20 Eylül 2022 Salı

Vinyasa+Kundalini dersinde "kendin olmanın güzelliği" meditasyonu


Bir süredir Salı akşamları YogaŞala Nişantaşı'nda  19:30-20:50 saatleri arasında Vinyasa+Kundalini adı altında bir ders veriyorum. Böylece iki sevdiğim disiplini kendimce bir potada eritiyorum. Sanırım öğrencilerim de sevdi bu kombinasyonu. Önce vinyasa akışıyla ısınıyoruz, sonra da kundalini yoga kriya ve meditasyonlarını yazı zamanlı uygulayarak sabrın sınırlarını çok da zorlamadığımız bir yerden kendimize bakıyoruz. Bugün yani 20 Eylül 2022 Salı akşamı için de benzer bir akış hazırladım. Hazırlarken "kendin olmanın güzelliği olarak Türkçeleştirebileceğim "The beauty of self" meditasyonunun açıklama kısmını Türkçe'ye çevirdim ve kısa bir özet olarak paylaşmak istedim.

Yogi Bhajan Kova Çağı’nda insanların birbirlerini yüzleri, özellikleri, renkleri, statüleri veya dinleri ile değil duyusal varlıklarıyla birbirlerini kabul edeceklerini söylüyor.  Kova Çağı’nda insanlar her türlü engelin ötesinde ve varlığın sınırlarının ötesinde, duyusal, psişik bir akışla buluşacaklar, diyor. 

Denge yaratmak ve var oluşun güzelliğini hissetmek için yapılan bu meditasyon, benliğin sonsuzlukla birleşimine odaklanıyor. Bu meditasyon için yazılanlar kısaca şu şekilde:

"Ancak kimliğinizden vazgeçerseniz sonsuz olanla birleşebilirsiniz. Ünlü biriyle tanıştığımızda bir fotoğraf isteriz. Ünlü biri ile sizin fotoğrafınız arasındaki fark nedir ki? Kendi onurunuz dışında bir onur tanımadığınızda, Onur sizsiniz. Zihninizi bildiğinizde ve kendinizi tanıdığınızda korkusuzsunuz. Her şeye sahip olduğunuz ve hiçbir şeye sahip olmadığınız Shuniya, sıfır noktasında olun. Ne zaman aynı anda bütünlüğe ve kimliğe sahipseniz, Sat Nam'sınız, gerçek benliğinizdesiniz.  Diğerlerinden onay beklemeyin. Kendinize karşı nazik olun, kendinizin bilincinde olun, kendinize özen gösterin.  Kendinize dikkat edin, o zaman problem yaşamazsınız.  Hayat saf yaratıcı güzelliktir.  Onu boşa harcamayın!  

Yoga, kendinizle aranızdaki sevgi ve şefkattir. Endişelenmenize veya gergin olmanıza gerek yok. Kundalini yogada kendinzin dengeli bir haline kavuşursunuz ve böylece Ida, Pingala ve tüm bedenin merkezi enerji kanalı olan Shushmana mikro-bilinç ve mikro-varoluş ile uyumlanır.

LA0959 MEDİTASYONU - Bağdaş kurarak oturun. Sağ kolu, avuç içi aşağı bakacak şekilde altmış derecelik bir açıyla öne doğru uzatın ve sol kolu avuç içi karşıya bakacak şekilde tavana doğru kaldırın. Gözler kapalı olsun. 11 dakika boyunca ateş nefesi uygulayın. Son 4 dakikayı güçlü bir ateş nefesiyle tamamlayın ve özellikle ve son 1 dakika boyunca her şeyinizi ortaya koyun. Bitirmek için, derin bir nefes alın, tutun ve vücudunuzu sıkın. Mümkün olduğunca omurganızı sıkın. Meditasyon sırasında vücudun farklı bölgeleri etkilenebilir, çünkü her şey dengeye geliyor. Pes etmeyin.  Gücünüzü ve dayanıklılığınızı gösterin.  Yoga budur! Muhteşemlik budur!  Beden hayır diyorsa "Hayır! Sana izin vermeyeceğim bedenim. Şimdi benimle kal!” diyerek enerjinizi yükseltin. Meydan okumayı kabul edin! Bu meditasyon size yeni bir yarının kapılarını açmak üzere merkezi sinir sistemi üzerinde çalışır.  Birçok korkudan kurtulacaksınız. Sabah uyandığınızda şaşıracaksınız, çünkü bir çok korkudan arındığınızı fark edeceksiniz.

*NOT: Biliyorsunuz yoga derslerinde genel yaklaşım olarak daima bedeni dinlemeye yönlendiriyorum, ancak kimi kundalini yoga çalışmalarında bedeni zihni aşmak için bir araç olarak kullanıyoruz ve bedendeki hislere rağmen çalışmayı sınırlarımızın ötesine geçmek için sürdürüyoruz. Bu meditasyon da bu tür bir çalışma...




12 Eylül 2022 Pazartesi

Dr. Elif Altuğ ile 8 haftalık Mindfulness ve Bağımlılık Programları


Elif ile Bağımlılık ve Mindfulness

Bağımlılıklarınızdan özgürleşseniz nasıl hissederdiniz? Belki farkında bile değilisiniz ama ilişkinize, düşüncelerinize, alışverişe, sigaraya, video oyunlarına, cep telefonuna, kahveye ya da işe bağımlısınız ve bunu farklı şekilde ifade ederek kendinizi kandırıyorsunuz; üstüne üstlük “tercihim bu yönde” ya da “seviyorum” diyorsunuz. Pazarlama yöntemlerinin bizi kontrol ettiği bu çağda bağımlılığı olmayan yok gibi. İzlemediyseniz BEN DEVRİ belgeselini izlemenizi tavsiye ederim bu arada...

“Dr. Elif Altuğ ile 8 haftalık Mindfulness ve Bağımlılık Programları” 21 Eylül-9 Kasım tarihleri arasında her Çarşamba akşamı 20.00-21.15 saatleri arasında online olarak gerçekleşecek. Bu programa dahil olan kişiler, öğrendikleri uygulamalarla bağımlılıklarıyla aralarına mesafe koymayı öğrenecek. Nasıl mı? Farkında olup, görüp kabul edip seçim hakkını hatırlayarak... Elif Altuğ programa sigarayı bırakmak için gelenlerin zamanla kontrol gücüne kavuşarak yaşamın içinde bağımlı oldukları diğer döngüleri de dönüştürebildiklerini söylüyor. Çok heyecan verici değil mi? Özellikle ebeveynler ya da eğitmenler için, çocuk ve gençlere destek olmaları açısından değerli...

Dr. Elif Altuğ kim derseniz, Amerikan Hastanesi’nde Göğüs Hastalıkları uzmanı olarak çalışan harika bir insan. Benim için yeri ayrı, çünkü YogaŞala’da Nişantaşı’nda Vinyasa derslerimi vermeye başladığımda sınıfıma gelen ilk kişi ve aramızda kesinlikle özel bir bağ var. 

8 haftalık paylaşım alanında yer almak, öğrenmek, büyümek isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Detaylar için: www.zeynepaksoyreset.com 


Mindfulness İçerik

21 Şubat 2022 Pazartesi

Eric Powell ile Surya Namaskara, Bandha, Nefes, Odak, Meditasyon Atölyesi, 20 Şubat 2022



Pandemiyle birlikte ZOOM'dan aldığımız yoga eğitimleri de hayatımızın bir parçası oldu. Bu defa YogaŞala Nişantaşı'ndaki bir atölyeye Zoom ile evden katıldım. Eric Powell ile çalışmayı ne kadar sevdiğimi söylemiştim. Bu defa onun bandhalarla ilgili verdiği atölyedeydim. Neden mi? Çünkü bugüne dek bazı hocalarım kök kilidi 'mulabandha'yı fazla mistifiye ettikleri (öyle süptil bir histir ki, onu bulduğun anda her şey eforsuzlaşır), bazı hocalarım fazla gözümü korkuttukları (kadınlar mulabandha yerine kasıklarını sıkıyor, yıllarca bu şekilde pratik sonrasında bütün pelvik taban esnekliğini yitiriyor), bazı hocalarım da fazla hafife aldıkları için (anüs ve cinsel organları sık, alt karın içeri) bu bandha yıllardır başımın belası. Tam buldum diyorum, sonra biri çıkıp öyle bir şey söylüyor ki "yok ben bulamadım demek ki" diyorum. Uzun lafın kısası, yıllardır adında bandha olan tüm workshopları geziyorum. Hatta aklımdayken hemen şimdi Pingala Yayınevi'nin "Bandalar Hakkında Küçük Bir Kitap" eserini sipariş vereyim. 

Eric ile katıldığım bu atölyede de kök çakraya dair yeni bir keşifte bulunmadığımı itiraf etmeliyim. Ama mulabandha'nın beni taşıdığı yeni yerler sayesinde yine ilham almış ve bilgi tazelemiş oldu. 

Eric Powell ile Bandha, Breath, Focus, Meditation

Bu atölyede not aldığım detayları madde madde paylaşıyorum, belki işinize yarar, belki bana hatırlatıcı olur diye...
- Mulabandha tariflenirken "anüs" çok söyleniyor, ama ben odağı alt sırt ve alt karın bölgesine getirerek bulmayı tercih ediyorum.
- Bandhalar kalça tilt hareketi sayesinde bel kavisi dengesini bulmayı sağlıyor. Hem bel hem de karın bölgesinde hafif bir aktivasyon söz konusu.
- Pelvik taban enerjisi doğası gereği aşağı yönlü. Mulabandha yani kök kilidi ile onu yukarı taşımak ve tutmak istiyoruz. Daha sonra uddiyana bandha ve boğaz kısmında da jalandhara bandha bu enerjiyi yukarılara taşıyor.
- Bandhalar, postür açısından da çok önemli. Sadece enerji boyutundan bahsediliyor olsa da hiza anlamında büyük desteği var. 
- Enerjiyi yukarı, başın tepe kısmına taşıyarak kozmos ile hiza buluyor, enerjimizi güneşe yükseltiyoruz. Enerjimizi yükseltmekle ilgilenmemizin temel sebebi aydınlanmak. Nirvana, yoga felsefesi diliyle konuşursak SAMADHI gidilen nokta...
- Hatha yoga, tantra geleneğinden geliyor.
- Enerjinin pelvik tabanda yükseldiğini görselleştirmek, bir meditasyon olabilir.
- Jalandhara bandha boyun, üst sırt, omuz bölgesini hizalıyor.
- 3 bandha aktif olduğunda MAHA BANDHA adını alıyor.
- Pozun içindeki fiziksel bileşenlere odaklanmak da bir mindfullness pratiği.
- Çok hızlı hareket ettiğinde, bandhaları bulmak zordur.
- Önce BANDHAyı bul, sonra poza gir.
- Geniş 2.Savaşçı'da bandhayı bulmak zordur. Ayaklar birbirine yakın oldukça, bacak gücünü kullanarak bandhaları bulmak kolaylaşır. Klasik ashtanga yoga serisinde ayaktaki asanalar daha kapalıdır.
- Viniyoga güneşe selam serisi daha terapötik bir yaklaşım sunar.
- Aktif bir yoga pratiğinde (yin değil ise) bandhalar sürekli aktif kullanılmalı.
- Sutralar, zihinsel acıya son verin ve gelecekteki acılardan kaçının diyor (Sutras says end mental suffering and avoid future pain.)
- Yoga için 5 engelden söz ediliyor:  Cehalet, Ego, Korku, Bağımlılık, İsteksizlik (Oysa yeni şeylere açık olmak, sana fayda sağlayandan kaçınmamak gerekiyor.)


🌞 GÜNEŞE SELAMDA DERİN ANLAMLAR
🙏Gayatri Mantra güneşten ilhamı ve sağlığı dileyen bir mantra.
🙏1940'lara kadar tek bir akış vardı, güneşe selam serilerini Krishnamacharya yogaya uyguladı. Klasik akışta 12 hareket var.
🙏Eric, Krishnamacharya'nın öğrencisi Srivatsa Ramaswami ile çalışmış ve onun güneşe selam serilerini uyguluyor.
🙏 Asanalarda uzun tutuyor ve önerisi nefes ver-tut-OM mantrasını söyle şeklinde...
🙏Güneşe selamdaki PLANK pozu, dünya ve cennet arasında köprü niteliği taşıyor.
🙏Güneşe selamdaki KOBRA, dönüşümün temsilcisi.
🙏Güneşe selamdaki Aşağı Bakan Köpek, sadakat ve bağlılığı temsil ediyor.

Yaklaşık 5 saat süren bu uzun atölyede hem yukarıdaki konuları konuştuk hem de yoganın 8 koluna değindik. Yoganın 8 kolunu basamak gibi değil de (adım adım değil farklı zamanlarda gelişebilecek ve birbirini etkileyebilecek kollar) olarak ağacın kolları gibi düşünebiliriz diye konuştuk. Son söz olarak 

Eric diyor ki: Bu, hayat boyu sürecek bir yolculuk. Asla varmıyoruz....

KİTAP ÖNERİLERİ
Yoga Body: The Origins of Modern Posture Practice, Mark Singleton 
Yoga: Immortality and Freedom, Mircea Eliade



 

 


















27 Ocak 2022 Perşembe

Beyin Dalgaları ve Alfa Beyin Dalgasının Önemi

Farkında olsak da olmasak da beynimizde her an elektriksel aktiviteler meydana gelir. Tüm düşüncelerimizin, duygularımızın ve davranışlarımızın temelinde nöronlar arasındaki iletişim vardır. Günün farklı saatlerinde, yaptığımız etkinliğe bağlı olarak, beynin elektrik dalgalarının bir türü baskın haldedir.  

Beyinde nöron adı verilen hücreler birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik kullanır. Bir grup nöron başka bir nöron grubuna elektrik sinyali gönderdiğinde de beyin dalgaları oluşur.

5 temel beyin dalgası türünden söz ediliyor ve beyin dalgaları, saniyedeki döngü sayısı olan frekans veya hertz (Hz) ile ölçülüyor. Beyin dalgalarını en yavaştan en hızlıya doğru şöyle sıralayabiliriz: Delta, teta, alfa, beta, gama.

Delta: Derin ve rüyasız uyku hali. 0,5 - 4 Hz arası

Teta: Hafif uyku ya da derin gevşeme hali. 4 - 8 Hz arası.

Alfa:  Herhangi bir şeye fazla odaklanmadığımız, daha rahat ve sakin ama aynı zamanda uyanık olduğumuz durum. 8 - 12 Hz arası.

Beta: Günlük hayatta aktivitelerimizi sürdürdüğümüz, kararlar aldığımız aktif halimiz. Beta beyin dalgalarıyla tamamen uyanık, tetikte ve odaklanmış haldeyiz. 12 - 35 Hz arası.

Gama: Beyin aktif olarak bilgi işlerken ve öğrenirken en hızlı beyin dalgası olan gama dalgalarını üretiyor. Konsantre olduğumuz, problem çözdüğümüz anlarda bu beyin dalgasındayız. 35 – 50 Hz arası.

Alfa Beyin Dalgaları Nedir ve Neden Önemli?

Beyniniz bu dalgaları siz uyanıkken üretir ama aslında herhangi bir şeye konsantre olmazsınız. Ayrıca bir göreve odaklanmayı veya odaklanmayı bıraktığınızda ve sadece rahatlamaya ve gevşemeye çalıştığınızda beyninizin alfa dalgaları üretimini artırabilirsiniz.

Alfa dalgaları, spektrumun ortasında yer alıyor. Alfa dalga boyutunda stres seviyesi azalıyor ve daha sakin hissediyoruz; ayrıca yaratıcılık seviyesi artıyor. Yoga, meditasyon ve farkındalık çalışmaları alfa dalgaları üretilmesine katkı sağlıyor.

Psychologytoday.com'da konuyla ilgili makaleye erişmek için tıklayın

20 Ocak 2022 Perşembe

Süper Beyin Yogası

Thoppukaranam ya da Süper Beyin Yogası

YouTube’da kısa olmasına rağmen çok etkili bir çalışma için video hazırladım. Thoppukaranam, “eller” anlamına gelen “Thorpe” ve kulaklar anlamına gelen “Karanam” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor.

Sadece birkaç dakikanızı alacak bu uygulama ile güne çok daha topraklanmış hissederek başlayabileceksiniz. Süper Beyin Yogası olarak da Türkçeleştirebileceğim Thoppukaranam, oldukça eski bir öğreti. Ben bu çalışmayı bir dönem severek takip ettiğim bir online yoga dersinde öğrenmiştim ve o günden sonra da sık sık yoga pratiğime ekledim ya da uzun bir pratik yapmaya zamanım olmadığında ve evden erken çıkmam gerektiğinde matımı serip 3-4 dakikada güne hazırlayan bir uygulama olarak alet çantama ekledim. Ayrıca meditasyona oturmadan önce de uygulayabilirsiniz.

Konsantrasyonu iyileştirdiğine ve beynin farklı bölümlerini harekete geçirdiğine ve yüksek bir bilinç düzeyine ulaşmaya yardımcı olduğuna inanılıyor. Üzerine bu kadar cümleler sarf edilen bu uygulamanın basitliği sizi şaşırtmasın!

NASIL UYGULUYORUZ?
En basit haliyle açıklarsam, elleri göğüste çaprazlayıp, iki kulak memesini tutarak oturup kalkıyoruz. Eğer mümkünse yüzünüzü DOĞU’ya çevirin (meditasyon ve yoga için önerilen yön budur.) Dili, dişlerin arkasında damağın ucuna doğru hafifçe bastırabilirsiniz. Şimdi -başparmak kulak lobunun önünde kalacak şekilde- sol elinizle sağ kulak memesini, sağ elinizle de sol kulak memesini tutun. Sağ kulak memesi beynin sol kısmını, sol kulak memesi ise beynin sağ kısmını temsil eder. Her iki kulak memesine de baskı uygulayarak hem hipofiz hem de epifiz bezlerini harekete geçiriyoruz. Elleri bu şekilde tutarken squat yapıyoruz. Yogada normalde nefes alırken yükselir, katlanır ya da inerken nefes veririz. Bu çalışmada tersi uygulanıyor. Yeri iterek yükselirken nefesi boşaltıyoruz, kalçayı düşürüp yere çömelirken nefes alıyoruz. Önemli olan, iki kulak memesini tutmaya devam etmek, omurgayı dik kullanmak ve nefesi doğru kullanmak. Burundan nefes alıp ağızdan nefes verebilirsiniz. Ben ilk öğrendiğim haliyle 18 kez tekrarlamayı öneriyorum. 9 ile başlayıp alıştıkça giderek artırabilirsiniz.


FAYDALARI
Tekrar edilen Süper beyin yogası, daha yüksek bir konsantrasyon düzeyine ulaşmaya ve hipofiz ve epifiz bezlerinizi harekete geçirmeye yardımcı oluyor. Beynin farklı bölümlerini aktive ediyor ve daha yüksek konsantrasyon için beyne uyarıcı bir etki yapıyor, ayrıca odaklanmayı iyileştirmeye yardımcı oluyor.

* Süper Beyin Yogası, alfa zihin dalgalarını koordine eder ve senkronize eder; serebrumu uyarır.

Kaygı ve stresi azaltır 

* Disleksi, huzursuzluk, üzüntüye iyi gelir.

* Düşünme gücünü arttırır ve konsantre olmaya yardımcı olur.

ARAŞTIRMALAR
Beyin yogasının bilişsel ve psikolojik durumlar üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırma için konsantrasyon performansı ölçülen bireylerde Thoppukaranam'dan sonra farkındalık boyutunda önemli bir gelişme olmuş ve seans sonrası kaygıda azalma görülmüş. Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu arada ilginç bir bilgi vereyim... Bu çalışma, geçmişte öğrencilere verilen bir cezaymış.

18 Ocak 2022 Salı

Prana ve Apana Vayu Nedir?


Prana ve Apana kelimelerini duymuş muydunuz? Prana vayu, yukarı ve içe doğru hareket eden Apana vayu ise dışa doğru hareket eden enerjidir ve bu ikisinin dengesi "sattva" olarak bilinen uyum haline gelmek açısından önemlidir. 18 Ocak akşamı YogaŞala’da verdiğim Kundalini Yoga dersinde prana ve apana dengesini çalıştığımız için biraz bu kavramlardan söz etmek istedim. Bu kriyayı Youtube kanalımdan ulaşarak siz de uygulayabilirsiniz.

Prana-Apana dengeleyen Nabhi Kriya için buraya tıkla

Apana vayu, adet kanı, idrar, dışkı ve toksinlerin aşağı yönlü akışından sorumludur. Prana vayu ise fiziksel olarak nefes alma, yeme, içme ve yutma eylemleriyle ilgilidir. Prana vayu nefes alma, apana vayu da nefes verme ile ilişkilidir.

Prana ve apana enerjileri zıt yönleri işaret eder ve eylemlerimizde de bu dengeyi aramak esastır. Çok fazla dışa dönüklük bizi tüketebileceği gibi, çok fazla içe dönük olmak da bizi hayatın dinamiklerinden koparabilir. Instagram’da geçirdiğimiz saatler, sağlıksız beslenmek, ekran karşısında kalmak ya da kafeinli içecekler biz hiç farkına bile varmadan enerjimizi tüketebilir. Doğada olmak, meditasyon yapmak, sevdiklerimizle kaliteli zaman geçirmek ve bağlantı kurmak, yaratıcı olmak gibi bizi içe davet eden ve bedene döndüren enerjiler ise yaşam enerjisi prana ile doldurur. Bu arada PRANA VAYU içe ve yukarı hareket eden enerjinin adı olmakla birlikte “PRANA” yaşam gücünün adıdır. Kafanızı karıştırmak istemem ama kavramları doğru oturtmak adına bu bilgiyi not düşmeyi borç bilirim, çünkü APANA VAYU’da da hareket eden yine yaşam gücü PRANA’dır. Bilmem anlatabildim mi? 


Youtube'da 5 Element Meditasyonu

Merhaba! Youtube kanalımı daha aktif kullanmaya başladım ve her hafta yeni kundalini yoga videoları, hatha yoga videoları ve meditasyon videoları ile Türkçe yoga uygulamaları, ücretsiz online yoga dersleri arayanlara destek olmaya çalışıyorum. Oynatma listeleri bağlantısından tüm videolara ulaşabilirsiniz. Yoga başlangıç dersleri ve sıfırdan yoga öğrenmek isteyenler için de çeşitli içerikler üzerinde çalışıyorum. Bu hafta 5 element meditasyonunu kanala ekledim. Yoganın kardeş bilimi olarak tanımlanan Ayurveda'da, bu beş element prithvi (toprak), jal (su), agni (ateş), vayu (hava) ve akasha (boşluk) olarak geçer. Her biri ve bedendeki etkisi ile ilgili bilgi edinmek isteyenler için de meditasyonun içeriğini burada paylaşıyorum:


TOPRAK (prithvi): Işık kalbinden parlarken, TOPRAK öğesini davet et. ALTIN RENK ve sonbaharın renklerini düşün. Vücudun merkezine, göbek deliğinin 4-5 cm altına odaklan. TOPRAK’ın taşıdığı nitelik STABİLİTEdir. Dikkatini bedeninde tutarken, hayatındaki TOPRAK elementini keşfet. Dağlara, tepelere, ağaçlara, kayalara, binalara, yapılara iç gözünle bak... Vücudunda kaslar, tendonlar, kemikler TOPRAK elementi ile ilişkilidir. İskelet yapının tüm bedenini nasıl desteklediğini hisset. Hayatında seni nelerin desteklediğine dikkat et. Hayatına neyin düzen getirdiğine bak. Günlük rutinler, kurallar... TOPRAK elementi ve İSTİKRAR, ilişkilerinde nasıl karşılık buluyor? Kimlerle sabit ve istikrarlı bir ilişki içindesin?  Ne zaman katı veya kontrol edicisin? TOPRAK elementi yaşamının hangi alanlarında dengeli? 

SU (jal): Işık kalbinden parlarken, SU öğesini davet et. Masmavi bir gökyüzü ve yeni yağmış taze kar... Bir kış gününün BEYAZ rengini veya kristal berraklığını düşün. Göbek deliğinin 2-3 parmak üzerinde vücudun merkezine odaklan. SU’yun taşıdığı nitelik NETLİKTİR. Dikkatini vücudunda tutarken, okyanuslara, göllere, nehirlere ve yağmura bak. Vücudunda su elementi kan, su ve sisteminizde hareket eden diğer sıvılardan oluşur. Akan şeylere dikkat et: Duygular, para, kalabalık saatlerde koşuşturan insanlar, nehirde akan su... Su elementi, ilişkilerinde nasıl ortaya çıkıyor? Ne zaman empati gösterebiliyorsun? Ne zaman korunmasız kalabiliyor ve yakınlığa izin veriyorsun? Kimle özgürce akabiliyorsun?

ATEŞ (agni): Işık kalbinden parlarken, ATEŞ öğesini davet et. Bahar enerjisi, büyüme ve yaratıcılık... Parlak kırmızı. Odağını kalp seviyesinde vücudunun merkezine yönlendir. ATEŞin niteliği BİLMEK. Dikkatini bedeninde tutarken, yaşamındaki sıcaklık, canlılık, tutku ve yoğunluğa odaklan. Vücudunda sindirim ısısı, metabolizma ateş ile ilgili. Hayatında sana neyin enerji verdiğine dikkat et. Hangi alanda tutkulu hissediyorsun? Ateş elementi ilişkilerinde nasıl ortaya çıkıyor? İlişkilerinde tutku var mı? Seni kim tüketiyor? Hayatında neyi keşfetmek veya neyi daha fazla bilmek istersin?

HAVA (vayu): Işık kalbinden parlarken HAVA öğesini davet et. Yaz renkleri ve yeşil bir renk. Vücudunda boğaz seviyesine odaklan. HAVA’nın getirdiğ nitelik AKSİYON ALMAK. Nefes alırken içine giren havayı hisset. Zamanının çoğunu ne için harcıyorsun? Hareket eden her şeyi fark et. Rüzgarı. Hava elementi ilişkilerinde nasıl ortaya çıkıyor? Seninle birlikte büyümeye EVET diyen, seninle birlikte yeni şeyler keşfetmeyi seven kim var? Hava elementi, hayatının hangi alanlarında dengede?

BOŞLUK (akasha): Işık kalbinden parlarken, BOŞLUĞU davet et. ETER... Zirveleri düşle, gökyüzünün masmavi rengindeki açıklığı gör. Dikkatini kaş seviyesinde başının merkezine getir. BOŞLUK’un niteliği birliktir. Dikkatini vücudunda tutarken, boşluklara odaklan. Evrendeki sonsuz alanları düşünün. Vücutta organlardaki boşlukları, kalpte, midede, akciğerlerde ve mesanede boşluk var. Her eklemde biraz boşluk var. Boşluk, ilişkilerde MEVCUDİYET olarak tezahür eder. O AN ORADA OLMAK. Ötekinin senin için gerçekten orada ve mevcut olduğunu, senin için alan yarattığını hissedersin. Hayatında bu hissin ne zaman ve nerede olduğunu fark et, kim sana gerçek benliğinle var olman için alan açıyor? Hayatında ne kadar alan var?

Dikkatini nefesinde tutarak, bu ana geri dön. Bu deneyimi sindirmek için derin bir nefes al ve birkaç nefes meditasyonun üzerinde bıraktığı izlerle kal.

3 Aralık 2021 Cuma

Böbrekler için Egzersiz

KUNDALİNİ YOGA SETİ

7 Kasım Salı akşamı böbrekler üzerinde çalışan bir kundalini yoga seti uygulayacağız. Derin nefeslerle toksinleri dışarı atacağız; yeterince sıvı almıyorsanız bu esnada mide bulantısı olabilir; o yüzden dilerseniz şimdiden bol su içmeye başlayın. "Exercise Set for the Kidneys" adlı seri 7 egzersizden oluşuyor. Birlikte geçireceğimiz 80 dakikanın ardından çok daha dengeli, enerjik, huzurlu hissedeceğinizi umuyorum. 

BÖBREKLERİN GÖREVİ

Peki neden böbrekler üzerinde çalışıyoruz? Çünkü böbrekler, özel kan damarlarıyla, vücuttaki atık ve toksik maddeleri uzaklaştıran bir filtre görevi görüyor; aynı zamanda gerekli vitaminleri, amino asitleri, glikozu, hormonları ve diğer hayati maddeleri kan dolaşımına geri döndürüyor. Olası böbrek fonksiyon bozukluğu ise tüm fiziksel yapıyı etkileyebilir. 

BÖBREK MERİDYENİ VE DENGE

Böbrekler, yaratıcılık ve cinsellik kaynağımızı temsil eden ikinci çakra veya sakral çakra olarak anılan Svadhisthana'ya bağlı. Böbrek meridyeni, boyun omurlarından köprücük kemiğine ve kürek kemiğine uzanan trapez kaslarını da etkiliyor. Bu nedenle böbrek meridyenindeki dengesizlik, tüm yapıyı olumsuz etkileyebiliyor, pelvik rahatsızlıklara yol açabiliyor.  


BÖBREKLERDEKİ SORUNLAR NE ANLAMA GELİYOR?

Böbrekler dengeyi korumaya çalışan bir çift terazi gibi görebiliriz ve böbreklerdeki bir dengesizlik belki de ebeveynlerimizden miras kalan bir adaletsizlik duygusunun yansıması. Sorunlu böbrekler, kişinin kendi ihtiyaçları hakkında karar verememe ya da kötü bir karar verme eğilimini gösterebilir. Hastalıklı bir böbrek, aynı zamanda, ilişkilerde veya yakın zamanlardaki bir durumda algılanan iç kaynak eksikliğini veya güçsüzlüğünü de gösterebilir. Beklentileriniz karşılanmadığı için hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz ve bu da sert yargılarla sonuçlanmış olabilir. Hayatta kalma gibi temel korkular da böbrek meridyeni ile ilişkili olabilir. Ayrıca cinsel güvensizlik de yine bu meridyen ile ilişkilidir.


Öyleyse gelin, geçmiş korkularla yüzleşmek için bir adım atalım. 7 Kasım Salı akşamı YogaŞala Nişantaşı'nda buluşalım. Detaylar için: https://yogasala.com


1 Aralık 2021 Çarşamba

Kundalini Yogada 10 Beden

Bugün size 10 bedenden bahsetmek ve hepsini biraz açmak istiyorum. Yogi Bhajan’ın öğretilerinin temelinde de 10 beden yer alıyor ve kundalini yogada 10 beden üzerinde çalışıyoruz; numerolojinin temelinde de bu var; potansiyelimizi, yeteneklerimizi, zorlukları ve hayatta nerede olduğumuzu görebiliyoruz. Gerçekleri sayılarla dekode ederek, bir anlamda şifresini çözerek, onları farklı bir açıdan görebiliriz.


İnsan 10 bedenden oluşuyor: fiziksel beden, üç zihinsel beden ve altı enerji bedeni. Farklı bedenleri, giysi katmanları gibi görselleştirebilirsiniz, fiziksel beden ise, bir ömür boyu üzerimizden çıkarmayacağımız paltodur. Fiziksel beden ile görebilir, dokunabilir ve hissedebiliriz. Ama gözle görmesek de başka bedenlerimiz de var.

1. BEDEN: RUH : alçakgönüllülük, yaratıcılık
Hayatım yaratıcı bir akış içinde ruhumun amacına hizmet ediyor mu?

Ruh beden, 1. bedendir ve içindeki sonsuzluğa bağlanır. Ruh beden güçlü olduğunda, zihinde değil kalpte yaşayabilirsiniz, yaratıcılık sadelikle akar. Bu beden, her şeye ve evrensel gerçekliğe bağlıdır; herkes için bir tohum gibidir. Kişiliğimizi de o taşır. Eğer çok fazla çalışırsak ruhumuzu unuturuz, gerçek amacımızdan saparız. Kararları kalple almak daha iyidir, yoksa bu çok soğuk bir karar olur. Ruh bedene bağlıysanız, orada korku olmaz.

DENGE İÇİN: Kundalini enerjisini yükselt, kalbi aç.

2.3. ve 4. bedenler, zihnin 3 farklı karakteridir.

2. BEDEN: NEGATİF (KORUYUCU) ZİHİN: Sınırlanma, itaat
Tehlikeleri sezebilir miyim? Neleri göz önünde bulundurmalıyım?

Korumak isteyen, tehlikeye hayır diyen ve duruma ilk tepki veren zihin. İdeal olan doğru tehlikeyi görmesidir ama halihazırda hafızamızdan, geçmişten etkileniyoruz, korkularımız var; o yüzden bu zihin çok da güvenilir sayılmaz. Kimi zaman anne babanın içimizde yankılanan sesi de olabiliyor. Çok sadık bir zihin, ruh için çalışıyor ve ruh yolculuğunda onu korumak da görevi. Ama bazen fazla koruyucu olabiliyor; dengede ise yolunuzda faziletle ilerleyebilirsiniz, zayıfsa korkularınız sizi ele geçirebilir.

DENGE İÇİN: Disiplin esastır.

3. BEDEN: POZİTİF (GENİŞLEYEN) ZİHİN: Eşitlik, Pozitiflik
Hayatın önüme sunduğu tüm olanaklara açık mıyım? Onları hayatıma alabiliyor muyum?

Pozitif zihin, her durumdaki ve varlıktaki pozitif özü görür. Güçlü bir irade verir ve gücünü kolaylıkla kullanmana olanak tanır. Doğal olarak oyuncu ve optimist olmanı sağlar. Doğrudan ve güçlü bir iletişim gücü kazandırır. Zayıf olduğu zaman, negatif zihnin etkisi altında kalarak deprefis hale gelebilirsin ya da kafan karışabilir. Kızgın, öfkeli ve toleranssız olabilirsin. Sorumluluk alamadığın için gücünü kullanmaktan çekinirsin.

DENGE İÇİN: Karın bölgesini güçlendir, özgüvenini artır, olumlamalar kulan.

4. BEDEN: NÖTR (MEDİTATİF) ZİHİN: Hizmet, tutku, entegrasyon
Kendime iç bilgeliğimle algılama ve harekete geçme izni veriyor muyum?

İşte kundalini yoga ile güçlendirmeye çalıştığımız zihin… Pozitif ve negatif zihin sözünü söyledikten sonra hep nötr zihin karar veriyor. Denge ile, bilmekle alakalı. Bu bedeni güçlü kişiler, odaklı insanlar olarak görünür, kafaları karışmaz. Nötr zihni zayıf olanlar kararsızlık yaşar; deneyimlerini entegre edemedikleri için hayatta kurban rolünü oynarlar. Seva, ruhani amaç ve verme kapasitemiz yani hizmet etmek bu bedenle ilişkilidir.

DENGE İÇİN: Meditasyon

5. BEDEN: FİZİKSEL BEDEN: fedakarlık, denge, öğretmen
Gücümü ve becerilerimi herkesin iyiliği için kullanıyor muyum?

Fiziksel beden, değişimin temsilcisidir. Fiziksel beden, doğumdan ölüme değişir ve bir saniye bile aynı kalmaz. Vücut esnekse zihin de esnektir; katı düşünceler varsa vücut da katıdır. Fiziksel beden, diğer 9 bedenin kendi rolünü oynadığı bir tapınak gibidir. Sana fedakarlık, vazgeçme kapasitesi verir. Öğretmeni temsil eder ve soyut olanı farklı yaştaki farklı bilinçteki insanlara geçirmene olanak tanır. Hayatın her alanında denge yeteneği verir. 5. Beden karma yerine dharma’yı seçebilendir. 5. Beden zayıfsa açgözlü, hırslı, rekabetçi olursun ve dengeden saparsın. Kendini kelimelerle ifadede zorlanırsın.

DENGE İÇİN: Düzenli egzersiz yap. Öğret.

6. BEDEN: ARCLINE – YAY  HATTI: adalet, koruma, projeksiyon
Hedeflerimi gerçekleştirebilecek miyim? Bunu dürüstlükle mi yapıyorum?

Arcline, yay hattı, manyetik bedenlerden biridir. Aslında bir kulak memesinden diğer kulak memesine uzanır ama her yerdedir. Bu sizin projeksiyonunuz, parlaklığınızdır. … Azizlerde görselleştirilen hare gibi düşünebiliriz. Hipofiz beziyle ilişkilendirilir. Sinir sistemini regüle eder, odaklanmana ve meditasyon yapmana olanak tanır. Bu beden, bağışıklık sistemine tekabül ediyor, neyin, nasıl iyi olduğuna karar vermek ve sisteme alıp almamak. Zihinsel anlamda adaletle alakalıdır, topluma hizmet etmek, sadece kendim için değil herkes için doğru olanı yapmak… 6. Merkezi sezgilerle kendinizi korumak için kullanabilirsiniz, böylece hayatın stresiyle baş ederken kalbinizi kapatmanız gerekmez. Öfke ve egosunu hiçbir şey ayağa kaldıramaz; işte yay hattının gücü de budur.

DENGE İÇİN: 3. Gözü, hipofiz bezini uyandır.

7. BEDEN: AURA: merhamet, güvenlik, sevgi
Evrensel aşkta güvende hissediyor muyum?

Aura, manyetik alandır, renk değiştiren ve etrafımızdaki alan… Düşünceleri takip eder, kadınlarda daha çok genişleyebilir. Yaşam gücünüz için bir kaptır ve bu yaşam gücünü korur. Kalkan gibi pozitifliği çekebilir ve olumsuzlukları püskürtebilir. Eğer aura zayıfsa paranoyak olabilirsiniz, olumsuzluk psişeye fiziksel bedene nüfuz edebilir. Hastalıklar bedene önce auradan girer. O nedenle aurayı güçlü tutmak esastır. 7 affediciliğin sayısıdır. Geçmişi affedince auradaki yaralar iyileşir.

DENGE İÇİN: Meditasyon yap. Doğal liflerden yapılmış beyaz renkli kıyafetleri tercih et.

8. BEDEN: PRANİK BEDEN: Saflık, enerji, korkusuzluk
Hayatı korkusuzca kucaklayabiliyor muyum? Hedeflerimi gerçekleştirecek yeterli enerjiye sahip miyim?

Pranik beden, nefesiniz aracılığıyla, yaşam gücünü ve enerjisini sisteminize sürekli almaya devam eder. Bu, korkusuz, tamamen canlı ve tüm yaratılışla bir olduğunuzu hissetmenizi sağlar. Pranik beden güçlüyse nefes derindir, rahattır. Tüm hastalıklar pranik bedende dengesizlikle başlar.

DENGE İÇİN: Tüm nefes çalışmaları.

 

9. BEDEN: SÜPTİL BEDEN: Sakinlik, incelik, ustalık
Süptil ve hassas mıyım, yüzeysel olanın ötesine geçebilir miyim?

Süptil bedeniniz, hayatın dolaysız gerçeklerinin ötesinde yatan yüce ve ilahi oyunu görmenize yardımcı olur. Süptil beden ve ruh beden karmaşık şekilde bağlantılıdır. Süptil beden, ruhun amacını hiç unutmayan bedendir. Küçük detaylarla değil evrenin amacıyla meşguldür. Süptil beden, ölüm anında ruhu taşıyan bedendir. 9. Beden güçlüyse çok sağlam bir meditatif alanınız vardır. “Casual body” de denir 9. Bedene… 9. Beden zayıfsa huzursuz olabilirsin, çünkü her şeyin olduğu haliyle mükemmel olduğunu fark edemezsin.

DENGE İÇİN: Her tür meditasyon ve 1000 gün boyunca kriya uygulamak.

10. BEDEN: RADYANT/IŞILTILI BEDEN: kraliyet cesareti, asalet
Hayatım cesaret, asalaet ve yaratıcılık örneği mi?

10. Beden titreşimle ve elektromanyetik alan ile ilgilidir. Size maneviyattan gelen asalet ve parlaklık verir. Hayata “ya hep ya hiç” tutumuyla yaklaşırsınız ve %110’unuzu verirsiniz. 10. beden az gelişmişse, çatışmadan korkabilirsiniz. Diğer insanların dikkatinden çekinebilirsiniz, çünkü içsel asaletinizin tanınmasıyla gelen enerji ve sorumluluklardan korkarsınız. 10. Beden, kendine ve diğerlerine dürüst ol, birlik ol ve öğretini yay der.

DENGE İÇİN: Adanmışlık. Saçları kestirmemek.

 

11. BEDENLENME: Paralel uyum: Sonsuzluk
Gerçek benim kimliğim mi? SAT NAM? Sonsuzluğun benim aracılığımla akmasına izin veriyor muyum?

Yogi Bahajan diyor ki “İçinizdeki tanrı ve içindeki insan paralel uyum içindeyse, o zaman 11. Hale gelmişsinizdir.” Burada dualite yok, ilahi vizyon var. İçsel olarak zenginsin, tatmin dolusun. Her yerde tanrıyı görüyorsun. İradenle 10 bedenin oyununu yönetebiliyorsun.

DENGE İÇİN: Nam Simran veya Siri Guru Granth Sahib

 

Yogi Bhajan “Eğer 10 bedenin sen olduğunu anlarsan, bu 10 bedenin farkında olursan ve onları dengeye getirirsen tüm evren seninle dengede olur” diyor. Tüm kundalini yoga dersleri bu 10 beden üzerinde çalışır. Öyleyse disiplinle çalışmaya devam!

28 Kasım 2021 Pazar

Çatı Dans'ta Sabine Dahrendorf ile Feldenkreis

ÇATI DANS iyi ki var iyi ki iyi ki! Her gittiğimde aynı hisle çıkıyorum. Bu pazar günü de evde kalıp dizi izlemek ve bisikletime atlayıp Karaköy'e gitmek arasında bir seçim yapmam gerekiyordu. Neyse ki doğru yolu seçtim!

Sabine Dahrendorf, klasik ve çağdaş dans eğitimi alan son dönemde ise daha çok Feldenkreis tekniği ve somatik bir çalışma olan Body Mind Centering ile ilgilenen bir sanatçı. Bugün katıldığım "awareness through movement (hareket odaklı farkındalık)"  atölyesinde de bize destek sağlayan iç organlarımızla hareketi ve sesi keşfettik. İskeleti ve kemik yapıyı bir kap gibi algılayarak ve iç organlarımızın kemik dokusuyla arasındaki diyaloga odaklanarak bedenin kendi dansını ortaya çıkarmasına fırsat verdik. Feldenkreis çalışmasına iç organ boyutu kattığımızı söyleyebilirim. Önce fotoğraftaki gibi iç organların yerini teorik olarak çalışarak başladık ve daha sonra her birini tek tek hissederek hareketle ilişkisini farkındalıkla inceledik. Aslında hep sinir sistemi üzerinde çalışıyoruz ve bunun etkisini çalışma bitince çok net olarak hissedebilirsiniz. 2 saatlik çalışma bittiğinde iki ayağım üzerinde dik dururken gerçekten yere bastığımı hissettim, bedenimle farklı bir ilişki deneyimledim ve çok rahatlamış bir şekilde Karaköy’de şehrin kalabalığına karıştım.

Çatı'nın programını instagram'dan takip edebilirsiniz, Sabine'nin sitesini de incelemek isteyenler için paylaşıyorum:

http://www.sabindahrendorf.com

https://www.instagram.com/catidans/

İyi pazarlar!








25 Kasım 2021 Perşembe

Sabah Sadhanası İçin Kriya

30 Kasım Salı akşamı YogaŞala Nişantaşı'nda uygulayacağımız kriyayı birlikte yapmak için sabırsızlanıyorum desem yeridir. Bugün "sabah sadhanası için kriya" serisini yaptım ve nefesimin yumuşadığını ve mattan kalkarken içimde bir genişlik hissi oluştuğunu söyleyebilirim. Tabii ki herkesin deneyimi farklı olacaktır, ama ne olursa olsun pişman olmayacağınızı garanti edebilirim. Lütfen bu zamanı kendinize ayırın. 

Sabah sadhanası için kriya, Yogi Bhajan'ın ilk olarak 1971 yılında öğrettiği bir seri. Güçlü, enerji dolu ve tüm çakralar üzerinde etkili bir çalışma. Belli noktalarda zorlayıcı hareketler var, ama bitirdiğinizde ışıl ışıl parladığınızı hissedeceksiniz ve tüm o anlara değecek. Kök çakradan başlayarak alt çakralarda yoğun bir enerji yaratarak ve o enerjiyi yavaş yavaş üst çakralara taşıyacağız. Omurganın uyanışıyla enerji kanalları genişleyecek ve tümü sinir sistemi üzerinde de etkili olacak. Canlılık ve denge, güç ve esneklik... 

Piliniz bitmiş gibi hissediyorsanız şarj olmanın tam zamanı. Öyleyse kendi gerçeğimizi hatırlayarak başlayın. Öyleyse kalbe doğru derin bir nefes al ve SAT NAM! 19:30'da görüşmek üzere!



13 Kasım 2021 Cumartesi

ŞİFA MEDİTASYONU Ra Ma Da Sa Sa Say So Hung

Bugünü evde hasta geçirirken ve PCR test sonucunu bekleyip acaba COVID miyim diye düşünürken, RAMADASA meditasyonu düştü aklıma. Meditasyonu uygulamadan önce detaylarıyla okuyup hatırlamak istedim, sonra bllgilerimi tazeleyince de sizinle paylaşmaya karar verdim. Bu meditasyon, Kundalini Yoga Eğitmenlik Eğitimi'ne başlamadan önce bana verilen meditasyondu. O nedenle de bende yeri ayrıdır. Büyük bir heyecan ve merakla beklediğim eğitime bu mantra beni hazırlamıştı diyebilirim. Size ve sevdiklerinize şifa olması niyetiyle paylaşıyorum. 

ŞİFA MEDİTASYONU

Ra Ma Da Sa, Sa Say So Hung, kutsal şifa meditasyonunun mantrasıdır. Bu şifa meditasyonunu uzaktan şifa ile sevdiklerimize ve kendimize yönlendirebiliriz. Bu uygulama  zamanın ve mekanın sınırlarının ötesindedir. Mudra ve mantrayı uygun şekilde uygulamak, enerji akışını dengeler ve bu da meditasyonu daha da güçlü hale getirir. Uygulamak için rahat bir oturuşa geçin. (Omurga dik ve tabanlar yerde olacak şekilde sandalyede oturmak her zaman bir seçenek, unutmayın!) ve hafif bir çene kilidi uygulayın. Dirsekler kaburgalara temas etsin, ön kollar ise neredeyse yere dik şekilde konumlansın. Ön kollar bedenin merkezinden 45 derecelik bir açıyla ileri yönelsin. Avuç içleri düz olmalı ama gerginlik taşımamalı. Tüm parmaklarınızı birleştirin. Meditasyon esnasında gözler kapalı olsun. Bu mantra 8 temel sesten oluşur: Ra Ma Da Sa, Sa Say So Hung.


Ra, Güneş'in enerjisidir: güçlü, parlak ve sıcak. Enerji verir ve arındırır.


Ma, ayın enerjisidir: Kabul edici, serin ve besleyici.


Da, Dünyanın enerjisidir: Güvenli.


Sa, Sonsuzluktur. Kozmos tüm boyutlarıyla, açıklığıyla, genişliğiyle ve bütünlüğüyle Sa'dır.


Sa, Sonsuzluğu temsil eder. 


Say, deneyimin toplamıdır ve kişiye özeldir. Bu, kutsal bir "Sen" duygusudur. Sonsuzluğun vücut bulmuş halidir.


So, kimlik duygusunu ve algısını temsil eder. 


Hung Sonsuzdur, titreşen ve gerçektir. İksi bir arada (So ve Hung) şu anlama gelir: "Ben Sen'im."




**********************

İyi hafta sonları!







8 Kasım 2021 Pazartesi

Sonbahar Kampı

5-6-7 Kasım’da Zuhal Özyurt’un sonbahar kampına katıldım. GÜVEN temalı bu kampta hem kundalini yoga ve meditasyon yaptık hem şamanik çalışmalar ve aile dizimi ile hayata başka bir yerden baktık. Hep birlikte Yücesan Çiftliği’nde bir çiftlik evinde kaldık. Yücesan Çiftliği, ceviz ağaçları içinde, köyün hafif dışında olduğu için dağlar ve ağaçlarla çevrelendiğiniz ve Sakarya’nın muhteşem doğasını doya doya yaşayabildiğiniz bir yer. İstanbul’a dönerken çantamızda neşe, güven ve yeni dostluklar vardı; tabii bir de ceviz ve ıhlamur!

Zamanın adeta genişlediği, yoğun bir programın ardından bu haftaya çok iyi hislerle, tazelenmiş bir şekilde başlıyorum. Bu haftaki derste Panchatatva yani toprak, su, ateş, hava ve eter, bir diğer deyişle beş element üzerinde çalışacağız. Bütün evren bu beş elementle var, tabii ki bedenlerimiz de. Bu nedenle 5 element, fiziksel ve zihinsel sağlığın dengesi için esas. Kendinizi hafif ve saf hissettirecek bu kriya, enerjinizi de yükseltecek. Beş elementi dengeleyen bir meditasyon ile çalışmamızı tamamlayacağız. Bu güzel yolculuğa hazır olanları 9 Kasım Salı akşamı, YogaŞala Nişantaşı‘nda, kundalini yoga seansına bekliyorum. Odağımız: Prithvi (Toprak), Jal (Su), Agni (Ateş), Vayu (Hava) ve Akash (Uzay).

 











18 Ekim 2021 Pazartesi

10 Ekim Dünya Zihin Sağlığı Günü


Geçtiğimiz hafta, 10 Ekim Dünya Zihin Sağlığı Günü kapsamında bir söyleşiye katıldım ve birkaç gün gecikmeyle de olsa bu günü kutlamak ve hatırlatmak istedim. Zaten çoğunlukla kutlamalar tüm haftaya yayılıyor. Söyleşide öncelikle bunun bir günün değil, her günün meselesi olduğu konuşuldu. 

1992 yılından beri her 10 Ekim’de kutlanan Dünya Zihin Sağlığı Günü, en azından bu konuyu ön plana taşıyarak tartışılabilir hale getirdiği için önemli. 

Katıldığım söyleşide farklı ülkelerden katılımcılar psikolojik destek için karılaştıkları zorlukları paylaştı. Bu şekilde İngiltere’de bu desteğin devlet tarafından herkese ücretsiz sunulduğunu, Meksika’da ise tıpkı Türkiye’de olduğu gibi ücretsiz aldığınız hizmetin kısıtlı olduğunu öğrendim. Yani hasta olmadan gidemiyorsunuz gibi özetlenebilir. Oysa zihin sağlığı herkesin hakkı. Hem toplumda, hem aile hem de iş ortamında herkesin kendini geliştirebileceği ve güvende hissedebileceği bir ortamda olması esas. 

Zihin sağlığı genellikle yanlış anlaşılıyor. Psikoloğa gitmekten korkan, gidenlere deli gözüyle bakan bir kültürde yaşıyoruz. Zihin hastalığıyla ilişkilendirildiği için insanlar bu konuda konuşmaktan kaçınıyor ve doğal olarak damgalanmaktan korkuyor. Oysa zihinsel sağlık, fiziksel sağlık kadar esas. 

Zihin sağlığı, hayatımızın merkezinde yer alıyor.  Bu konuda konuşmayı normalleştirdikçe inanın hepimiz iyileşeceğiz. Çünkü ruh ve zihin sağlığı hakkında konuşmak, kapsayıcı bir kültüre sahip olmanın bir parçası aynı zamanda.

O zaman... Zihin Sağlığınızın değerini bilin. Şimdi yapabiliyorsanız usulca ekrandan uzaklaşın, koşuşturmacaya ara verin, sevdiğiniz şeyleri yapmak için kendinize daha çok zaman ayırın, sizi canlandıran ve dengeleyen deneyimleri keşfedin. Ve hala vermediyseniz YOGA ve MEDİTASYONA bir şans verin.


17 Ekim 2021 Pazar

YogaŞala'da Eric Powell ile 'Slow Flow Vinyasa'


Eğer YogaŞala öğrencisiyseniz Eric Powell adını programda görmüşsünüzdür. Eğer gördüyseniz ve hiçbir dersine katılmadıysanız bu yazı sizin için. YogaŞala öğrencisi değilseniz aynı zamanda sizin için. Hatta İstanbul’da değilseniz bu yazı aynı zamanda sizin için. 

Eric Powell, YogaŞala İstanbul’un tüm şubelerinde ve ZOOM’da “Yumuşak Akış” olarak Türkçeleştirebileceğim “Slow Flow Vinyasa” dersleri veriyor. Ashtanga, Iyengar, Hatha stillerinin tümünü ayrı ayrı seven biri olarak, ben Eric’in stiline bayılıyorum. Her katıldığım derste -ister Zoom üzerinden kendi evimde ister stüdyoda olsun- dersleri büyük bir şükran duygusu ve kendime verdiğim şu söz ile tamamlıyorum: “Eric’in İstanbul’daki varlığı bir armağan ve kesinlikle hiçbir dersini kaçırmamalıyım.”

Çünkü her dersi kah bandhaları eforsuzca keşfettiğim, kah verdiği ufacık bir detayla tanıdık bir duruşun içinde yeni bir boyut deneyimlediğim ve derinleştiğim, kah bir anda söze dökülmeyen yoga felesefesine vakıf olduğum bir zaman dilimi. 

Eric ders verirken size yoganın felsesefesini anlatmıyor, ama o sakin kelimeleri ve esprileriyle bu bilgeliği tattırıyor. Az sayıda asana uygulatıyor ve hemen hemen her duruşu ve akışı 3 defa tekrarlıyoruz. Acele yok, hareket oburluğu yok. Bu esnada nasıl becerdiğini anlamadığım bir şekilde Eric hem ekrandakilere, hem sınıftakilere tek tek temas ediyor. Ve hep bir şekilde gülümsetiyor ve biliyoruz ki gülmek çok faydalı!

Dediğim gibi, Eric’in seansları bir armağan ve özellikle Pazar 11 derslerinin yeri apayrı. Bunun bir reklam olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, çünkü zaten dersinde yer bulmak zor, hatta bir yandan yazıyor bir yandan bunu kendime niye yapıyorum diye sorguluyorum. Adanmış mysore uygulayıcıları, eski ve yeni YogaŞala öğrencileri, eğitmenler ve hatta ABD’deki zaman dilimi denk geldiğinde Zoom’dan katılan NY’taki öğrencileri… Hepimiz aynı sayfadayız, bekleriz.

Her dersten sonra kendimi hizalanmış, topraklanmış ve yeni bir şey öğrenmiş hissediyorum. Yogaya yeni başlamış ya da çok yol almış olabilirsiniz, yine de Eric’le ders yapmanın size iyi geleceğini düşünüyorum. Bandhaları ve asanaları bu kadar kolay, bu kadar tatlı tatlı anlatan ve tüm bu eforsuzluk içinde tüm kaslarınızı çılgınca çalıştıran uzman sayısı pek azdır. Bence o bir büyücü. 

Savasana’ya vardığınızda ise sizi nefesinizle baş başa bırakıp aradan çekiliyor. Eric New York'ta değil de aramızdayken bu fırsatı kaçırmamalısınız. 


10 Ekim 2021 Pazar

Varoluş Süreci deneyimlerim


Michael Brown’ın “Varoluş Süreci”ni okudunuz mu? Ben hem okudum hem uyguladım ve yorumlarımı da en sona sakladım. Brown “insan, teknolojiyi kendi dışında bir şey olarak düşünüyor, ancak bu kendi kendinize uyguladığınız bir teknoloji” diyor. Bu kitap yazarın kendi kendine bulduğu bir kişisel gelişim metodu ve sizi 10 haftalık bir yolculuğa çıkarıyor. Süreç boyunca günde 2 kez etkili bir nefes çalışması yaptığınız için bir çeşit adanmışlık gerektiriyor diyebilirim. Size duyguların içinde kalmayı öğretiyor en temelde. Huzura ulaşmak için, sağlıklı olmak için sorumluluk almanız gerektiğini söylüyor. Ben bu süreci -tabii ki tek başıma- tamamladım. (Bu vurgumun nedeni şu ki elimde bu kitapla beni gören bir arkadaşım “Aaa ‘Varoluş Süreci’ni tek başına mı yapıyorsun? Çok zor, keşke grup okumasına katılsaydın” dedi ve ben şaştım kaldım, çünkü aslında bu zaten tamamen tek başına iç disiplinle içinden geçilmesi gereken bir süreç. Michael Brown kitapta ve YouTube videolarında bu sürecin tek başına gerçekleştirilmesi gerektiğini önemle vurguluyor. O nedenle bunu grup çalışması olarak öneren paketler gördüğümde yadırgadım. Çünkü Brown’a göre bu tür atölye çalışmaları da kendinden kaçışın, dışa bağımlılığın başka halleri. Hatta tam bu nedenle kitabı yazmış, eğitmenler yetiştirip bir saadet zinciri kurmamış.


Ama süreci uygularsanız kitabın global facebook grubuna katılmanızı öneririm.  Orada sorularınıza cevap bulabileceğiniz bir ortam var. Bazen kitapla baş başa kaldığınızda anlayamadığınız yerler olabiliyor. Örneğin ben son 3 haftadaki ılık küvet seanslarının her gün olduğunu zannetmiştim ve bu denli su israfı dünyanın kaynakları tehdit altındayken çok saçma ve bencilce gelmişti. Meğer haftanın 1 günü yapıyormuşuz ve facebook grubu bunun dünyanın sonunu getirmeyeceğine beni ikna etti.

Doğrusunu söylemem gerekirse 10 haftada daha farklı deneyimler yaşayacağımı düşünmüştüm. İlk haftalarda enerjim çok yükseldi, bazen öforik ruh hallerine girdim. Son haftalara doğru ise dikkat kaybı gibi sorunlar yaşadım. Hatta araba kullanırken kazanın eşiğinden döndüm. Büyük “aha” anları ise olmadı. Yani 10 hafta boyunca büyük bir efor sarf ettim ve bu sürece büyük zaman ayırdım ama onun karşılığını ne derece aldım, emin olamıyorum. Yine de öğrendiklerim oldu. Brown’un önerdiği şekilde 2. ve 3.’ü turu tamamlamayı ise şimdilik düşünmüyorum.

Sizler de bu deneyimi yaşadıysanız yorumlarınızı duymayı çok isterim. 

9 Eylül 2021 Perşembe

Yeni sezonda yepyeni kundalini yoga dersleri

Yeni sezon, yeni dersler
Eylül ayı geldi, yeni sezon başladı. Havalar serinliğini hissettiriyor, okullar açılıyor ve yeniden düzenli bir hayatın sinyalleri yanıp sönüyor.

Bu sezon Kundalini Yoga seansları ile yola devam ediyorum ve haftada 1 gün YogaŞala'da olacağım. Yıllardır 2. evim olan sevgili stüdyomuz, Covid döneminde sağlıklı ve güvenli koşulları yaratmayı sürdürüyor ve ben de tüm seansları maskeyle veriyorum. Her hafta farklı bir kriya, farklı meditasyonlarla çok güzel dersler yapacağımız için çok heyecanlıyım.

O zaman önümüzdeki haftanın kriyasını açıklayalım mı? Manyetik alanı yenilemek ve dönüştürmek için sekiz özel egzersiz yapacağız. Hatta denilen o ki, bu çalışmayı tekrar ederek diğer canlıların aurasını görmeye başlamak mümkünmüş. Tüm seriyi hareketli bir meditasyon gibi düşünebiliriz. Bu set içinde güçlü ve uzun egzersizler yer alıyor. 

Kundalini Yoga'da Sıkça Bahsedilen Manyetik Alan Nedir?
Manyetik alan aynı zamanda auradır. Bu, etrafımızdaki sürekli değişen enerji alanıdır, hem bizim tarafımızdan üretilir hem de bizi çevreler. Kundalini Yoga, daha çok manyetik alanda çalışır. Daha korunaklı hissetmemiz için onu güçlendirmek ve aydınlatmak esastır.

Bu çalışmayı iyi ve doğru iletişim için kısa bir meditasyonla tamamlayacağız. İletişim diyorsak Merkür, Merkür etkisinden bahsediyorsak serçe parmak işin içinde olmalı!

İletişiminiz güçlendiğinde sözleriniz diğerleri için daha fazla anlam ifade eder ve anlaşılmak hepimize iyi gelir. İçimizde hissettiğimiz “ben”i dışarıda sergilediğimiz “ben”e taşıyabildiğimiz oranda gerçeğimizi dünyaya sunabiliyoruz.

Programa göz atmak için: https://yogasala.com/

25 Mayıs 2021 Salı

HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

 

HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Hayır diyememek iş yaşamında aile yaşamına pek çok alanda bizi olumsuz etkiliyor ve stres yaşıyoruz. Yol açtığı sağlık sorunları ise uykusuzluktan yorgunluğa, tükenmişlikten depresyona uzanıyor; yani hayır dememenin psikolojik maliyeti çok yüksek. Her "hayır" diyemediğimizde başkalarının hayallerini ve hayatlarını yaşıyoruz.

HAYIR DEMEYİ ÖĞRENİN, HAYATINIZ İYİLEŞSİN
Diğerleriyle sağlıklı ilişkiler sürdürürken güçlü hissetmek için hayır diyebilmek önemli. Hayır demek, sağlıklı sınırlar belirlemenize yardımcı olur ve başkalarının sizden ne bekleyebilecekleri konusunda netlik kazanmasını sağlar.
 
Hayat boyu EVET demişseniz, 1 günde dünyanız değişmeyecek. Ama pratikle adım adım ilerleyebilirsiniz. Kendinizle iyi ilişkiler kurmanın ve gerçek ilişkilere adım atmanın yolu buradan geçiyor. HAYIR demeyi çocukken öğrenecek kadar şanslı olamadıysanız yalnız değilsiniz ve treni kaçırmadınız. İlk 'HAYIR’ınız ile ilk adımı her an atabilir ve adım adım bu yolda ilerleyebilirsiniz. Dürüst ve net olmak öğrenilebilir.

HAYIR DİYEMEMENİN BAŞLICA NEDENLERİ
Herkes bizi sevsin istiyoruz. Belki koşullu seven, katı ebeveynlerimiz vardı ve reddetmememiz gerektiğini öğrendik. Kendimizi yeterince tanımıyor ve sınırlarımızı koruyamıyoruz. İşyerinde kariyerinde yükselmenin yolu ‘EVET’ten geçiyor sanıyoruz. Onay ihtiyacı içinde EVET’lere sarılıyoruz. Özellikle de bizim kültürümüzde bunu öğrenmediğimiz için bu 5 kelimeyi sarf etmekte ya da ima etmekte çok zorlanıyoruz. Bu yanlışmış gibi geliyor. Oysa değil!

KENDİ SAĞLIĞIMIZ İÇİN HAYIR
Hayır, benim sınırlarımdır; benim kim olduğumu tanımlar, tercihlerimi ve ihtiyaçlarımı ortaya koyar. Onu tanımayan ve yok sayan bir insan -ister ailemden biri ister arkadaşım olsun- gerçekten bana yakın olmalı mı? Belki de sormamız gereken esas soru budur.

HAYIR DEMENİN YOLLARI - ÖRNEK CÜMLELER
Hayır diyememek için çözüm arıyorsanız ve hayır diyebilme becerisini geliştirmek istiyorsanız, bazı örnek cümleler ile işe başlamak iyi bir fikir. Fazla açıklama yapmayın, dürüst ve net olun ve özür dilemeyin!

“Güzel bir fikir ama ben bugün açık havada olmak istiyorum.”

“İhtiyacını anlıyorum ama şu anda benim önceliğim bu dosyayı tamamlamak.”

 “Sorduğun için teşekkürler ama bugün evde kalmaya ihtiyacım var.”

 “Desteğe ihtiyacın olduğunu anlıyorum ama şu anda zamanım yok.”

 “Zor durumda olduğunu anlıyorum ama yardımcı olamayacağım.”

 "Beni düşündüğün için minnettarım, ama korkarım o gün doluyum."

 "Bu ilginç bir fırsat gibi görünüyor, ancak şu anda vaktim yok. Belki [bir zaman çerçevesi verin] içinde tekrar sorabilirsin. "

 "Bu haftam bazı acil projelerle dolu ve yeni talepleri kabul edemeyeceğim."

 “Kulağa hoş geliyor ama şu an iyi bir zaman değil, belki bir dahaki sefere.”

 “Sorduğun için teşekkür ederim ve yapamam.”

 “Haklı olabilirsin ve hayır”

 “Sana önem veriyorum ve hayır”

 “Heyecanını görüyorum ve hayır”

 “Seni memnun etmek istiyorum ve hayır”

"Sana hayır demekten korkuyorum. Lütfen bana destek ol ve şu andaki yanıtım hayır."


ERTELEMEK (NE HAYIR NE DE EVET): “Bunu düşünmek için bana biraz zaman tanır mısın? 2 saat sonra cevap versem olur mu?” (Özellikle kendiniz bahane üretme eğilimi içinde bulursanız, hemen erteleme yoluna gidin. Sonrasında ise “Düşündüm ve gelmemeye karar verdim” diyebilirsiniz.) "Bunu yapmak istiyorum ama Nisan ayına kadar müsait olamayacağım. O zaman bana tekrar sorar mısın? "  "Bunu düşünmeme izin ver, sana geri döneceğim."

HAYIR demeden HAYIR demek: “Sana yardımcı olamam ama şu örnek üzerinden kendin halledebilirsin.”

KİŞİSELLEŞTİRMEDEN: "Sorduğun için teşekkür ederim ama yaz boyunca seyahat etmeyi düşünmüyorum." ‘HAYIR’ımızın kişisel olmadığını söylemenin kolay bir yolu da "azami seviyeye ulaştım" demektir.

ALTERNATİF ÜRETMEK: "Ben yapamam ama bunu yapabilecek birini tanıyorum. Senin için ona sormamı ister misin?” “Seni görmek isterim ama bu tarihlerin hiçbiri benim için uygun değil. Bana farklı bir tarih önerebilir misin?" “Bu istediğin raporu 1 günde yapamam ama 1 hafta içinde teslim edebilirim.” "Şu anda zamanım yok. Size yardım edebilecek birini tavsiye edeyim. "

BAŞKA ÇÖZÜMLER SUNMAK: "Etkinliğinizde konuşamam, ancak bunu blogumda tanıtmanıza yardımcı olacağım."

NEDENİ BAŞKASINA YÜKLEMEK: "Davet için çok teşekkürler, o gün oğlumun maç günü ve ben hiçbir maçını kaçırmıyorum."

SESSİZLİK: “Tüm istekler yanıt gerektirmez. Bir isteği görmezden gelmek kabalıktır, ancak bazen en iyi yol sessiz kalmaktır.


HAYIR DEYİN VE ARKANIZA BAKMAYIN
Bir daveti reddettiğiniz zaman, bir teklifi geri çevirdiğiniz zaman hissettiğiniz pişmanlık veya suçluluk duygusuna değil, hayır demenin size yarattığı alana, fırsatlara ve iyiliğe odaklanın. Belki o partiye gitmeyerek kendinize daha iyi dinlenme fırsatı yarattınız; belki o işe hayır diyerek daha eğlenceli bir etkinlik için zaman kazandınız. Durum ne olursa olsun, “hayır”ınızın olumlu sonucuna odaklanın.

HAYIR VE YOGA
YOGA dünyasında sık sık kabul etmek, akışta olmak gibi kavramlar vurgulanıyor ama bazen bu yaklaşım HAYIR diyemeyen insanlara yeni bir konfor alanı açıyor. O yüzden bu yazıyı yazmak ve HAYIR kapısını aralamak istedim. Çünkü bana göre “önce ben, benim ihtiyaçlarım, benim sorumluluklarım, benim sağlığım” demek bencillik değil, zarar vermeme ilkesi AHİMSA’ya daha yakın.

Bana ilham veren uzman doktor ve aile danışmanı Fatma Özlem Çaylak’a teşekkürler.

 


22 Mayıs 2021 Cumartesi

YogaŞala Kundalini Yoga seansında Power to Heart kriyası ile güçlü ve açık bir kalp

Kundalini Yoga ile Aç Kalbini


Bu cumartesi sabahı erkenden uyandım. 27 Mayıs 2021 Perşembe akşamı YogaŞala online programında Zoom üzerinden uygulayacağımız Kundalini Yoga seansının içeriğini hazırladım. Ders hazırladığımda içimi bir heyecan kaplıyor ve onu öğrencilerimle paylaşacağım anı sabırsızlıkla beklemeye başlıyorum.  Yıllar önceydi -Esra Banguoğlu Öğüt'ün YogaŞala'da ders verdiği dönemden bahsediyoruz- belki 8-10 senesi var; bir hafta sonu arkadaşıma doğum günü hediyesi olarak onun kadınlara özel atölyesini satın almıştım ve o cumartesi gününü birlikte Nişantaşı stüdyosunda geçirmiştik. Bir kadın olarak gücünü kullanmaya odaklanan bu atölyenin kitapçığı hala bende. İşte bu haftanın kriyası da oradan geliyor: Bridge Series - Power to Heart. Köprü serilerinden Kalbe Güç veren bir kriya.


Kundalini dersleri için her perşembe akşamı 19:30'da Zoom'da buluşuyoruz. Katılmak isterseniz YOGAŞALA sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Kapanmalar bitene dek şimdilik durum böyle. Bu hafta menümüzde bol bol ateş nefesi var. Ateş nefesi ile bedeni arındırarak yolculuğumuza başlayacağız. Uzun bir ısınma serisi planlıyorum. Ardından kriyayı uygulayacağız, odağımız ise var olanı teslimiyet içinde açık bir kalple karşılayabilme potansiyelimizi artırmak. Kalbe güç pompalayan bu güçlü seriyi manyetik alanı dengeleyerek tamamlayacağız. 
 

21 Mayıs 2021 Cuma

Minerva Akademi ve Ömer Çeşit, bu akşam da bizi Prof. Dr. Zeynep SAYIN ile bir araya getirerek uçurdu. Bir kez daha insan aklının nerelere uzanabileceğini, bir insanın bilgisi ve tevazusu ile nasıl kendine hayran bırakabileceğini hatırlamış oldum. Konuşmanın konusu “Bilinçdışı imgeler ve Antroposen çağı” idi ve Zeynep Hoca bir sohbet havasında bizi bilincin katmanları arasında gezdirdi; düşünsel bir yolculuğa çıktık onunla. Gelen her soruya verdiği cevaplarda öyle sürprizli bir yerden dolaştırıyordu ki, konuşma boyunca kendimi ormanda kaybolmuş sanıp sonra tam da açmak istediğim kapının önünde buldum. 

Walter Benjamin ve Martin Heidegger’i andık, Jacques Lacan dedik, Edward Said ile oryantalizme uğradık, Roma çağı resimleriyle edilen Tanrı tasavvuruna  dokunduk, Roland Barthes ile dile uzandık ve insanı veriye dönüştüren çağımıza kadar geldik.

Aktarabileceğim kısımlar madde madde şöyle:  

💧 Aynı dili konuşabilmek için imge tanımını yaparak başladık. Lacan, insanların 9 aylık doğduğu için ve 7 ay erken dünyaya geldiğimiz için diğer memeliler gibi 4 ayakta duramadığımızı söylüyor. Yavaş gelişimimiz esnasında kendimizi anne bedeninin bir organı zannediyoruz. Kendi farklılığımızın ayrımında değiliz. İlk karşılaşma aynadaki görüntü ile oluyor. İmgem var, ama aramızda bir yarık var. Yansıma ve yanılsama. Hakikat ve görüntü. Ben ve öteki. Ben en az 2 kişiyim. Ben ve görüntüm. Ben ve aynadaki imgem örtüşen şeyler değil.

💧 Yokluğun, olmayışın, boşluğun konturu. Örneğin terk edildiniz. Olmayışın konturunu çizen bir yerden konuşur imge. Beni ezberle değil, sarsıcı olanla, bilmediğimle durmadan yüzleştirir.

💧 İmge, regülatör görevi görür. Zeynep hoca, sanat ve edebiyat için “imgeler, başka bir şeyi temsil ve ifade eder” diye öğretildi dedi ve ekledi “imge, temsilden değil, interaktif bir ilişkiden geldiğinde regülasyon görevi görüyor.” 

💧 Yetişkin kelebeğin ismi de imago. Kendi evrelerini tamamlamış olan kelebek.

💧 İmge aynı zamanda bir bellek deposudur (fosiller, taşlar da tüm yüzyılların belleğini taşırlar) ve de geleceğe dair bir alarm sinyali taşırlar. 

💧 Waldorf Okulları’nda çalışan bir katılımcı, Waldorf Okulları’nda ayna olmadığını vurguladı ve bu paylaşım, aynanın gösterdikleri üzerine biraz daha konuşma kapısı araladı. Bir diğer katılımcı oyuncu olduğundan ve şiir okurken imge kullandıklarından bahsetti. Zeynep Sayın, gerçek oyuncu, hiçkimse olmayı bildiği için herkesi oynayabilen oyuncudur; kendi imgeleminin nesnelerine takılmadığı noktada gerçek oyuncu olur, dedi.

💧 Ben ve görüntüm arasındaki yarık dışında imge üzerinden çocuk kendini örgütlemeye başlıyor.

💧 Aslında bilinçaltımız bile zaten diğerlerinin imgeleriyle dolu. Zaten hiç durmadan ötekinin dilini konuşuyoruz. Cinsel fantezilerimiz bile bizim değil, onlarındır. 

💧 Dil sadece susturulan değil, konuşmaya zorlayan bir şeydir. Bizi, aslında bizim olmayan bir yasanın, bir sermayenin dilini konuşmaya zorlamaktadır. Roland Barthes, göstergeleri kullanmaya zorladığı için dil baskıcıdır diyor. 

💧 İmge dediğimiz, geleneksel olan imge tanımları da genelde ezberden gelirler. Zihnimizden bilinçaltımızdan hiç durmadan bizi istila ederler. Ben bir ötekidir. Benim içinde ben olmayandan kurtulmak gerekir. Ötekilikten kurtulabildiğimiz, özgürleştiğimiz zaman, dilimizi konuşmaya başlayabiliriz. 

💧 Rüyaların pek çok katmanı var. İlk katmanı çöp. Yediklerimizi sindirircesine gün içinde gördüğümüz tüm ıvır zıvırı atmak zorundayız. Bu, günlük temizlik. Psikoterapi psikanaliz gibi süreçler bastırılmışlık ve fırlatılmışlıklardan kurtulmayı amaçlıyor.

💧 Mevlana, İbnü'l-Arabi gibi bilgeler rüyalarında aldıkları bilgilerden söz ediyor. Ötekilikten kurtuldukları noktada belki gerçekten bir başka ötekinin bilgisiyle tanışabiliyorlar. Bilinçaltı ile bilinçüstü arasında bir ayrım olsa gerek. 

💧 Temsil mekanizması, hiyerarşiye dayalı bir mekanizma. 

💧 İnsanın veriye dönüşmesi ile, motorize gıda ve motorize tarım endüstrileri ile insanların sentetik silahlarla öldürülüyor olması, aynı jestin hakikati. Ben doğaya, taşa, insana nasıl bakıyorsam dünyaya aynı şekilde bakıyorum. Her şeyin fosil yakıta bağlı olduğu bir düzen içinde, insan olarak üstte konumlanarak doğayı nesneleştirmek, aslında dünyayı yok etmek demektir. Toprağa kömür deposu ve petrol muamelesi yaparak insana da insan kaynağı muamalesi yapmak...

NAÇİZANE YORUMUM
O kadar kıymetli bir sohbetti ki, Zeynep Sayın’ın konuşmasının esansını bile buraya aktarmakta zorlandım. Yogaya bağlamam gerekiyor mu tüm bunları, bilmiyorum, belki de gerekmiyor; ama yine de bir iki cümle söyleyesim var. Her ne kadar hepimiz imgemizle çoktan tanışmış ve birlik hissinden uzaklaşmış olsak da, yoga stüdyolarında ayna olmamasını, bakışı içe çevirme hali ile imgelememizden uzaklaşıp “ben”e odaklanmaya bir davet gibi düşünüyorum. Hayat boyu bitmeyen bu arayışta, ötekilikten kurtulma, kendi sesimi bulma ve kendi dilimi konuşma yolculuğumda yoga ve meditasyonun bana ışık tuttuğunu düşünüyorum. Acıya mesafelenen ve insanı veriye dönüştüren bu çağda kendimize bakmaya, kendimizle yüzleşmeye devam edelim; doğaya ve dünyaya hükmetmediğimiz bir dünyanın hayali ve umuduyla...