29 Mart 2017 Çarşamba

Şişli'de 6 Kişilik Yoga Derslerine Başlıyoruz

click here for English version 
Hayatında kendine de yer aç

Biz iki yoga eğitmeniyiz. Hatha ve vinyasa yoga, dans, meditasyon, reiki, shiatsu masajı, kundalini yoga gibi hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası olan, kendi kişisel gelişimimizde çok faydasını gördüğümüz, aşkla uyguladığımız birçok pratiği ve birikimlerimizi her hafta farklı kombinasyonlarla bir araya getirerek paylaşmaya karar verdik. Her ikimiz de farklı deneyimlerle ilerledik, her ikimiz de yolda olmayı çok seviyoruz; onun için bu kez birlikte yola çıkıyoruz. Birlikte vereceğimiz yoga derslerimiz, 4 Nisan 2017, Salı akşamı 19:30’da başlıyor. Bu akışın parçası olmak, bizimle yol almak için lütfen hemen rezervasyon yaptırın, çünkü katılım 6 kişi ile sınırlı. Kendi matınızı getirebilir ya da matlarımızı kullanabilirsiniz. 

Her hafta Salı akşamı çiçeklerle ve dev bir mandalayla renklenen alanımızın kapılarını açmaya, biriktirdiklerimizi paylaşmaya niyet ediyoruz. Birlik duygusu içinde yan yana gelerek her zaman desteklendiğimizi hatırlamak istiyoruz. Gürültünün içinde sessizlik, kalabalığın içinde boşluk ve temassızlığın içinde gerçek bir bağ bulabileceğimizi biliyoruz. Doğadan aldığımız ilhamla sizlere de bunu hatırlatırken yeniden hatırlamak, kendimizden çevremize yayılan bir şifa dalgası yaratmak istiyoruz. Haydi bize katılın! 

* Dersler 4 Nisan 2017 Salı akşamından itibaren her Salı akşamı 19:30’da başlayacak
* Dersler her seviyeye uygundur. İlk kez yoga yapacak olanlar da seanslara katılabilir. 
* Katılım 6 kişi ile sınırlı olduğu için bizimle iletişime geçerek rezervason yapmanızı rica ediyoruz. 
* Tercihe bağlı olarak kendi matınızı getirebilirsiniz.) 

Program: Nefes çalışmaları, hatha yoga uygulaması, meditasyon, om chanting 

ÖZGÜN TANGLAY
Zihin ve beden ilişkilerine odaklanan disiplinler, Özgün Tanglay için her zaman ilgi odağı oldu. Öğrencilik yıllarında ODTÜ Dans Tiyatrosu Topluluğu üyesiydi. 2005 yılında Ankara'da katıldığı ile derste yogaya aşık oldu ve o günden beri bu tutku hiç azalmadı. Yogaşala’da Ken the Rolfer, Ürün Kurtiç, Sandrine Kamhi ve Alexis Kiresepi gibi uzman eğitmenlerle çalıştı. 2012 yılında Alexis Kiresepi ile Yoga Alliance 200 saatlik Vinyasa Yoga Eğitmenliği eğitimini tamamladı ve bu süreci yoga yolculuğunda bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Chuck Miller, Cyndi Lee, Zeynep Aksoy, David Cornwell, Hamish Hendry ve Hart Lazer’in atölye çalışmalarında yer aldı. Nefes ve hareket birlikteliğine odaklandığı vinyasa dersleri, 2013 yılında tamamladığı Mey Elbi ile İleri Seviye Hocalık Eğitimi sayesinde yeni bir boyut kazandı. Mart 2013’te Dr.Neslihan İskit ve Deniz Yılmaz ile Çocuk yogası ve YogaMini Projesi Eğitmenlik Eğitimi’ne, Eylül 2012’de Swami Jyotirmayah ile Nefes Alma Sanatı Atölyesi’ne, Aralık 2012’de Svagito Liebermeister ile Aile Dizimi Eğitmenliği 1. Seviye Eğitimi’ne katıldı. 2014’te Hart Lazer ile 100 saatlik 'Güvenli Yoga’ Konulu Uzmanlaşma Programı’nı tamamladı. Mart 2015’te tamamladığı Hart Lazer ile 360° Yoga Terapi ile travmaların bedeni nasıl etkilediğini keşfetmeye başladı. 2015’te ANS ve AAA uluslararası kundalini yoga ve meditasyon okulunda 220 Saatlik Temel Sertifika Programı’nı tamamladı. Mart 2016'da Ramanand Patel ve Hart Lazer'ın Kamboçya'da gerçekleştirdiği yoga ve meditasyon inzivasına katıldı. Ayrıca, Somatik Deneyimleme ile ilgileniyor.
Özgün, yoganın nefesini yumuşatmasını, kendine samimiyetle bakabileceği tarafsız bir alan yaratmasını, hayatını neşeyle doldurmasını çok seviyor. Yogayı paylaşmanın yaşamı kutlamanın bir yolu olduğunu düşünüyor. Ashtanga ve vinyasa yoga yapıyor. Akışta olmayı seviyor, matta ve hayatta…

DİLEK KEPEZ
Dilek, uzun yıllar bilişim sektöründe kurumsal firmalarda satış pozisyonunda çalıştı. Yoga ile kendi hayat yolunda dönüm noktası olarak tanımladığı bir dönemde tanıştı ve düzenli yoga pratiklerine devam etti. 2007-2012 yıllarında Manuel Reina ve Işıl Reina ile çalıştığı Flamenko dansı, beden farkındalığı anlamında Dilek için yogaya uzanan yolun başlangıcıydı. yoga'nın dönüştürücü gücünün hayatının her alanına yansımasını deneyimleyen Dilek Kepez, 2015 yılında kurumsal hayattan ayrılarak Alexis Gulliver ve Övül Büyükberber ile Yoga Alliance Onaylı 200 Saatlik Yoga'da Uzmanlaşma Programını tamamladı. 2016 yılında bir süre Hindistan'da kaldı, bu süre içerisinde Emil E. Wender ile yoga felsefesi, mantra, mudra ve meditasyon tekniklerine yoğunlaştı ve farklı disiplinlerde konusunun uzmanları ile çalışma fırsatı buldu. 2016 yılında Uma F. Unat ile YogaŞala bünyesinde mentorluk programı kapsamında nefes ve meditasyon tekniklerine odaklandı, Ürün Kurtiç ile Yoga Anatomi atölye çalışmalarına katıldı. 2016-2017’de Klaus Metzner ile Shiatsu 1. ve 2. seviye eğitimlerini tamamladı. Halen Hart Lazer ile Yoga Terapi eğitimine devam ediyor. Çağdaş dans ve beden farkındalığı üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Seanslarında, bugüne kadar deneyimlediği farklı disiplinlerin içsel olarak kendisinde yarattığı etkiyi ve gözlemlerini paylaşmaya çalışarak katılımcılara kendi deneyimlerini yaşayacakları alanı yaratmak üzere rehberlik etmeye çalışıyor.

---------

English Yoga Classes in Şişli Istanbul

Türkçe versiyonu için tıklayın 
Şişli'de Yoga dersleri
Make room for yourself in your life - Practice yoga with Özgün & Dilek

We are two yoga instructors. We have decided to share our experiences on the disciplines that are an essential parts of our lives such as yoga, dance, meditation, reiki, shiatsu massage, kundalini yoga together with different combinations every week. We went thorugh different experiences as we progressed through our lives. We both love to be on the road and we are stepping in to a journey together this time. Our yoga classes that we will teacher together will start on April 4, 2017, Tuesday evening at 19:30. In order to be a part of this flow, please make reservation immediately, because our space is limited to 6 participants. 

We intend to open the gates of our colourful space every Tuesday evening, to share our experiences. 

* We will be teaching every Tuesday beginning from April4th at 19:30
* Classes are suitable for every level of practitioners. Those who will perform yoga for the first time can also participate in the sessions.
* Participation is limited to 6 people, so please contact us and ask us to make a reservation. You can contact us through facebook or send an email to dilekozgunyoga@gmail com. 
* You can bring your own mat or use our mats. Thats optional.

Program of this week: Breathing exercises, hatha yoga practice, meditation, om chanting


ABOUT US
ÖZGÜN TANGLAY
Özgün Tanglay was always interested in the disciplines focusing on the mind and body interaction. During her university education, she was a member of the Dance Theatre Group. She fell in love with yoga at first sight in 2005 in Ankara and has been a yoga fan since then. 

She was so lucky to keep practicing with great teachers including Ken the Rolfer, Urun Kurtic, Sandrine Kamhi and Alexis Kiresepi. In 2012 she completed the Yoga Alliance 200 Hours Vinyasa Teacher Training Program with Alexis Kiresepi, which she defines as the turning point in her yoga journey. She has attended workshops of Chuck Miller, Cyndi Lee, Zeynep Aksoy, David Cornwell, Hamish Hendry and Hart Lazer. 

The Advanced Teacher Training Program with Mey Elbi which she completed in 2013, has brought a new dimension to her vinyasa classes focusing on the incorporation of breath with movement. She completed the kid's yoga and yOgaMini Project Teacher Training Program with Dr.Neslihan İskit and Deniz Yılmaz in March 2013, Art of Breathing Workshop with Swami Jyotirmayah in September 2012, and Family Constellation Training level 1 with Svagito Liebermeister in December 2012. In 2014 she completed a 100 hrs hour Yoga Alliance Registered 'Safety in Yoga’ Majoring Program with Hart Lazer. She had the chance to work Hart Lazer to explore the effects of trauma in the body thanks to Yoga Therapy 360° programme she was enrolled in February 2015. In 2015, she completed KRI Certified Level 1 Kundalini Yoga & Meditation Teacher Training” (220 hrs) by Amrit Nam Sarovar International & AAA Awakening International Yoga School by Sat Sarbat Kaur & Satmukh Singh & Karta Singh in Turkey and France to gain a new perspective. In March 2016, she participated in a yoga and meditation retreat with her beloved teachers Ramanand Patel and Hart Lazer in Cambodia. She is also interested in Somatic Experiencing.
Özgün adores the sweetness that yoga brings to her breath and to her life, through the observation of true self beyond judgement in the mirror of the body. That’s why she is so motivated to spread the light of this practice to celebrate the joy of life. She practises Ashtanga and Vinyasa yoga and enjoys the flow both on the mat and in life…

DİLEK KEPEZ
Dilek has worked as a sales representative for many years in the IT sector. She met yoga in 2012, in a period that I would describe as a turning point in her life path. She became a regular practitioner since then. She felt the transformative power of yoga in every aspect of life.
She practiced Flamenco dance Manuel Reina and Işıl Reina from 2007 to 2012, which was the beginning of the path guiding her towards yoga in the sense of body awareness. In 2015, she left corporate life behind and completed the 200 Hrs Yoga Alliance Approved Majoring Yoga Program with Alexis Gulliver ve Övül Büyükberber. She stayed in India during February & March 2016 and worked with Emile E. Wender focusing on yoga philosophy, mantra, mudra and meditation techniques and learned from experts and trainers of various disciplines. In June 2016 within the scope of the Mentoring Program at YogaŞala she worked with with Uma F. Unat on breathing and meditation techniques, She joined Yoga Anatomy workshops with Ürün Kurtiç. She completed Shiatsu Level 1 & Level 2 programmes with Klaus Metzner in 2016&2017. She still continues Yoga Therapy training with Hart Lazer and keeps working on contemporary dance and body awareness. In her sessions, her aim is to share the inner impacts and observations of the different disciplines she had experienced up to day and trying to provide guidance to participants to create a space to let them live their own experiences

23 Mart 2017 Perşembe

Bisikletle tek başına yollarda


Ipsala’dan Selanik’e 2 hafta – bisikletle tek başına



Beni yogi olarak tanıyor olabilirsiniz ama aslında ben bisikletli bir yogiyim. Bisiklet son 3-4 yıldır hayatıma yayılan büyük bir tutku. Bol bol pedallıyor, bisikletli arkadaşlarımla zaman geçirmeye doyamıyor ve sık sık yolları düşlüyorum. Geçen sene, ilk kez tek başına yola çıkmaya karar verdiğimde Şubat ayı civarıydı. Kampçılık, bisiklet sürmek ve yolda yemek pişirmek gibi konularda geçmiş yıllardan gelen bazı deneyimlerim vardı ama daha önce hiç tek başına bir tura çıkmamıştım. Onun için, bu tamamıyla heyecan verici bir plandı; özellikle de iyi bildiğim şehirlerde bile kaybolma becerilerimi göz önünde bulundurursak!

Kararımı verdikten sonra, geriye rotaya karar vermek ve hazırlığa başlamak kalıyordu. Hepsini kendim taşıyacağım için ihtiyaç listem kısa olmalıydı; ama yine de iyi planlamalıydım, çünkü başımın çaresine ben bakmak zorundaydım. Bisiklet çantaları, tamir aletleri, çadır gibi tüm ihtiyaçlarımı belirledim ve birer birer üzerini çizerek ihtiyaç listesini tamamlamaya başardım. Bir yandan da düzenli antrenmanlar yapıyordum. Neredeyse her hafta sonu bisiklet üzerindeydim ve lastik patlaması veya zincir kopması gibi acil durumlar için de pratik bilgiler edinme peşindeydim. 
Bana cesaret verecek insanlara ihtiyacım vardı, o yüzden bana cesaret aşılayacak insanlarla daha fazla zaman geçirmeye özen gösterdim. Warmshowers (bisikletçiler için couchsurfing benzeri bir web sitesi) aracılığıyla tüm dünyadan bisikletçiler ağırlamaya başladım; tüm bu gezginlere soracak milyonlarca sorum vardı. Onların deneyiminin özüne ulaşmak istiyordum. Bu süreç benim son derece anlamlıydı ve çok şey öğrendim. Bu gezginlerin bana sağladıkları en büyük yardım ise beni cesaretlendirmeleriydi. Hepsi aynı şeyi söylüyordu “tabii ki yapabilirsin!”; hiçbir zaman korkularımdan kaynaklanan karanlık düşüncelerle kalmama izin vermediler. Aynı zamanda Facebook’ta “Bicycle traveling women (Bisikletli gezgin kadınlar)” grubuna katıldım ve oradan hikayelerini paylaşan, tek başına seyahat eden cesur gezgin kadınların hikayelerine kulak verdim. 

25 Haziran 2016: Türkiye sınırına yakın bir yere ulaşmak için bisikletimle İpsala’ya giden şehirlerarası bir otobüse bindim ve Yunanistan'a doğru pedal çevirmeye başladım. İlk defa bisikletle ülke sınırlarının dışına çıkıyordum ve bu, ilk andan itibaren muhteşem bir deneyimdi. Günde 40-60 km sürüş yapıyor, köylerden, şehirlerden geçiyor, bir ağacın gölgesinde ya da soğuk bir frappe eşliğinde soluklanıyordum. Her şey bana inanılmaz keyifveriyordu, çünkü hepsini hak ettiğimi hissediyordum. Karşıma çıkan bazı insanlar  beni alkışladı, kimi hiç umursamadı, kimi ise tam bir çılgın olduğumu söyledi. Ama durum şu ki, hayallerinin peşine düştüğün vakit, diğerlerinin ne düşündüğü seni hiç ilgilendirmiyor. Benim için oldukça öğretici bir süreçti. Her yolda, her şekilde yolumu bulabileceğimi anladım ve tur süresince kendimle çok iyi zaman geçirdim. 


İpsala’dan Selanik’e yaklaşık 500 km yol aldım, her gün farklı bir noktada çadır attım. Dünyam genişledi. Yıldızların altında uyudum, muhteşem insanlarla tanıştım, çok kitap okudum, dünyanın ne güzel bir yer olduğunu ve olasılıkların sınırsızlığını hatırladım. Bilinçli olarak telefonumu kapattım. Böylece doğada geçirecek daha çok zamanım vardı ve daha da önemlisi bu şekilde anı yaşamak mümkündü. Bu şartlarda wi-fi bağlantısı bulmak beni sevdiklerimle buluşturan bir armağana dönüşüyordu. Görüp görebileceğim en duru sularda yüzdüm, hayatımın en lezzetli deniz ürünlerini yedim. Taşöz adasına geçmemi engelleyen pasaportumu birkaç günlüğüne kaybetme deneyimim dışında her şey çok kolay ve tatlı ilerledi. 

En sık karşılaştığım soru sıkılıp sıkılmadığımdı. Öncelikle, sıkılacak zaman yoktu. Bu kadar basit bir yaşam modelinde, hayatta kalmak için sürekli bir şeyler yapıyor olmak zorundasın: çadır kurmalı, yemek yapmalı, çamaşır yıkamalı (yanımda sadece iki şort ve tişörtüm vardı) veya bir sonraki günün rotasını planlamalısın. Tadını çıkaracak boş zamanım olduğunda ise bu öyle kıymetliydi ki. Dalgaları izlerken müzik dinlemek ya da yerel biriyle sohbet ederken frappe’mi yudumlamak gibi anlar, turumun unutulmazları. Günlük rutinin aksine basit deneyimlerin tadı bana kendime dair çok şey hatırlattı! Hareketli bir meditasyon gibi geçen iki haftanın sonunda, kendimle o kadar başbaşa kaldıktan sonra, şimdi kendimle daha iyi arkadaş olduğumu hissediyorum.

Yolculuğumun çok daha detaylı versiyonuna biletsizyolculuklar adlı blogumdan ulaşabilirsiniz


Instagram hesabımda biraz geriye giderek o günlerin izlerini sürebilirsiniz: 

#hayalpeşinde #ilkbisikletturum #bisikletleyunanistan #dedeağaçtanselanike #bisikletlikadın #fightforyourdreams #500km #myfirstsolotour #greeceonbike #FromAlexandroupolisToThessaloniki






20 Mart 2017 Pazartesi

Aylaklığa Övgü

Oto Pilot, Andrew Smart, Nail Kitabevi
Geçen hafta bir kitap çıktı karşıma, şöyle bir göz attıktan 5 dakika sonra çantamdaydı: OTO PİLOT. Aylaklığa övgü olarak özetleyebileceğim kitabın kapağında ”hiçbir şey yapmamanın bilimi ve sanatı” yazıyor. Tembelliği övüyor diye burun kıvırdığınızı görür gibiyim, ama bu son derece akademik bir çalışma. Yazarı bir bilim insanı. Nörobilim ve psikoloji perspektifinden bakarak 21. yüzyılın her gün biraz daha unutturduğu eylemsiz olma halini ve onun esas potansiyelimizle ilişkisini anlatıyor.

Öğrenme ve dinlenme ilişkisini okuduğumda, yoga derslerindeki son dinlenme pozu “savasana”nın kıymetini -bedenim biliyor ama- bilişsel olarak da kavradım. O yüzden kitaptan yaptığım alıntı, türlü mazeretlerle savasana’da kalmamayı tercih eden öğrencilere gelsin!

Kendi bilinçaltını keşfetmenin çoğu insan için ürkütücü bir deneyim olabileceğinden bahseden Smart şöyle yazmış: “Kim bilir; belki de bilinçaltınızda, orada bırakmayı tercih edeceğiniz pek çok şey gizlidir: Kayıtsız kalmak adına, yoğun bir iş programıyla bastırdığınız bu rahatsız edici şeyler durduk yere bilincinize girmek için kapıyı çalıyor mu hiç? İşkolik teriminin müşterek anlamı, insanların sürekli çalışarak duygusal acılardan kaçındıkları için aylaklık ve hareketsizliği katlanılmaz bulmalarıdır.” OTO PİLOT, Andrew Smart, Nail Kitabevi


Gün içinde oradan oraya koşuyorsanız, elinize telefonu alıp hızla twitter ve facebook’a bakıp, oradan instagram’a atlayıp ışık hızıyla işinize dönüyorsanız, hafta sonlarını ve her planlanmamış zaman dilimini boş kalacak endişesiyle tıka basa doldurup dans derslerinden turlara, resim kurslarından yoga kamplarına, şarap tadımlarından spor etkinliklerine türlü türlü etkinliklerle donatıyorsanız, hayatta çok ciddi bir şeyi ve nimetlerini fena halde kaçırıyor olabilirsiniz. Hemen durun. Elinizdeki etkinliği usulca yere bırakın. İç gözlem, duygusal deneyimler ve kendi üzerine düşünmenin önemini hatırlayın. Sonra ister meditasyon yapın, ister bir ağacın gölgesinde bulutları kovalayın…