrılmış ve Varkala yollarına düşmüştüm. Ashram'da tanıştığım arkadaşım Kriti, Trivandrum'da iyi bir ayurveda kliniği olduğunu ve aile dostları olduğunu söylemişti. Ben de Varkala dönüşü hazır yolum düşmüşken bir danışayım istedim ve randevu aldım. Ayurveda, hakkında okuduğum ve merak ettiğim bir alan ve Sri Lanka, Kerala bölgesi ayurvedanın doğduğu yerler. Bildiğim kadarıyla burada ayurvedik doktorlar önce tıp okuyup üzerine ayurveda öğrenmiyor, bütüncül yaklaşım temelden başlıyor.

Dr. S. Jayasree ile bugün öğleden sonra buluştuk. Kliniğinde geçirdiğim bir saat beni şaşırttı ve söylediği birçok şey bana hazır reçete vermekten uzaktı. Onun için elimden geldiğince paylaşmak istiyorum. Öncelikle bizim ayurveda denince ilk aklımıza gelen sınıflandırma olan kapha, pitta, vata tiplerinden biri olup olmadığımı söylemedi. Buna değinmedi bile... Tüm önerileri bana özel, benim için ve herhangi bir kategorilendirme biçiminden uzaktı. Örneğin Türkiye'deki mevsimleri sordu, hava durumunu, hangi sebzelerin, hangi baharatların erişilebilir olduğunu. Yani yaşadığın şartlar, iklim ve ulaşabildiğin şeylerle bir yaşama yaklaşımı öneriyor; ki bu da çoğumuzun İstanbul'daki organik marketlerde azımsanmayacak paralar ödeyip satın aldığı bazı özel tozları ve besleyici hapları oldukça anlamsızlaştırıyor.
Anladığım o ki her şeye kendi bağlamında bakmak gerek ve bir anda çözülüvermiyor hiçbir şey öyle dışarıdan bir etkiyle ve hop diye kategorize de edilemiyor insan. Daha önce bana söylendiği gibi 'Pitta' olup olmadığı sorduğumda bile bana bunun batıda yanlış çözümlere yol açtığını ve o yüzden bundan hoşlanmadığını belirtti ve sorumu cevapsız bıraktı.
Sohbetimizi detaylarıyla paylaşmak istiyorum çünkü o sıcaklığı ve yeryüzüyle ilişkinin verdiği güven duygusunu geçirebilirsem, öğrendiklerim sadece bende kalmamış olur ve belki sizlerin de bir yerden hayatına dokunur.

Dr. Jayasree, her gün güneş doğmadan duş almanın iyi olduğunu söyledi. '67 yaşındayım ve hala her gün sabah 4:30 gibi uyanıp duş alırım' dedi. Bana ne et yeme ne de yumurtadan uzak dur dedi; hatta tam tersine biz yememeliyiz, ama sizin kışlarınız soğuk, hayvansal gıdalara ihtiyacınız var dedi. İşte ezberbozan bir bilgi daha! Kışın sindirim ateşi güçlü olur ama soğuk gıdalardan kaçınmak gerekir ve çiğ sebzeler de soğuk kabul edilir, kışın çok salata tüketme dedi. Maş fasulyesini ısrarla önerdi, özellikle de Türkiye'de erişilebilir olduğunu söyleyince; ama sütle birlikte tüketmemek gerek! Pirinç ve buğday sütle karışabilir ama maş fasulyesi değil. Karabiber, karanfil gibi baharatlar metabolizmayı hızlandıracağı için özelikle de hayvansal gıda tüketirken bu baharatlardan (karanfil, tarçın, kakule, karabiber, kimyon, kişniş tohumu) bir karışım hazırlayıp bir tutam (1/2 çay kaşığı kadar) yemeğe serpmemi önerdi. 8-10 adet kişniş tohumunu 3 bardak suyla kaynatıp soğutarak içmek de metabolizmayı hızlandırırmış, bilginiz olsun. Bu arada sebzelerin leafy (yapraklı) ve creeper (sarmaşık) olarak sınıflandırıldığını da öğrenmiş oldum. Yapraklı sebzeler (lahana, ıspanak gibi) zor hazmedildiği için akşam yemeğinde tercih edilmiyormuş. Bu arada sindirim ateşinin öğlen en yüksek kabul edildiğini ve bu nedenle en ağır öğünü öğlen tüketmenin önerildiğini ek bilgi olarak sıkıştırmak isterim.

Bazen çok kahve içtiğimi söylediğimde her şey kararında olmalı, bizim kültürümüzde her şeyin dengesini ararız; çok üzülmek de çok sevinmek de kararında olmalı; yemek de hayata getirdiğimiz bu yaklaşımın uzantısı; onun için ne az, ne çok dedi.

Hiçbir yargısı kesin ve katı değildi ve konuştuğum her kelimede beni duyduğunu biliyorum.

Hayat bilimi anlamına gelen 'Ayurveda' deniz derya ve burada paylaştıklarım sadece küçükten de küçük bir bilgi kırıntısı. Belki hiçbir şeyi ezbere yapmamak gerektiğini ve birebir kopyalamamak gerektiğini hatırlatmak adına bir faydası olur. Aslında tüm bunları bana torunlarının fotoğraflarını gösteren ve eforsuz gücüyle beni etkileyen bu kadınla ayrılma anımızı paylaşmak için anlattım. Seansın sonuna doğru ne kadar ödemem gerektiğini sordum. Ayurveda'da her şey para değildir, kızımın arkadaşının aracılığıyla geldin ve sohbet ettik sadece. Ara sıra beni düşün, dualarına beni ve ailemi de ekle, bu benim için yeterlidir dedi. Duyduğum minneti hissetmiş midir bilmiyorum ama içimde yarattığı yumuşama para almadığı için değil başka bir dünyanın mümkün olduğuna dair inancımı beslediği için çok kıymetliydi. Buralara yolunuz düşerse lütfen bir kapısını çalın. Ben birazdan Delhi'ye uçuyorum, sevgiyle kalın...


Uluslararası yoga günü 2017

2,5 saat ötelerden merhaba. Bu sene uluslararası yoga gününü Kerala'da kutluyorum. Sabah 108 güneşe selamımızı yaptık ve şimdi Trivandrum'daki Sivananda merkezinde etkinliklere devam ediyoruz. Herkesin yoga günü kutlu olsun!

21 haziran 2017

Ashram deneyimi

Hindistan'ın güneybatısı Kerala'dan merhaba. Yıllardır merak ettiğim ashram deneyimine sonunda adım attım. Bugün buradaki 2. günüm. Ashram tüm yıl boyu açık ve istediğiniz noktada bir parçası olabiliyorsunuz. Çok yoğun bir programımız var. Sabah 5:20'de uyanıp meditasyon ve 'chanting' yapıyor, sonrasında biraz mola veriyoruz. Çarşamba ve pazarları ise meditasyon yerine sessiz yürüyüş yapılıyor; ki aslında zihni odakladığınız sürece her şey gibi bu da bir meditasyon. Her biri 2 saat süren 2 yoga dersi var. Belirtmeliyim ki ders esnasında stüdyo açık olduğu için, içinde bulunduğunuz o yemyeşil vadiyi hissediyorsunuz. Teori de ayrı bir başlık programda. Aralarda da yemek yiyor (2 öğün), dinleniyor ve de karma yoga (herkes buradaki topluluk için bir işin ucundan tutuyor ve bir karşılık beklemiyor) yapıyoruz; akşam bir satsang (toplu meditasyon, chanting ve sohbet) daha var; zaten sonra uyuma vakti gelmiş oluyor. 22:30'da da ışıklar sönüyor. Katılıp katılmamak keyfi değil, buradaki tüm misafirlerin tüm programa katılması bekleniyor. En az 3 en çok sanırım sonsuz gün kalabilirsiniz. Burada 6 aydır bulunan ve kimi yoga derslerini veren, yıllar önce Tibet gezisine aynı grupla katıldığımız Türkiye'den bir hocayla karşılaştım ilginç bir şekilde. Fiyatlar da oldukça uygun; Hindistan uçak bileti parasını toparlarsanız burada 'dorm'da kalmanın gecesi yaklaşık 30-35 Türk lirasına denk; ki buna yemekler ve yoga dersleri de dahil. Bu arada belirtmem gerekir ki her şey ingilizce. Hiç yoga deneyimi olmayanlar da var; çünkü her yoga seansında başlangıç ve ileri diye iki sınıf var. Beni Instagram (@jantteli)'da takip edenler nerede olduğumu soruyor. Kerala, Neyyar Dam'dayım. Sivananda Yoga Vedanta Dhanwanthari Ashram. Tüm bilgiler web sitesinde var ve mail atarsanız buradaki gönüllü personel hızla sorularınıza yanıt verecektir: www.sivananda.org/ndam

Güzel bir deneyimdi, yeni alışkanlıklar kazandırması açısından olumluydu. Yine de Sivananda'ya skeptik yaklaşımımı maruz görün. Katı kuralları beni yorduğu için değil, daha çok sorgulayan yanım her şeyi başka şekilde okuduğu için diyelim, Sivananda benim yolum değil; zaten benim yolum tek değil. Yine olsa yine giderim, Kerala cennet, o ayrı...

18 haziran 2017


















Ayaktaki Pozlar


Asanalardaki tüm temel prensipler ayaktaki pozlarla öğrenilir. Yoga pratiğini sirsasana (baş duruşu) ve sarvangasana (omuz duruşu)'ya giden bir yol olarak düşünürsek tüm ters duruşlarda, -bacakların içe rotasyonu, iç bacakların uzatılması gibi- ayaktaki pozlarla aynı kuralların geçerli olduğunu hatırlamamız gerekir: Çünkü baş aşağı durduğumuzda, ağırlığın da etkisiyle hizayı bulmak zorlaşır. Ayaktaki pozlar, köklenmeyi öğrenmek ve beden farkındalığı için kritik önem taşır.
----------
All basic principles of asanas are learned through standing poses. If we think of a yoga practice towards a path to sirsasana & sarvangasana, for all inversions same rules apply as in standing poses: internal rotation of legs, lengthening inner legs etc. Because when you are upside down, it is harder to find the alignment with the wieght on. Standing poses are critical for learning being grounded and body awareness.

Meditasyon esnasında dikkat edilmesi gerekenler

Meditasyon esnasında hassasiyetle zihninizi izlerken, dikkatinizi dağıtabilecek bazı durumlar var:

- Hayallare dalmak
- İntikam (geçmişte olan bir olayı yeniden canlandırıp, ‘bir daha olsa şöyle derim, böyle yaparım’ gibi kafada o durumla hesaplaşmak. Oysa ki hatırlamalıyız ki hayat kendini tekrar etmez.)
- Hikaye yazmak (planlamak / geleceği ya da geçmişi düşünmek)
- Yargılamak
Zihninizin bu hallerden biri içinde olduğunu yakaladığınızda bu durumu fark edin ve yeniden nefese, nefesin bedende yarattığı etkilere dönün.
---

As you meditate, you can find yourself out of your body due to the following distractions: Daydreaming, revenge (thinking about an event occurred in the past and taking revenge in mind such as “if it ever occurs again, I will say…”. Sorry, but life never repeats itself!), making story (planning/futuring/pasting not to stay in the body), judging. As you notice that, just name it and come back to your breath.

Kocabahçe Glamping

Yoga'nın peşinde düştüğüm yollarda masallarla, masal anlatıcılarıyla, ilham verenlerle, kendini gerçekleştirme yoluna baş koyanlarla, kendini arayanlarla, yolun başında olanlarla, uzun süredir yolda olanlarla ve kendin olmuş sananlarla (üzgünüm, gerçekleri konuşuyoruz sinyorita!) tanıştım. Her zaman dediğim gibi böyle kampların en güzel armağanı tanıdığım yeni insanlar, 'aa ne farklı yaşanabiliyormuş bu dünyada' dedirten hayatlar.

Geldiğim yer Marmaris Bozburun'da, kara ulaşımı olmayan bir koy. Özenle tasarlanmış detaylarla dolu tatlı bir yer. Doğa ve konfor çok ustaca bir arada diye bir slogan bile uydurabilirim hatta! Mutlaka göz atın:

Kocabahçe Glamping. Denize o kadar yakın ki burada olmak sanki dev bir gemide olmak gibi. Ama tercihimi sorarsanız, doğada olmaya o kadar para vermek benim gibi bir kampçı için hazmetmesi zor bir durum. Ama çevremde kampçılığa özenip de ay böcek çıkarsa diyenlerdenseniz, lüks kamp arıyorsunuz, burası size göre. Bana sorarsanız ise şöyle; dünya bizim evimiz değil mi, neden içtiğimiz su, çadır kurduğumuz alan onca pahalı olmak zorunda? Böcek çıkacak tabii, doğada biz misafiriz onlara. "İnsan çıktı" diye hayıflanmak daha yerinde olur hatta.

Kamp Mey Elbi ve Elif İşcan'ın birlikte düzenlediği 'vahşi ruh ve yoga' kampı. Kampın detayına çok girmeyeceğim, çünkü hayal ettiğim gibi geçmedi diyerek özetleyeyim. Bazen bazı kavramların içi boşalınca ya da gereğinden fazla anlam yükleyince analitik tarafım isyan ediyor. Neyse, Mey'den öğreneceklerimin sonu gelmiyor, o ayrı.

En son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptım? Bu soru belirdi ateş başında bir akşam sohbetinde. Kendini gerçekleştirmek, kendi sorumluluğunu almak, başkalarına ilham olabilmek, hayatı sayılarla okumak... Pek çok konu geldi geçti dört günde, iz bırakanlar bıraktı, bazılarıysa havaya karışıp uçtu, gitti. Kurtlarla Koşan Kadınlar'ı hala almamıştım. Notumu aldım, döner dönmez kütüphaneme ekliyorum. Ne zaman başlarım ne zaman bitiririm, bitirir miyim bilmiyorum ama adını çoktandır duyduğum bu kitapla burada tanıştım diyelim.


Bugün dönüş yolculuğu başlıyor, vedalar vedalaşmalar. Her veda bir başlangıç ve her başlangıç da bir veda barındırıyor içinde. 

4 haziran 2017














21 Mayıs 2017 Pazar

Kapadokya'da Yoga

Yine yoga aşkına muhteşem bir coğrafyaya vardım. Mind&Body festivali bu sene Cappadox'a katıldı, ben de 19 mayıs tatilini değerlendirerek hemen bir bilet aldım. 

Beni yola çıkaran yoga olsa da dans terapi, müzik terapi gibi çalışmalara da katıldım ve doğada çağdaş sanatla buluşup konserlerde zıpladım da.

Hava hep yağmurlu ve kasvetliydi. Hatta gündoğumu konseri için sabah 4:30'ta uyandım ve bir an bile durmayan yağmura rağmen Mercan Dede'yi vadilere nazır dinledim. Konserde Mercan Dede bir noktada Mevlana'nın bir sözünü hatırlattı: Yağmura şükretmiyorsan, güneşe de etmeyeceksin. Yolda her şey kabulümüz, yol beni değiştirmeyecekse, bana öğretmeyecekse ve hatta beni yormayacaksa, üzmeyecekse neden yola çıkıyorum? Büyük dersler kolay öğrenilmiyor.

Yağmura da şükrettik, soğuğa da. Bugün pazar. Son günü festivalin. Pırıl pırıl bir sabah. Güneşli, açık bir gökyüzü. Sabah Semin Yalman Yılmaz ile kundalini yoga yaptık çimlerin üzerinde, açık havada. Gökyüzü masmavi. Ardından Elif Özkoç'la şamanik bir yolculuğa çıktık. Bu periler diyarından ayrılırken kendimi dinlenmiş ve durulmuş hissediyorum.

Aslında bu tür çalışmaların en sevdiğim yanı, stüdyolarda daha bireysel bir deneyim olarak yaşadığımız yoganın bir araç olmasına izin vererek, kimi zaman tanımadığımız bedenlerle kucaklaşıp, kimi zaman bir çember oluşturarak birbirimize bir adım daha yaklaşmak. Kibrim ve yargılarım yavaşça çözülürken, bu bana hep çok iyi hissettiriyor. 

Böyle molalara ihtiyacımız var. Lütfen bu yaz bir yoga inzivasına katılın, şehir yaşamının gürültüsünü, beden üzerindeki yükünü biraz arkada bırakın. İnanın çok iyi gelecek. Bugüne kadar tüm yoga yolculuklarıma tek başına çıktım ve hiç pişman olmadım!

Bu arada Dilek'le birlikte yoga derslerimiz sürüyor. Her Salı ve Perşembe akşamı Şişli'de vinyasa, hatha ve meditasyon uygulamaları yapmaya devam ediyoruz. Kundalini isterseniz onu da yaparız. Derslerimize de gelin, seviniriz. Güzel bir gün, güzel bir hafta olsun! 

Yine kasvetli bir gün, Kistar Otel, Dhanurasana


Keyişdere Vadisi, Göreme, Mayıs 2017

Gündoğumu Konseri sonrası

Elif Özkoç ile çalışmamızı yaptığımız alan, 21 Mayıs 2017

Mercan Dede, gündoğumu konserine gidiş

Cappadox'ta açık hava etkinlikleri

Sessiz yürüyüş

Kistar Otel, Uçhisar

Deniz Gül, Arzunun Kanatları/Wings of Desire,
Keyişdere Vadisi

Cappadox, 2017

Demir Yumruk

Bu replik, son zamanlarda favorim olan Iron Fist (Demir Yumruk) dizisinden: "Vücudumuz her zaman bizi ele verir. Sıkıntılarını serbest bırak. Acı, yokluk, korku yerine enerji, bolluk ve güveni koy. Tüm canlıları bir arada tutan güce bağlısın. Bırak bu güç içinden akıp geçsin. Bırak bu güç, kırılan her şeyi onarsın."